Yine bir grup hırto, yine grupça saldırdıkları bir genç…
İstanbul’da 8-10 kişilik hırto sürüsünün, tek başına bulunan bir gence tartışma sonra saldırdığı anlar ortaya çıkıyor.
Bakar mısınız nasıl vuruyorlar! Resmen ö*dürmek için saldırmışlar ya! Yayalım ki bu sürünün içindeki her bir hırto bulunsun!
@Eyuqsabribey Yaşlanınca daha bir hoşgörülü olur insan. Bu cesareti nerden alıyor bu şahıs? Bir de benim karşma çıkacaktın sen yaşına bakmadan tükürürdüm yüzüne!
Bakın bu adam devletin valisi!
Oğlu Gülistan Doku’yu öldürüyor!
Kendisi karısıyla birlikte cesedi yok ettiriyor!
Devletin polisine delilleri kararttırıyor!
Evinden adam aldırtıp, işkence yaptırıyor!
Devletin imkanlarını suç işlemek için seferber ediyor!
Peki bu adam gerçekten devletin valisi mi, yoksa 24 yıldır ülkeyi yöneten zihniyetin valisi mi?
📌Burası Fethiye, Kıdrak Plajı.
Plaj son birkaç gündür kapalıymış.
Neden kapalı olduğunu sorguladık, meğer plajı işleten firma el değiştirmiş, ihaleyi yeni alan firma da plajda tadilat yapacakmış, o yüzden plaj kapalıymış.
Saçmalığa Bakın...!!
‼️Böyle bir şey olamaz, yasalara aykırı.
⏩️Kıyı Kanununa göre işletmeler denize 50 mt yakınından kısa mesafeye hiçbir şey yapamazlar, neyin tadilatı bu?
‼️Kıyılar, Plajlar Halkındır, hiç kimse "bu plaj benim giremezsiniz" diyemez, bununla ilgili daha geçen gün yargıtay kararını paylaştım, insanların plaja girmesini engelleyen, kısıtlayanlara 5 yıla kadar hapis cezası var.
📌Adalet nerede? Adaleti işletecek savcılarımız nerede? Kolluk kuvvetleri, mülki amirler nerede?
Siz ne iş yapıyorsunuz? Halktan yana mısınız, yoksa kanunsuzlardan yana mı?
#Fethiye #Muğla #KıyılarHalkındır #PlajlarHalkındır #HerkeseEşitAdalet #pazartesi #çözümüyokmu
Yine bir anne ve kız çocuğu, uyuşturucu ve kumar bağımlısı bir baba tarafından düzenli olarak şiddet görüyor. Evde henüz 3 aylık bir çocuk daha var, bu anne hamileyken de bu şiddete maruz kalıyor. Bu videodaki iğrenç adam, kadının annesine tehditlerle krediler çektiriyor, onları da hayat kadınlarıyla yiyor. Dilara’nın babası vefat ettiği için onu koruyup kollayacak kimsesi de yok… Boşanma davası açacak fakat şu süreçte maddi imkanı yok ve bu iğrenç insanın ailesi tarafından sürekli tehdit altında. Kadın yalnız ve kimsesiz. Dilara’yı yalnız ve kimsesiz bırakmayalım, sesini duyuralım…
Refika Birgül'ün anlatımıyla Atatürk ve portakalların inanılmaz hikayesi:
🔷 Atatürk, yetiştirilmesi için emirler veriyor.
🔷 İtalya'dan fidanlar geliyor.
🔷 Atatürk'ün böyle çok yakışıklı, bir elinde portakal tuttuğu meşhur bir fotoğrafı vardır.
🔷 Geliyor, bir tane portakalı alıyor ve kabuğunu soyuyor.
🔷 Yarısını Salih Bozok'a veriyor, yiyorlar ve tadı çok hoşuna gidiyor.
🔷 Sonra "Ne kadar ekilecek ya bunlar?" diye soruyor.
🔷 Salih Bozok bir yer göstererek, "Şu kadar bir yeri düşündük paşam" diyor.
🔷 Atatürk, "Hayır" diyor, "Buradan gözünüzü alabildiğiniz yere kadar ekeceksiniz."
🔷 Salih Bozok da, "O kadar paramız yok" diye karşılık veriyor.
🔷 Atatürk, "Hayır, bundan sonra para sorun olmayacak." diyor.
🔷 "Gözümüzün alabildiği kadar yere bu portakallar ekilecek, ben parayı halledeceğim." diyor.
🔷 Ve portakallar bolca, bereketli bir şekilde yetişiyor.
🔷 Bolca yetiştikten sonra Ruslar gelip bu portakalları almak istiyor.
🔷 Biz o dönem üretime o kadar alışmamışız ki; bir taraftan çay, bir taraftan muz yetiştirmeye çalışıyoruz.
🔷 "Bu portakalları isteyen var ama ne yapacağız, kaça satalım?" diye herkesi bir panik alıyor.
🔷 Atatürk de diyor ki: "Biz bunları parayla satmayalım."
🔷 "Karşılığında fabrikalar isteyelim, fabrika için makineler isteyelim."
🔷 "Bize aslında o know-how'ı, yani işletilmesini öğretsinler."
🔷 Bunun üzerine bu portakallarla kurulan fabrikaları söyleyeceğim, anlatırken tüylerim diken diken oluyor.
🔷 1. Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası.
🔷 2. Kayseri Sümerbank Tekstil Fabrikası.
🔷 3. İskenderun Demir Çelik Fabrikası.
🔷 4. Şişecam Fabrikası (Paşabahçe).
🔷 Aliağa Rafinerisi, Seydişehir Alüminyum Fabrikası ve Oymapınar Barajı.
Ben Derin Deniz. 2,5 yıldır hamileyken bile eşimden şiddet gördüm. Son olayda bebeğimi kucağımdan zorla aldılar. Eşim beni yatağa fırlatıp defalarca yumrukladı, kaşım patlayınca durdu. Küçük kızımın önünde canıma kastedildi. Ölmek istemiyorum, sesimi duyun! #DerinDenizinSesiyiz
Bu videoda eşi tarafından şiddete uğradığını gördüğünüz kişinin ismi “Derin Deniz”. Kendisi 2,5 yıldır eşi tarafından düzenli olarak dövülüyor. Hamileliği boyunca dahi bu şiddet devam ediyor. Küçücük kız çocuğu, babası annesini döverken kanlı ellerine ve yüzlerine şahit oluyor…Ankara'da yaşayan Derin'in tek isteği sesini duyurabilmek..El birliğiyle, Derin hayattayken hep birlikte sesi olalım, kardeşimizi yalnız bırakmayalım.
Sözün bittiği yerdeyiz.
Trafikte her an böyle bir durumla karşılabiliriz.
Adam öldürmeye kasıttan çok ciddi cezalar verilmedikçe bunlara 180 Bin falan filan fasa fiso...
Başları eğilerek götürülen yüzlercesini gördük, demek başlarını eğmek yeterli değil.
Atatürk'ün kendi el yazısından 10. Yıl Nutku. Gördüğünüz gibi "İstiklâl" kelimesinin üzerini çizip "Kurtuluş Savaşı" olarak değiştirmiştir. Dolayısıyla bu adı veren Atatürk'tür.
Kimden kurtulduğumuza gelince Osmanlı'nın başına bela olan emperyalistlerden ve onların maşalarından kurtulduk.
Mülakat adı altında hakkını yediği 1600 öğretmenin,
Özel okullarda yılda 9 ay çalıştırılıp her yaz tekrar kovulan, asgari ücret ya da az üstüne türlü mobbing altında görev yapan YÜZBİNLERCE öğretmenin halinden haberdar olmak için pullu davetiye bekliyormuş.
“Bakan gibi bakan” demek isterdim ama bu durumda olsa olsa “gibi” olabilir.
Görüntüler Kırklareli'nden
Bir toplumun çöküşü büyük felaketlerle başlamaz. Önce bir çocuk ağacı kırar, kimse ses çıkarmaz. Sonra vicdan kırılır, kurallar kırılır, gelecek kırılır.
Bu çocuk evinde ne görüyor, ne yaşıyor, hangi değerlerle büyüyor?
Aile, eğitim ve toplum birlikte sorumludur. Çünkü doğaya saygı, önce evde başlar.
“Toplantı, son anda iptal edildi.
Bakanlık gerekçe olarak “patronları masaya oturmaya ikna edemiyorum” dedi.
Şimdi öğretmenler diyor ki ey Milli Eğitim Bakanı, sen daha üç tane patronu bir masaya oturtamıyorsun, sen öğretmenini 20 bin TL, 25 bin TL’lik maaşlarla çalışmaktan kurtaramıyorun, ne diye o koltukta oturuyorsun?”
İnsanlara yanmaz kefen, peygamber terliği satan Cübbeli Ahmet önce Yusuf Ziya Gümüşel’in serbest bırakılması için görüştüğün iki mühim kişinin kim olduğunu açıkla. Bu kişilerden biri; 8 Haziran’da görüşüp fotoğraf paylaştığın Cumhurbaşkanı Erdoğan mı? Mahkeme kararlarının mühim kişilerle görüşülüp torpil ile alındığını itiraf edip utanmadan hakimlerden, mahkemelerden bahsediyorsun. Yusuf Ziya Gümüşel sadece adli kontrolle serbest bırakıldı, beraat etmedi. Aksine hem mahkeme hem de istinaf tarafından 19 yıl hapse mahkum edildi. Bahsettiğin mahkemelerin kararıyla Yusuf Ziya Gümüşel’in sapkınlığına hükmedildi. Üstelik 6 yaşında evliliğin olmadığı yönünde bir karar verilmedi. Sadece 14.5 yaşındayken doktora götürüldüğünde istismarın belgelendiği ve bu dosyanın tarikat hilesiyle kapatıldığının tespit edildiği vurgulandı. Aşağıdaki delil olan ve doğruluğu Kadir İstekli tarafından kabul edilen fotoğraflar H.K.G. 8 yaşındayken çekildi. Tarikatınızda normalde kız çocuğu ile sıradan, aileden olmayan bir müridin böyle bir temasının olmayacağını çok iyi biliyorsunuz. Ayrıca Kadir İstekli’nin doğruluğunu kabul ettiği ses kayıtlarını da biliyorsunuz. Bu kayıtlarda Kadir İstekli, Yusuf Ziya Gümüşel’in onayıyla H.K.G.’ye 6 yaşında başlayan cinsel istismarı, tecavüzü çok net şekilde itiraf ediyor. Hatta 6 yaşındaki H.K.G ile evlenmek isteyen diğer müritlerden bahsediyordu. ‘Onlar da Hocaefendi’ye damat olmak istiyordu’ diyordu. Tüm bunları biliyorsunuz ve yakın çevrenize bu olayın doğru olduğunu da söylediniz. Bana attığınız iftiralar umrumda değil ama tarikatınızın bu işkenceyi yaptığı H.K.G.’ye iftira atacak kadar vicdansız ve kötüsünüz. Ama tek başına tarikatın karanlığına direnen H.K.G. gerçek yüzünüzü herkese gösterdi.
6 yaşındaki H.K.G’yi, 29 yaşındaki mürit Kadir İstekli ile evlendirdiler. Tarikat dışına çıkarılmayan çocuk 7 yaşından itibaren cinsel istimara maruz bırakıldı. Çocuğa yıllarca bunun oyun olduğunu söylediler. H.K.G. bunu bütün kız çocuklarının yaşadığını zannediyordu. 14 yaşında annesinin götürdüğü doktor istismarı fark etti, polise haber verdi. Tarikat kemik yaşı testine 22 yaşındaki kadını soktu. Sapıklar kurtarıldı. 17 yaşında götürüldüğü
psikiyatrist ‘Sana 7 yaşından beri tecavüz etmiş’ dedi. H.K.G. Kadir İstekli’yi konuşturup istismarı itiraf ettirdi ve konuşmayı kaydetti. Bu kayıtla savcılığa suç duyurusunda bulundu. İki yıl dava açılmadı. Sapıklar medreselerde çocukların yanındaydı. H.K.G.’yi çok tehdit ettiler, şikayetini geri almaya zorladılar. Ama bir adım geri atmadı. Davasında direndi. Bizim haberimizden sonra kadın örgütlerinin, baroların mücadelesiyle davada baba Yusuf Ziya Gümüşel 19 yıl, Kadir İstekli 30 yıl hapis cezası aldı. Yeni Şafak, Akit, Cübbeli Ahmet bu sapıkları savunup H.K.G.’ye iftiralar attı. Suçlu bulunan Yusuf Ziya Gümüşel serbest bırakıldı.
Şimdi sapıklar ve onları savunanlar kutlama yapıyor. Yazıklar olsun.