@medoliyy “Senin yaklaşımın “kullanmak” değil, “eşlik etmek.”
Bir şeyden bilgi almak yerine, onunla birlikte düşünmeyi seviyorsun.“
He ben fikir alışverişi yapıyorum, ondan böyle yapmış.
Dün gece Paris'de gerçekleşen Olimpiyat açılışı ile, sportif başarıların, barışın ve tüm insanlığın kardeşce yarışacağı bir spor festivalinin yaklaşık 130 yıllık hikayesi, Volltaire'in, Rousseau'nun Fransasında, Gaypornografisine taamüden teslim edildi.
Fransız Devriminin gelir adaletsizliği üzerinden büyüyen ve dönemin sosyal ve siyasal eşitsizlikleri ve özgürlük temelli devrimci, aydınlanmacı arayışlar ile beslenen ilham veren hikayesi, Aristokrasisin kafasını kesmekten ibaret rezil bir vahşet gösterisinden ibaret bir kabusla betimlendi ve Fransız aydınlanması rezil bir eşcinsel pornografinin kara deliğinde yok edildi.
Sadece bununla yetinilmesdi, Katolik ve Hristiyan dünyanın kutsal sembolleriyle alenen alay edildi.
Olimpiyata katılan ülkelerin egemenlik simgeleri olan ulusal bayrakları ise, Macron'un şovenizmini tatmin için son perdede kullanılan beyaz at üzerindeki Jean D'Arc sembolizmi ile alenen aşağılandı.
* * *
Şimdi sosyal medyada bol takipçili ve tanınır bazı isimler Fransız sanatı ve estetiği başlığında bu rezaleti örtbas etme telaşında.
Bu kalemlerin ortak özelliği de, kendilerinden başka herkesin Avrupa tarihi, sanatı, siyasal ve soysal akımlarından bihaber olduklarını sanması.
Bana sorarsanız bu da ayrı bir cehalet..
Neyse.
Başkalarını bilemem.
Ama ben bu telaşlı örtbas kelamlarına itibar etmem.
Eminim ki, sadece aidiyet sorunu yaşayanlar, kendi toplumuna kültürel değerlerine ve dünyaya ezberletilmiş gözlüklerle bakanlar bu ikna mesajlarına aldanır.
* * *
Dün gece aslında tanık olduğumuz Fransa'nın iktidarında bulunan Macron ve onun sahiplerinin temsil ettiği siyasal, iktisadi ve sosyal rejimin, törenin düzenlenme işini ihale ettikleri 42 yaşında Homoseksüel ve siyonist sanat yönetmeni eliyle, tüm insanlığa gönderdikleri "kültürel savaş ilanı"dır.
Devletimizin tüm birimleri bu kültürel savaş ilanının farkında olup, Cumhuriyetin laik kimliğine ve kurucu değerlerine zeval getirmeden, gelecek nesillerimizi korumanının bir yolunu bulmak zorundadır.
Bana göre bu ulusal güvenliğin çok önemli ve kritik bir boyutudur.
ve ihmal edilemez!