Canımızın istediği herkese, canımızın istediği saatte, canımızın istediği şekilde ulaşamayız. Hiçbirimizin böyle bir hakkı yok ama tuhaf bir biçimde bu hakka sahipmiş gibi davranıyoruz.
“Sana mesaj attım dönmedin, aradım ama açmadın, görüldü attın ama yazmadın, o esnada çevrimiçiydin ama mesajımı açmadın” gibi yakınmalarla hepimiz muhatap olmuşuzdur. Fakat hiçbirimiz gelen mesajı ya da aramayı anında açmak, cevap vermek zorunda değiliz. O anlık modumuz, zihin dünyamız, halimiz buna müsait olmayabilir. Canımız o an o telefonu açmak istemeyebilir ve inanın bu nezaketsizlik değildir.
Ulaşmaya çalıştığımız kişi bir proje, ödev, yazı üzerinde çalışıyor olabilir. Ya da hayatının o döneminde insanlardan uzaklaşmak, kimseyle konuşmamak, sadece kendi iç dünyasına odaklanmak istemiş olabilir. Her ne kadar unutsak da insanın yalnız kalmak, tefekkür etmek, tek başına düşünüp dertlenmek gibi ihtiyaçları da vardır.
Fakat modern dünya, insanın kendi başına kalmasını reddediyor ve bizi sürekli online kalan “kullanıcılara” dönüştürüyor. Bu hastalıklı tavır da giderek bir norm haline geliyor. Size ulaşamayan, sizden cevap alamayan herkes, kötü bir davranış yapmışsınız gibi tavır takınıyor, bazen de küsüp aranızdaki iletişimi sonlandırıyor.
Önemli hatırlatma: Bir telefona sahip olmamız, insanlara, bize istedikleri an ulaşıp zihnindekileri boca etme hakkını vermez.
Sadece arkadaşlık ilişkilerinde değil iş ilişkilerinde de bu hususa dikkat edilmeli. Mesai saati bittikten sonra insanların yakalarından düşün. Arama, mesaj, maille insanlara iş buyurmayın. Verdiğiniz üç-beş kuruşla insanların hayatının tamamını satın almış olmuyorsunuz. İnsanların hayatı sizin o çok önemli ve acil zannettiğiniz işlerden katbekat daha değerli ve önemli. Biliyorum ki bunu söyleyene de kapıyı işaret ediyorsunuz ama en azından yaptığınızın yanlış olduğunu birilerinin yeniden hatırlatması önemli.
Ezcümle: Yaşamak, üretmek ve anlamı bulmak için insanın bazen derinleşmesi, uzaklaşması, içine kapanması gerekir. Böyle zamanlarda insanlar telefonunu kapatmak, mesajlara, aramalara, komik videolara dönmemek isteyebilir. Lütfen insanların ulaşılamama hakkına saygı gösterin.
Dünyanın en anlamsız düşüncesini bile cümleye döktüğünde; ne hissettiğini anlayacak, seninle aynı ruh hastalığı seviyesine sahip insanlar hayatı yaşanabilir kılıyor 🫶🏻
Yarın kimseye söz vermeyin. 💙
Beylikdüzü Kış Festivali, 20 Aralık Çarşamba günü başlıyor. 🥳❄️
📆 20-31 Aralık
⏰ 16.00-23.00
📍 Beylikdüzü Yaşam Vadisi 1. Etap
#BeylikdüzündeYılbaşı
Atatürk vefat ettikten sonra dünyanın pek çok yerinden Ankara'ya mektuplar geldiğini biliyor muydunuz? Devlet başkanları veya resmi görevlilerden bahsetmiyorum. Sıradan insanlardan gelen onlarca mektup... Öyle satırlar var ki...
Az sonra okuduklarınıza inanamayacaksın. #10Kasım