Ülkemizdeki en başarılı liselerin çoğunda Yabancı dil olarak Almanca varken, diğer liselerde seçmeli ders olarak okul idareleri tarafından seçilmeyen ders ve dersi olmayan Almanca öğretmenleri durumu izah ve kabul edilemez.Almanca tekrar zorunlu ders
#AlmancaYenidenLisede
Nitelikli bir gelecek, nitelikli öğretmenlerin omuzlarında yükselir. Okullarımızda Almanca dersinin ortak ders pozisyonunun zayıflatılması yerine, daha da güçlendirilerek geleceğe taşınmasını istiyoruz. #AlmancaYenidenLisede@Yusuf__Tekin@meb_ogm
Sayın @Yusuf__Tekin Liselerde Almanca dersinin kademeli olarak kaldırılması, binlerce Almanca öğretmenini norm fazlası olma tehlikesiyle karşı karşıya bıraktı. Emekler, diplomalar, hayaller hiçe sayılmamalı .Almanca yeniden zorunlu ders olmalıdır. #AlmancaYenidenLisede@meb_ttkb
Veteriner Hekim-Sen olarak, kamu veteriner hekimlerinin özlük haklarını, mesleki itibarını ve hizmet şartlarını iyileştirmeyi hedefleyen; Kamu Veteriner Hekimleri Platformu tarafından titizlikle hazırlanan ve 8. Dönem Toplu Sözleşme süreci öncesinde kamuoyuna sunulan haklı talepleri kararlılıkla destekliyoruz. Bu taleplerin hayata geçirilmesi için üzerimize düşen her türlü sorumluluğu yerine getirmeye hazırız.
📌 Fiili hizmet zammından sağlıkta şiddet yasasına, ek göstergelerden uzmanlık sınavına kadar tüm talepler; sahadaki ortak deneyimlerin, uzun soluklu emeklerin ve kolektif bir bakış açısının ürünüdür. Bu talepler halk sağlığı, hayvan sağlığı ve meslek onuru içindir.
Tüm kamuoyunu ve yetkilileri bu çağrılara kulak vermeye davet ediyoruz!
#VeterinerHekimSendeyiz
Sayın Bakan’ın açıklamasını dikte ediyoruz.
“2026’da kuduz aşısını antijeniyle beraber üretebilir hale geleceğiz.”
Ancak hatırlatmak isteriz ki:
Kuduz Aşısı “Üretilecek” değil, zaten ÜRETİLDİ. Hem de 1887’de.
Tarihe baktığımızda çok daha önce atılmış adımların bugünün planlamasında hiç yer bulamaması, ciddi bir kurumsal hafıza kaybını da gözler önüne seriyor.
Temmuz 1885’te, Fransa’da Jupille adlı küçük bir çocuk, kuduz bir köpek tarafından ısırılır. Louis Pasteur, laboratuvarında geliştirdiği deneysel anti-kuduz serumunu bu çocuğa uygular. Tedavi başarılı olur. Ancak tıp çevreleri ve Fransız hükümeti Pasteur’e destek vermez.
Bu durumu öğrenen Osmanlı Padişahı II. Abdülhamit, Pasteur'u çalışmalarını geliştirmek için İstanbul'a davet eder. Pasteur, yaşı dolayısıyla daveti kabul edemez; ancak II. Abdülhamit’in, “Sana üç adamımı göndersem eğitir misin?” teklifini “Büyük bir şerefle!” diye kabul eder.
📌 1886 yılında, Osmanlı tarafından Zoeros Paşa, Veteriner Hekim Hüseyin Hüsnü Bey ve Hüseyin Remzi Bey, kuduz aşısını öğrenmek üzere Paris’e, Pasteur’ün yanına gönderilir.
Padişah bu üç kişiye ayrıca bir görev daha verir: “Devletin en yüksek liyakat nişanı olan Mecidiye Nişanını Pasteur’e bizzat takdim edeceksiniz.”
Bununla da kalmaz, Pasteur’ün Fransa’da bir “Aşı Hayırhanesi” kurabilmesi için 800 Osmanlı lirası bağışta bulunur. Bu, o dönemde İstanbul’un en gözde semti Bebek’te yaklaşık 160 orta halli ev satın alınabilecek büyüklükte bir meblağdır.
7 aylık eğitimin ardından, 1887 yılında İstanbul’da Zoeros Paşa’nın kliniğinde Darül-Kelb Ameliyathanesi (Kuduz Tedavi Müessesesi) kurulur. Burası, dünyada Pasteur Enstitüsü ve Roma’daki merkezden sonra üçüncü, Doğu’nun ise ilk kuduz enstitüsüdür.
Ve önemle vurgulamak gerekir:
Kuduz aşısı, dünyada bulunuşundan sadece iki yıl sonra, 1887’de Türkiye’de bu kurumda üretilmiş ve uygulanmaya başlanmıştır.
Aşıların Geliştirilmesi ve Üretilmesi
Veteriner Hekimler, yalnızca kuduz değil, birçok salgın hastalıkla mücadelede aktif rol oynamış ,aşıların geliştirilmesinde ve üretiminde öncü olmuştur.
1892 yılında İstanbul’da, doğrudan aşı üretimi için Bakteriyolojihane-i Şahane kurulmuştur.
1893 yazında İstanbul’da kolera salgını baş göstermiş, Fransa’dan Dr. André Chantemesse İstanbul’a davet edilmiştir.
1894’te, Mekteb-i Tıbbıye-i Şahane bahçesinde Bakteriyolojihane-i Osmani kurulmuş ve müdürlüğüne Dr. Maurice Nicolle atanmıştır.
Bu kurumda;
• 1896’da difteri,
• 1897’de sığır vebası,
• 1903’te kızıl serumları,
Veteriner Hekim Mustafa Adil Bey tarafından üretilmiştir.
• 1910–1913 yıllarında ise, ilk PPD tüberkülin üretimi yine Veteriner hekimlerin öncülüğünde başlamıştır.
📌 Bu çalışmalar Osmanlı’da bakteriyoloji ve modern mikrobiyolojinin temellerini atmış, halk sağlığında ve hayvan sağlığında bir dönüm noktası olmuştur.
Bugün ise…
• Veteriner hekimliğin sağlık hizmetlerinin ayrılmaz parçası olduğu unutulmakta,
• Aşı geliştirilmesi ve üretimindeki bu köklü geçmiş görmezden gelinmekte,
• Veteriner hekimler, halk sağlığına katkılarına rağmen özlük hakları ve görev tanımları açısından geri plana itilmektedir.
Oysaki;
Veteriner hekimliği, hayvan sağlığı, insan sağlığı ve çevre sağlığını bir bütün olarak ele alan “Tek Sağlık” yaklaşımının temel taşlarından biridir.
Ve kuduz gibi zoonotik hastalıklarla mücadelede, sadece bugünün değil, 183 yıldan beri her alanda değerini ortaya koyan bir bilim alanıdır.
📣 Geçmişini unutanlar, geleceği inşa edemez.
#VeterinerHekimSendeyiz
https://t.co/Oxuo99hyZ0
@saglikbakanligi@drmemisoglu
❄️ Karlı yollar, dağlar, taşlar engel değildir işini severek yapana.
💪 Zorluklara göğüs geren, şartlar ne olursa olsun hizmet etmek için gece gündüz demeden çalışan tüm personellerimize gönülden teşekkür ederim. 👏
Destekleme almanın basit bir kuralı var;
Çiftçi Kayıt Sistemine (ÇKS) kayıtlı olmak!
2025 yılı üretim sezonu için son başvuru 31 Aralık Salı günü sona eriyor….
Duymadım, haberim olmadı diye süre uzatımı isteyecekler için son 1️⃣5️⃣ Gün…
Hayvancılıkta önemli bir projemizi daha hayata geçiriyoruz.
Hayvancılık Yol Haritamız kapsamında "Anaç Hayvan Sayımızın Artırma" hedefiyle ülkemizdeki kaliteli, sağlıklı ve verimli üretimi çok daha iyi noktalara taşıyacağız.
Iğdır ve Şanlıurfa Ceylanpınar’daki TİGEM çiftliklerimizde Damızlık Merkezleri oluşturacağız.
TİGEM bünyesinde doğan buzağıları aile işletmelerimize uygun maliyetlerle verecek, et üretimimizi yerli imkanlarla artıracağız.
3 ana hedefimiz var;
▫️Aile işletmelerimizi güçlendirmek
▫️Tüketicimizin uygun maliyetle kırmızı ete ulaşmasını sağlamak
▫️Kırmızı et ithalatını bitirmek.
Biz üreticimize inanıyoruz, @tigemgovtr ve @etvesutkurumu'ndaki her bir personelimize güveniyoruz.
Hayvancılıkta Üretimi Geliştirme Projemiz, çiftçilerimize ve ülkemize hayırlı olsun.
DEĞERLİ ÜRETİCİLERİMİZ…
Buğday, arpa, mısır, ayçiçeği, pamuk... Yeni destekleme modelinde hangi ürüne ne kadar destek verilecek..
ÜRETİCİLERİMİZ…
Tabloya göre hesabını yapabilir...