Bir anne, çocuğunun öğretmeninin yeterince ilgili olmamasına isyan etti:
• Şimdi size bir şey soracağım. Kızım devletin anaokuluna gidiyor, yani seneye 1. sınıf olacak.
• Neyse bugün 5. gün artık. Çarşamba gününden itibaren ağlıyor. Çarşamba gününden itibaren öğretmen beni her gün arıyor ağlıyor diye ve ben de gidip alıyorum.
• Bugün "Hocam beni aramayın. Hani öyle alışmasın, ağlarsa ağlasın beni aramayın, bir kenarda ağlasın" dedim.
• Eve geldim, öğretmen bir saat sonra yine aradı. "Aslıhan Hanım, şimdi ağlayan bir çocuk daha olduğu için onun annesini arayınca sizi de aramak zorunda kaldım" diyor.
• "Hocam ben almaya gelmeyeceğim" dedim. "Ben o zaman size Azra'yı bir vereyim" dedi. Azra telefonda yıkıyor ortalığı: "Ne zaman geleceksin anne?" diye.
• Yani beni aramayın dememe rağmen aradığı için sinirlendim ben. Gittim okula, müdür yardımcısının yanına çıktım.
• Ya tamam, benim öğretmenle bir sıkıntım yok zaten ama konu şu ki öğretmen ağlayan çocukla uğraşmak istemiyor.
• Yani her çocuk ağladığında aramak ne demek? İki tane çocuk var sınıfında ağlayan, biri benim kızım. Ben "Hocam gelmeyeceğim" dememe rağmen hâlâ arıyor.
• Gerçekten psikolojim de ayrı bir yoruldu.
• Bakın, üçüncü çocuğum. İkisinde de aynı şeyi yaşadım. İkisinde de aynı şekilde ağladılar ama her öğretmen inanın o çocukları öyle sürükleyerek neredeyse aldı.
• Ondan sonra ben "Ağlıyor mu?" diye hatta pimpiriklenip sorduğumda "Aslıhan Hanım hiçbir şey yok şu anda. Her şey içeri girene kadar, siz merak etmeyin" dediler.
• Bunda da tam tersi. Ya bir de ben almaya gittim, müdür yardımcısıyla görüştükten sonra sınıfa indim Azra'yı almaya, Azra orada oyun oynuyordu, ağlamıyordu bile!
• Hani bana mesaj çekebilir ki "Aslıhan Hanım durdu, gelmeyin" onu bile yapmadı bana ya!
• Ben gittim, oyun oynayan çocuğu aldım geldim.