üniversitenin ilk günüydü. herkes yeni arkadaşlar edinmiş, kahkahalar atıyordu. ben ise amfinin en arka sırasında tek başıma oturuyordum. lisedeki gibi birilerinin yanıma gelip "birlikte oturalım mı?" diyeceğini sanmıştım. kimse gelmedi. ders bitince herkes gruplar halinde kantine indi. ben kalabalığın içinde yürürken aslında ne kadar yalnız olduğumu ilk kez o gün hissettim. o gün eve dönerken üniversitenin bana hayalini kurduğum başlangıcı değil, hayatın her zaman beklediğim gibi ilerlemeyeceğini öğreten ilk dersini verdi. en büyük şok ise yeni bir okula başlamak değil, yüzlerce insanın arasında kendini görünmez hissetmekti.