Amerikalılar bu 4 Temmuz tiyatral komedi videosunu her yıl paylaşıyorlar. Gerçekten de komik ama hiç bir Amerikalı ölçü birimlerinin neden öyle kararlaştırıldığını hala bilmiyor. Ben Amerikadaki her şeyin orantısızlığını buna bağlıyorum. Tesadüf değil.
Türkiye sinema tarihine yalnızca Şaban karakteriyle değil, güçlü oyunculuğuyla da damga vuran Kemal Sunal’ın sinemayla ilk tanışmasının ve şöhrete uzanan yolculuğunun kısa özeti.
Yönetmen Cengiz Özkarabekir imzalı “Hayatım Roman” adlı belgesel seridinden kısa bir kesit.
“Şaşkınlığımı bağışlayın. İnanılır gibi değil. Yedi diyarın bir Dilâ Hanım’ı şuracığımda, karşımda. Elimi uzatsam dokunuyorum. Hayal değil, rüya değil.”
Dila Hanım Orhan Aksoy (1977)
Müthiş görüntüler.
Yugoslavya’nın TVNS kanalının 1989’da İstanbul’a gelip Galatasaray-Kahramanmaraş maçını, Simoviç’in attığı golü ve Simoviç ile Prekazi ile kısa röportaj yaptığı görüntüler.
Video Kaynak: @ridejak
İran Milli Takımı, Belçika ile 0-0 berabere kaldıkları maçın ardından soyunma odasına not bıraktı.
“Binlerce yıl önceki kadim Pers’ten bugünün medeni İran’ına kadar, İran’ın ruhu canlı ve dimdik ayakta kalmaya devam ediyor.
Los Angeles’a gururla geldik, onurumuzla mücadele ettik ve saygınlığımızı koruyarak ayrılıyoruz. Misafirperverliğiniz için teşekkürler Los Angeles.
Ve bu 180 dakika boyunca kalbini, sesini ve ruhunu İran için ortaya koyan her İranlıya teşekkür ederiz.
Barışın, saygının ve dostluğun tüm uluslar arasında hüküm sürmesini diliyoruz.”
✅ Arda Güler " Türk halkına söz veriyorum burada yaşadıklarımızı unutturmak için kariyerim boyunca tüm gücümle mücadele edeceğim." Ders almış, mahçup olmuş bir adamın iradesi ve adanmışlığına bakar. Şimdiye kadar yaşanan çöküşe karşın yapılan en heyecanlı, umut veren açıklama ve meydan okuma olarak kayıtlara geçti.
✅ Mircea Lucescu, 1970 Dünya Kupası'nda Romanya'nın kaptanıydı ve üç grup maçının tamamında oynadı. Sovyet spor sisteminin kuralları gereği Meksika'ya 3 hafta önce, eski Aeroflot uçağıyla 3 aktarmayla 48 saatte gittiler. Forma, ayakkabı gibi malzemeleri eski model ve sınırlıydı. Seyircileri yoktu. Medya yüzlerine bakmadı. Üstelik ülkeleri sel felaketi yaşıyordu ve ailelerinden sağlıklı haber alamıyorlardı. Düştükleri ölüm grubunda son Dünya Şampiyonu İngiltere'ye 1-0 yenildiler. Dönemin g��çlü futbol ülkesi Çekoslavakya' yı 2-1 yendiler. Pele, Jairzinho, Carlos Alberto'lu Brezilya'ya 3-2 yenilip elendiler.
✅ Turnuva boyunca kamptan çıkmalarına yüksek güvenlik tedbirleri altında 1 kez izin verildi! Baskı altında, uzun süre aynı yerde kalarak sıkılsalar da iklim ve yükseltiye alışmıştılar. Angelo Niculescu'nun hızlı pas oyununa dayalı sistemi, göze hoş gelen akıcı oyunları ve Lucescu'nun liderliği sayesinde tüm dünyanın saygısını kazandılar. Uluslararası medya başlangıçta göstermediği ilginin tersine göklere çıkardı onları. Lucescu bir röportajında gelecekte yapacağı önemli işlerin ilhamını Meksika 70'de aldığını söylemişti. ✅ Romanya belki Dünya Şampiyonu olamadı ama ülke futbolunu geliştirmede, büyük oyuncular yetiştirmede bilhassa futbolu bıraktıktan sonra İtalya'da öğrendikleri ve İtalyanlara öğrettikleri sayesinde tarihe geçti. Brezilya'nın oyun sistemi ve neşeli takımından çok etkilenmişti. Maç sonu Pele formasını ona verdi. Romanya ders çıkarmıştı. Yıllar sonra Brezilya'ya getirdiği genç çocuklarla Ukrayna'da S. Donetsk efsanesi oldu. Bizim ülkede yaptıkları malumunuz. Hikayesi çok ilham verici ve güçlüdür.
✅ Sports Company dergimizin son sayısında bu konuyu işleyip ona selam durmuştuk.
Arda Güler'in yürekten isyanı bana Lucescu'nun o seneden sonra yükselen hikayesini hatırlattı.
İlgili sayfaları meraklısı için ekledim.
Başarı tesadüfen gelmiyor.
@sportscompanytr
Bu Dünya Kupası’nda yaşadığımız hayal kırıklığının benzerini 24 yıl önce 2002 Dünya Basketbol Şampiyonası'nda da yaşamıştık.
Benzer şekilde altın bir jenerasyonla yola çıkmıştık. Bir yıl önce, 2001’de Avrupa ikincisi olarak “12 Dev Adam” efsanesini yaratan ekip bu kez de tıpkı bu yıl yaşadığımıza benzer şekilde, oyuncuların saçlarını sarıya boyatması, beklentilerin aşırı yükselmesi, oyuncuların çevresindeki insanların onları takım arkadaşlarına karşı dolduruşa getirmesi gibi birçok etkenin de etkisiyle turnuvaya erken veda etmişti.
O takımın kaptanlarından İbrahim Kutluay yıllar sonra o dönemde yaşananları anlatmıştı. Dinleyince sanki 2002’deki basketbol milli takımını değil de bugünkü futbol milli takımını anlatıyormuş gibi geliyor.
📌@SocratesDergi
Hakan Çalhanoğlu ve Merih Demiral, Milli Takım kampını kendi "transfer" çiftliklerine çevirdikleri için gündemde. Buraya bir de Kerem Aktürkoğlu'nu ekleyin.
O da her fırsatta ilk 11 olacağını biliyor. Tıpkı aynı menajerlik şirketinde yer alan futbolcuların kadroda ne olursa olsun olacaklarını bildiği gibi.
Hakan Çalhanoğlu takım kaptanı ama bir başkan adayının seçim malzemesi. Merih Demiral da aynı şekilde. Milli Takım kampında kilitli kapılar ardında neler görüşüldü kim bilir.
Futbolcuya dayalı düzenin temel 2 taşı. Bizim burayı yıkmamız lazım. Montella'nın sonunu bu isimler getirdi. Futbolcuya bu denli ipleri teslim edersen, sonun bellidir.
Montella'ya veda ederken, bu isimlerle de vedalaşmalı. Hakan Çalhanoğlu'nun takıma vereceği bir şey kalmadı. Merih Demiral olmasa da olur. O menajerin de dalı budağı koparılmalı ki hak edenler burada yer alsın.
Futbolcularımızın her demeçlerinde "üzerlerindeki baskı"dan bahsetmesi aklıma Shaquille O'Neal'ın meşhur baskı hikayesini getirdi. Bilmeyenler vardır belki, özet geçeyim:
Shaq, Lakers'taki kariyerinin ilk yıllarında, henüz Lakers'la three-peat kazanmadığı günlerden birinde babası Philip Harrison'a "Baba, üzerimde inanılmaz bir baskı var, artık kaldıramıyorum" diye dert yanar.
ABD ordusunda uzun yıllar eğitim çavuşluğu yapan ve sert, disiplinli yapısıyla bilinen Harrison hiçbir şey söylemez, Shaq’ı arabaya bindirir ve gecenin bir yarısı bir köprü altına götürür. Karanlıkta beklerler.
Bir süre sonra köprü altında çatılmış olan yıpranmış çadırdan bir adam çıkar. Arkasını dönüp çadırdaki eşini ve çocuklarını öper. Elindeki yemek poşetiyle sabahın köründe işe gitmek için yola koyulur.
"Sarge" hiddetle o an direksiyona vurur ve Shaq’a dönüp "Baskı ne demek biliyor musun? Baskı, yarın çocuklarına ne yedireceğini bilememektir. Baskı, aileni köprü altında yaşatıp sabahın 5'inde o soğukta işe yürümektir! Sen milyonlar kazanıyorsun, lüks içinde yaşıyorsun ve tek yapman gereken s....n topunu çemberden geçirmek! O yüzde bir daha sakın bana kalkıp "oyundan dolayı 'baskı altındayım' diye ağlama!" diye bağırır. Shaq tek kelime daha etmez ve yola devam ederler. O'Neal bugün bile bu hikayeyi "o gün aldığım ders bana kariyerimin devamında hep yol gösterici oldu" diye anlatır.