ÇETİNER
Haber kısa:
"Karaman'da 45 çocuğa istismar olayında hakkında soruşturma açılan Asım Sultanoğlu’nun Şanlıurfa’ya il milli eğitim müdürü olarak atanmasına tepki gösteren Emine Gizem Çetiner, yaklaşık üç yıldır Şanlıurfa İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde sürdürdüğü eylemini Sultanoğlu’nun görevden alınmasıyla sonlandırdı."
Zamanımızda kahraman mı arıyorsunuz...
İşte kahraman: Emine Gizem Çetiner...
Melih Aşık
19 yaşındaki yıldız oyuncu Lamine Yamal, 13 Temmuz 2007’de Barselona yakınlarında doğdu.
Doğduğunda annesi Sheila Ebana 16 babası Mounir Nasraoui ise 15 yaşındaydı
Anne ve baba Lamine 3 yaşındayken ayrıldı.
Babası Mounir Nasraoui (Fas kökenli, inşaat boyacısı) (1992 doğumlu, 2026’da 34 yaşında).
📌Onu asıl büyüten kişi ise babaannesi Fátima oldu.
Fátima, 1990’da Fas’tan tek başına botla İspanya’ya göç etmiş, zor şartlarda 3 vardiya çalışarak bakıcılık yaparak ailesini geçindirmiş efsane bir kadın.
Lamine bugün hâlâ onun fedakârlıklarını gururla anlatıyor.
Küçük yaşta La Masia’ya giren Yamal, 15’inde Barcelona A Takımı’nda debüt yaptı.
Euro 2024’te rekorlar kırdı ve dünyanın en iyi genç oyuncularından biri haline geldi.
Kramponlarında Fas ve Ekvator Ginesi bayrakları taşıyor → Kökenlerine çok önem veriyor.
Gol kutlamalarında “304” işareti yapıyor (Büyüdüğü mahalle Mataró’nun eski alan kodu).
İsim kökeni: “Lamine” ve “Yamal” isimleri, ebeveynlerinin ergenlik döneminde maddi olarak yardım eden iki komşu/arkadaşın onuruna verildi.
Timur Soykan: "Ekrem İmamoğlu'na gerçekten de büyük bir hak gaspı. Ya gerçekten akıl alacak bir şey değil. Bütün Türkiye olarak da oturmuş izliyoruz yani. Ya bu bir işkence aynı zamanda. Bu bir eziyet yani. Duruşma eziyeti bu. Yargı eziyeti yani.
Hakimin sorumluluğu bu: savunma yapan kişinin de hakkını savunmak zorunda. Bunu yapmıyorsunuz, duruşmadan çıkartıyorsunuz. Ve bir anlamıyla da Ekrem İmamoğlu'nu orada hücresine geri gönderiyorsunuz."
Barış Terkoğlu "TSK’dan ihraç edilen teğmenlerden İzzet Talip Akarsu: 'Ben artık bir yüksek lisans öğrencisiyim. Teğmen olmasam da bu akademik toplantıyı izlemek istiyorum' deyip NATO Genel Merkezi'ne akreditasyon başvurusu yapıyor.
Ankara'da NATO toplantısına katılıyor. Çok enteresan bir şey oluyor. Toplantı sırasında Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye ilişkin. üyelik delegasyonunda bulunan isim ve Türkiye'nin Avrupa Birliği üyesi olup olamayacağı, Türkiye'nin Avrupa yoluna gidip gidilemeyeceği sorusu soruluyor.
AB delegasyonundaki üye diyor ki: 'Hayır. Türkiye, insan hakları ihlalleri, demokratik kriterler nedeniyle Avrupa Birliği'nden tamamen ayrı bir çizgide.'
Ve orada salonda kim el kaldırıyor? İzzet Talip Akarsu: 'Sayın diplomat, madem diplomasinizi insan haklarına, demokrasiye dayandırıyorsunuz; İsrail Gazze'de bu katliamları yaparken, İsrail ile kurduğunuz ilişkide aynı kriterleri uyguluyor musunuz?'
Siz bir teğmenin üzerinden üniformasını sökersiniz. Ama o gider, üzerinde takım elbise olduğu halde, kimseyi karalamadan, yalan da söylemeden, sorulması gereken bir soruyu sorar."
ABD'nin kurtuluş gününü büyük coşkuyla kutlarken, kendi ülkemizin Kurtuluş Savaşı'ndan rahatsız olanlar bize millilik dersi vermesinler.
Göreve geldiğinden beri okullarla ilgilenmeyip ideolojik takıntılar ile Atatürk ve Cumhuriyet ile uğraşan Milli Eğitim Bakanı ulusal egemenliğin ve bağımsızlık ülküsünün olmadığı, alternatif bir tarih yazımına girişiyor.
Kurtuluş Savaşı'nın adı, Mustafa Kemal Atatürk tarafından bizzat 10. yıl Nutku'nda kalıcılaştırılmıştır.
Halkımız da bu haliyle benimsemiştir.
Mazlum milletlere ilham olan Kurtuluş Savaşımızla gurur duyuyoruz!
Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan herkese selamlar. Merak eden varsa içten bir şekilde söylüyorum, keyfim yerinde. İlerleyen günlerde façayı bozmamak için iyi hissetmiyorken “iyiyim” diyebilirim. O durumda bir yerlere göz kırpma emojisi koyarım.
Birçok açıdan nostaljik bir deneyim oluyor. Yıllar sonra televizyon izliyorum ve alaturka tuvalet kullanıyorum. Üstüne bir de Dünya Kupası eklenince 2002 yılında maça yetişmek için okuldan eve koşan Çocuk Deniz’e döndüm ama şişman Ronaldo’suz aynı keyfi vermiyor. Bu arada reklamlar iyice sıkıntı olmuş. Kantinden AdBlock istemek için dilekçe yazmayı düşündürdü. Sürekli meşrubat içen Boran Kuzum ve Feyyaz’ı görüyorum. Umarım müstakil bir ev alacak kadar iyi bir kaşeye anlaşmışlardır. Yoksa çekilecek çile değil. Nihat Kahveci’ninkini ev de kurtarmaz. “Kuşkaş ne topçuydu be!” Bir de yağcılık gibi olacak ama TRT 2 çok iyiymiş. İlaçlarıma henüz ulaşamamışken Kiarostami’nin Kirazın Tadı antidepresan gibi imdadıma yetişti yine. Yemekler ODTÜ yemekhanesiyle aynı. Dışarıdayken günde 1,5 öğün yiyordum, burada 3 öğün yiyorum vakit geçsin diye. Diş fırçalama işini de günde ikiye çıkardım, yine vakit geçsin diye. Alaturka tuvalet de daha sağlıklı diye duymuştum. Öyle değilse bile buradan çıkana kadar söylemeyin, motive kakalarımın tadı kaçmasın.
Bildiğiniz gibi kendi isteğimle dönüp teslim olmama rağmen ters kelepçe yapmak istediler. Rızam olmadığını söyledim. Zor kullanarak yaptılar. Şanlı direnişim yaklaşık 4 saniye sürdü. Polisler 2 katım n’apayım? Sonra emniyette birisi, “ya aslında sosyal medyaya içerik üretmek için” demiş olmalı ki; restoranda tam yemek yiyecekken “arkadaşlar bir saniye bozmayın” deyip masanın fotoğrafını çeken influencer tatsızlığında, ters kelepçeli videolarım çekildi; önden, arkadan, yandan. Hepsinde bir şekilde kameramanı bulup sırıttığım için uzak-arka açıyı yayınlayabilmişler.
Yapıcı bir eleştiri: Vatan Emniyet binası dökülüyor. Çalışanlar sıcaktan baygınlık geçiriyordu. Osmanlı’dan kalma klimalar var ve onlar da çalıştırılmıyor. Sadece amirlerin odasında son model klima var. Bu memurlar sırf siz istiyorsunuz diye kendilerine hiçbir zararı olmayan ve hatta belki sempati duydukları insanlara kötü polis rolü yapıyorlar. Duygusal yükü ağır olmalı; müstakil ev verseler yapmam. Bari bir klima alın. Yeri gelmişken söylemeden geçemeyeceğim, bu iki günlük kısa mesaim gösterdi ki Behzat Ç. ve Bir Zamanlar Anadolu’da kurmaca değil belgeselmiş, bütün diyaloglar ve karakterler birebir gerçekmiş.
Uçağa binmeden önce internetteki son dakikalarımda gördüğüm son şey “ailesinin gözüne girmek için kendini yakıyor, yazık!” tarzı yüzeysel psikolojik analizlerdi. Annemin Airbnb’de biblo kırdığı için ağıt yakması ve babamın gerçekten iyi bir baba olması dışında bütün anlattıklarım kurmacadır. Şaka yazabilmek için uydurduğum hayali çatışmalardır. Kişi ve kurumlar gerçek değildir. Mizahi bir yaklaşımdır. Pardon, mahkeme diline alıştım; siz bari şaka açıklattırmayın.
Kendimi bildim bileli hiçbir konuda baskı yapmamış, bana dair beklentiye girmemiş, çöp adam bile çizsem duvara asmış can dostlarımdır ikisi de. Her anne-baba kadar korumacı ve kaygılıdırlar. 2023’teki ilk Harbiye gösterimden sonra bile “Psikolog olsan keşke, boş vakitlerinde stand-up yaparsın” seviyesinde klişe; “yurtdışında İngilizce yapsan olmuyor mu?” diyecek kadar oğullarını gözlerinde büyütmüş insanlardır. Hemfikir olmasalar da bütün saçma kararlarımın arkasında durdular, bu gösteride de öyle olduğunu biliyorum, huzurlarınızda ikisini de öpüyorum.
Bu gösteriyi ne bir karşılık umarak ne de bir an bile cesur hissederek yayınladım. 7 yıl boyunca muhteşem bir hayat yaşadım. 25 yaşıma kadar içedönük, ölümüne karamsar, her şeyden şikâyet eden bir insan olarak; hobi seviyesinde yirmi seyirciye stand-up yapsam yeterince mutlu olacakken yüzlerce gösteride binlerce insanla beraber güldüm, yüzlerce yeni arkadaşım oldu, çok kalabalık ve sevgi dolu hissettim. Üstüne ihtiyacımın çok üstünde para kazandım.
Gencecik insanlar üniversiteleri korumak için, birçok konuda aynı düşünmedikleri belediye başkanlarına haksızlık yapıldı diye başlarına bu kadar bela alırken, “politik mizah” yaptığını iddia eden biri olarak en zararsız cümleleri bile ‘ama bunu yanlış anlarlar mı?’, ‘burayı manipüle edip sana saldırırlar mı?’ kaygılarıyla silmekten, etrafından dolanmaktan sıkıldım. O kadar sıkıldım ki, sıkıntım hayli yüksek olan korkumu aştı.
Gözaltı gecesi uyuşturucu testi sonrası götürüldüğüm hastanede beni görünce heyecanla el sallayan yetmiş yaşında teyze ise, kişisel sıkıntımı hayalimin ötesinde bir memnuniyete dönüştürdü. “Halk beni anlamadı ve başıma işler geldi” diye beklerken, “Halk beni anladı ve başıma işler geldi” oldu. WIN-WIN.
Temel seviyede Türkçe bilen, gösteriyi sahiplenen ve dayanışma gösteren herkese sevgiler. Gündemi salıyorum, kararlıyım bu sefer Moby Dick’i bitireceğim. Size dışarıda kolaylıklar.
Eskişehir'de CHP lideri Özgür Özel'i selamlayan teyze:
💬 "Allah sana peygamberin sabrını Atatürk'ün de aklını versin"
💬 "Sen ayakta durdukça senden güç buluyoruz. Allah sonumuz hayır eylesin"
Sevgili Barış Terkoğlu’nun 20 yıllık devlet memuru ve şehir plancısı olan eşim Evren Buçan’ın, Şile Belediyesi’ndeki görevinin henüz 3.ayında tutuklandığını ve aradan 1 yıl geçmesine rağmen hâlâ iddianamesinin yazılmadığını kamuoyuyla paylaşması bizim için çok değerliydi.
1 yıldır sürdürdüğümüz adalet arayışında sesimize ses olan, desteğini ve dayanışmasını hiçbir zaman esirgemeyen Barış Terkoğlu’na Buçan ailesi olarak gönülden teşekkür ediyoruz.
@baristerkoglu@tvOnlar
Koskoca yargının uğraştığı şeye bak; komedyen şakası. Aynı yargı daha geçen gün 6 yaşındaki kızını evlendiren tarikatçıyı serbest bıraktı, kahraman gibi karşılandı herif. Milleti dinden soğutan kim acaba? Yine aynı yargı bir gecede 50 bin mahkumu şak diye dışarı saldı. Aynı yargı Kemalistler P..tir diyen ucubeye dokunmadı bile.
Şakadan alınan incinen varsa eleştirirsin kınarsın, gitmezsin, bilet almazsın, gülmezsin. Çocuk zaten her gösteriden sonra geri bildirim kutusu açıyor sosyal medyasında, neyi sevmediniz diyor. Eleştirin beni diyor. Şak diye tatilden dönüp geliyor ifade vermeye. Hemen kodese tıkmak neyin kafası yahu ne yaşıyorsunuz siz? Bu günler için mi saldınız onbinlerce mahkumu bir gecede? Komedyene, gazeteciye, seçilmişlere, muhaliflere yer açmak için mi?
Sivas’tayım. 2 Temmuz’un yıl dönümünde bu ülkenin en ağır yaralarından birini sadece bir grup insan yüklenmesin diye buraya gelen insanlarla bir aradayım.
Sivas’ın ve Başbağlar’ın acısı bu güzel ülkenin aydınlık yarınları için yüzleşilmesi gereken büyük acılar. Kimseyi yalnız bırakmadan hiçbir acıya sahipsiz bırakmadan gerçek bir toplum refleksini bu ülke kazanacak.
Sivas’ın ve Başbağların acısı ile kaybettiğimiz tüm insanlarımızı saygıyla anıyorum. Bu travmaların yükünü gönlünde ve ömürlerinde sürdüren tüm vatandaşlarımızın acısını derinden paylaşıyorum. Sağırlaşmış yüreklere vicdan diliyorum.
EKREM İMAMOĞLU B YÜZÜ'NE KONUŞTU...
"Bana, hayatımda ilk kez duyduğum, “havala” diye bir yöntemle milyonlarca avro para verilmiş(miş)!
Eğer serbest kalmasına faydası olacaksa, böyle taksit taksit değil de bir seferde ne söyletmek istiyorlarsa önüne koyup imzalatsınlar da bari bir işe yarasın.
Gayet zeki olan milletimiz; bu kötü aklı kağıda yazıp hasta döşeğindeki bir adamın önüne şantaj ve tehditle koyanlar için, “demek ki bunlar yıllardır bu yöntemlerle parayı götürüyor” demeden edemiyordur.
Allah bunları ıslah etsin!"
Benim torunum Asude’m konuşamadan bir adım bile atamadan melek oldu annesini babasını da aldı uçtu gitti. Umarım beklediğimize değer ve suçlular müebbet hapis cezası alır. Ve bir daha da kolon,kiriş kesmeye kimse yeltenmez.
🔴Zeynep Oral Silivri'den isyan etti
📌"Ağlamamak için zor tutuyorum kendimi. Burada gizli kapaklı iş yapıyorlar, içim acıyor..."
🔗https://t.co/3Md4RDKGJL
📢 Yazar Sunay Akın, İBB davasını takip etmek için geldiği mahkeme önünde çağrıda bulundu:
🗣️ “Bu ülkenin çok değerli hukuk fakültesi öğretim görevlileri, buraya gelin. Sizi burada görmek istiyoruz.”
🗣️ “Bu ülkenin adaletine kim sahip çıkacak? Bu davanın nasıl siyasi bir dava olduğunu, o insanların nasıl siyasi rehine haline getirildiğini her gün gelip görüyorum.”
🎤 @sezincerenovuc
🎥 Uğur Koçkaya
📺 SÖZCÜ
Kahramanmaraş’ta bir pazarda, ata tohumundan yetiştirdiği domatesleri satan bir teyze, yalnızca bir tanesini keserek gerçek domatesin nasıl olduğunu gösteriyor.