Bu basit bir el koyma hadisesi değildir. Muhalefeti ve muhalifleri tümüyle süpürme hareketidir. Bu yaklaşımdan ne ülkeye ne de bu ülkede yaşayan 85 milyona fayda gelir. AKP ise kazandığını zanneder. Bu kazanç çok kısa vadelidir ve iktidarın meşruiyetini tamamen yok etmiştir.
#Ekremİmamoğlu, İBB Davası’nda savunma yapıyor:
"87 milyon yurttaş, iki yıldır, her sabah bir şafak operasyonuna uyanır oldu. Türkiye Cumhuriyeti, bir operasyon cumhuriyetine döndü ve hiçbir şey yokmuş gibi bunu izleyenler var. Türkiye Cumhuriyeti, Türkiye Operasyon Cumhuriyetine döndü
Fon vurgunu ile zirve yapan, sosyal medya yasakları, gazetecilere baskı, bilgi ulaşmasını nasıl engelleriz bakışı enteresan seviyeye çıktı. Neredeyse Kuzey Kore'ye rahmet okutacağız"
Partimizin Genel Merkez ve İstanbul İl Başkanlığı X hesaplarına erişim engeli kararı verildiğini sosyal medya aracılığıyla öğrendik. Söz konusu kararlar ise henüz uygulamaya konmamıştır.
Yaptığımız incelemede, fon vurgununu ifşa ettiğimiz açıklama ve yayınlarımız için bu baskı ve sansüre maruz kaldığımız anlaşılmaktadır. Bir siyasi partinin sözünün engellenmeye çalışılması açıkça özgürlüklere ve hukuka aykırıdır, siyasi partilere dönük saldırı niteliğindedir.
Saray rejimi, derinleşen yönetim krizini ve toplumun farklı kesimlerinden yükselen itirazları baskı, sansür ve yasaklarla bastırmaya çalışıyor. Kendisine yönelen her eleştirel sesi susturmayı, halkın örgütlü mücadelesini görünmez kılmayı ve toplumsal muhalefetin sesini kısmayı bir yönetme pratiği hâline getiriyor.
Partimizin sosyal medya hesabına yönelik bu müdahale, yalnızca bir iletişim kanalının engellenmesi değil; halkın haber alma hakkına, düşünce ve ifade özgürlüğüne ve demokratik siyasete yönelik bir saldırıdır.
Erişimi de engelleseler; sansürle, baskıyla da gelseler halkımızın emek, özgürlük, eşitlik ve adalet mücadelesini susturamayacaklar.
Bu karanlık, ne olursa olsun bitecek!
Baskılarınız sökmeyecek, halkın mücadelesi kazanacak. Biz kazanacağız!
EKREM İMAMOĞLU SAVUNMASINA DEVAM EDİYOR...
"Seçilmiş belediye başkanlarını tutukluyor. Belediyelere tehditle şantajla çökülüyor. Ana muhalefet partisi ısmarlama davalarla dizayn edilmek isteniyor. Gazeteciler haber yaptığı için tutuklanıyor. Hakkını arayan işçi, toprağını savunan köylü, ben bu düzeni kabul etmiyorum diyen genç gazla, copla, tutuklamayla karşılaşıyor. 500 bin insan hapiste, 500 bin.
Ama ne oluyor? Enflasyon düşmüyor. Kiralar yükseliyor, mutfak küçülüyor. Geçim sıkıntısı büyüyor, yoksulluk artıyor. Açlık artıyor, açlık. Umutsuzluk büyüyor. Gençlerin geleceğe bakışları ne yazık ki negatif bir seviyede, çöküyor. 25 yılın sonunda varılan yerin adı, net olarak vurgun düzenidir.
Bakınız; 6 Mayıs 2019'da Yüksek Seçim Kurulu'na yapılan vurgun, kur korumalı mevduatta 2021'de hazineye ve Merkez Bankası'na yapılan vurgun, 19 Mart 2025'te İBB'ye yapılan operasyonla demokrasiye ve hukuka yapılan vurgun, 21 Mayıs 2026'da butlan kararıyla siyasete yapılan vurgun ve fon krizinde vatandaşın birikimine yapılan vurgun… Ki adını net koyalım asrın soygunudur. Her defasında gerekçe değişti ama sonuç değişmedi. Daha kötüsü faturayı kendi menfaatleri ve çıkarları için, koltuklarını korumak için millete ödettiler ve o koltukta oturmaya devam ediyorlar."
Ekrem İmamoğlu, Halk TV’ye kayyum atandığını annesi ve babasıyla telefonla konuşurken öğrendiğini açıkladı:
“Haftada 10 dakika telefonla 1 kişiyi arayabiliyorum. O görüşmelerden bir tanesini annemi ve babamı arayarak gerçekleştirdim. Annem ‘Halk TV’yi kapattılar neden kapattılar’ dedi. Babam da ‘Kayyum atamışlar Ekrem. Ne diyeyim yakında da kulağımızı keserler’ dedi.”
500 BİN İNSAN HAPİSTE
Ekrem İmamoğlu:
Bu ülke bugün sayısız adaletsizliğin ağırlığı altında. Seçilmiş belediye başkanlarını tutukluyor. Belediyelere tehditle şantajla çökülüyor. Ana muhalefet partisi ısmarlama davalarla dizayn edilmek isteniyor. Gazeteciler haber yaptığı için tutuklanıyor. Hakkını arayan işçi, toprağını savunan köylü, ben bu düzeni kabul etmiyorum diyen genç gazla, copla, tutuklamayla karşılaşıyor. 500 bin insan hapiste, 500 bin. #İBBDavası
Şafak vakti bir televizyon kanalına polis baskını yapıp, kayyım atamak ancak diktatörlerin yapacağı iştir.
Maalesef ülkemizi bu hale getirdiler.
Millet, fon soygununun hesabının sorulmasını isterken….
Ekonomik kriz, geçim derdi, adaletsizlikler ülkemizin her yerinde sürerken…
Tam da Türkiye’nin en büyük siyasi davasında savunmanın başlayacağı gün, bunu yaptılar.
Belediyelere kayyım atayıp milletin iradesine çökenler, şimdi milyonların izlediği Halk TV’ye kayyım atadılar.
Çünkü ACİZ ve KORKAKLAR!
Halk TV’nin, basın özgürlüğünün, orada çalışan yüzlerce emekçinin ve ailelerinin yanındayız.
Yargıyla siyaseti, kollukla haberciliği, kayyımla millet iradesini terbiye edeceğini sananlar tarihin en büyük yanılgısı içindeler.
Türkiye bu kötülüğü yenecek.
Halkımızı bu mücadeleye sonuna kadar sahip çıkmaya davet ediyoruz.
Millet kazanacak, darbeciler, vesayetçiler YENİLECEK!
Sabah 5.30’da polis baskını ile yayın durdurmak ve kanal yönetimine kayyum atamak da bu iktidara yakışırdı!
Halkın seçtiği milletvekillerini, belediye başkanlarını cezaevinde tutup, belediyelere zor yoluyla çökenler, halkın haber alma hakkına da el koyuyorlar, kendilerine biat etmeyen basını susturmaya çalışıyor!
Halkın iradesini de sesini de teslim alamayacaksınız!
Fonzi Fatma gözaltına bile alınmadı, AKP Sözcüsü Ömer Çelik, vurguncu bir isimle tatile gittiği iddialarıyla ilgili açıklama bile yapmadı. Ama Ömer Çelik ile ilgili haber yapan Mustafa Balcı ve Şaban Sevinç tutuklandı. Vurguncular elini kolunu sallayarak gezecek. Gazeteciler hapiste yatacak.
"Ucu nereye kadar uzanırsa uzansın" derken, gazetecileri kastetmişler!
Fondan 20 milyar lira kazanıp kaçtığı ileri sürülen eski bürokrat Osman Nacar, AKP sözcüsü Ömer Çelik ile beraber Ağustos'ta, Bodrum'da konserdeymiş.
Bu fotoğrafı bugün haber yapan Gazeteci Mustafa Balcı ise ifadeye çağrıldı...
https://t.co/pWDwA51ZoG
Gözaltına alınma yok, sabah polis baskını yok, yurtdışı çıkış yasağı yok, görüntülerin basına servis edilmesi yok, kelepçe yok. İhraç edilince konu kapanıyor öyle mi?
Üç ülke, tek hisse!.. BinBin'deki baş döndürücü trafik
Fon tezgahının patladığı 11 Eylül günü, İsviçre'deki bir off shore şirketi ile Londra'daki bir şirket arasında, BinBin hisseleri üzerinden eşzamanlı garip bir trafik yaşandı.
Londra sattı, İsviçre aldı. Aynı gün, aynı hisse böyle sürekli el değiştirdi.
İsviçre, Bulls Yatırım'ın ortağı Kemal Akkaya ile ilişkili.
Londra'daki Emre Tezmen'in.
BinBin'in büyük ortağı da Üsame Erdoğan
Akkaya BinBin'nin bağlı olduğu holdingin ortağı. Tezmen'in de BinBin'in iştiraki üzerinden ortaklığı var.
Hangisini takip ederseniz edin, bir kedinin kendi kuyruğunu yakalamaya çalışması gibi bir hal alıyor.
Herkes içi içe, herkes orada yani...
Soldaki sanatçı Berna Laçin. Tweet attı. Evi anında basılarak gözaltına alındı.
Sağdaki AKP’li Fatma Betül Sayan. Günlerdir hakkında onlarca iddia var. Tek fonda 2,2 milyar TL kazandı.
- Evi basılmadı.
- Gözaltına alınmadı.
- Nazikçe ifadeye davet edildi
Biri “adalet” mi dedi?
MESEM kapsamında çalıştırılırken yaşamını yitiren 16 yaşındaki Mahir Buğra Karagön’ün davasında tutuklu iki sanık tahliye edildi
Aile, “Devlet patronu koruyor. Öğrencileri, çocukları sermayeye peşkeş çektiğinin kanıtıdır” dedi
🔗https://t.co/LW2Sc38mlS