Bir şeyler oluyor güzel memleketimde…
Bir şehri gezer geçersiniz. Bir de bir şehir sizi yüreğine buyur eder.
Gaziantep bugün bizi yüreğine buyur etti.
Böyle karşılananlar yorulmaz; böyle yürüyenler durmaz.
Durmayacağız, yorulmayacağız.
İki yetişkin insanın sevgili olmasını "otel kayıtları var bak" diye ifşa etmişlerdi.
O insanlar şimdi evlendi.
Ülkede sevgili olma suçu varmış gibi ifşacılık yapanlar ki bu suçtur, şimdi "ifşa ettik evlendiler" yazıyor.
Birader sevgililik dediğimiz süreç böyle bir şey, sonunda anlaşırsan evleniyorsun.
Eylül ayında Olağan kurultay takvimini başlatıyoruz demek,2027 den önce Kurultay yok demektir.
Öyleyse yeni yol bulma zamanı gelmiş ve hak doğmuştur.
Özgür Özel liderliğinde “YÜRÜYÜŞ” başlasın.
HAYDİ TÜRKİYE.
Hep birlikte YÜRÜYELİM ARKADAŞLAR.
BABAMA...
“14 yaşında düştüm yola, gurbete, köyde anne yok, baba yok ne yapacaktım? Köyden Zara'ya yürüdük" der, anlatırdı babam.
"Kulaksız Çöpçüler Koğuşu’nun orada 20 kişi bir evde kalırdık. Gündüzcüler kalkar, gececiler yatardı ama yataklar hiç boş kalmazdı. Araba falan nerede, koşarak giderdik işe… Sonra, Maksim'de bulaşıkçılık yaptım, taksicilik yaptım, sonra askere gittim" derdi.
Askerlik anıları hem babam için hem Türkiye siyasi tarihi için bir tanıklıktı. Şöyle anlatırdı: “Deniz'i, Yusuf'u, Hüseyin'i idam eden mahkeme hakiminin şoförüydüm. Komutanı bırakır kapı arasından dinlerdim duruşmaları. Gelir giderken Deniz'i izlerdim. Koç yiğitti, boylu posluydu, aslan gibiydi. Annesiyle babası gelir tel örgülerin orada otururdu, izler üzülürdüm. Bir gün yanlarına gittim gizlice, ellerini öptüm, ‘Ben hakimin şoförüyüm’ dedim. Ana, 'Hakim ne diyor evladım bizim çocuklar için?' diye sordu. Ben de, ‘Bir şey der mi bana anacığım’ dedim ve boynum bükük ayrıldım yanlarından’ der, titreyen sesiyle anlatırdı o günleri.
Askerden gelip, Beyoğlu Belediyesi'nde şoför olarak işe girmiş babam. Çöp kamyonu kullanır, sokak sokak gezermiş Beyoğlu'nda. Her gün gittiği sokaklardan birinde çöpünü aldıkları evlerden birinde bir kız görmüş, sevmiş ve böyle evlenmişler annemle...
Üç kardeştik, çocuktuk, babamız evde olmazdı çoğunlukla, sabah 5'te kalkar belediye işine gider, öğleden sonra 3’te taksiye çıkar, gece 12’de eve gelir yatardı. Yatmadan teybe bir kaset koyar; ya Papur, ya Aşık Gülabi dinler, öyle yatardı. Belki de tek keyfiydi o.
Sadece Pazar günleri görürdük babamı. Öyle yoğun çalıştı yıllarca, ekmek aslanın ağzında derdi.
Ablam, abim, ben okuyalım diye her fedakarlığı yapardı, yemez yedirir, giymez giydirir derler ya, o fedakarlıkla, 'Yeter ki okusun çocuklar' derdi. Belki de yaşamadığı çocukluğunu, görmediği mevkileri, çalışarak geçen gençliğinin, yitip giden yıllarının, ezilmişliğinin bedeli olarak çocukları, bizler, güzel yerlerde olalım, okuyalım istiyordu.
Babam; artık büyüdük, evlendik, gelinlerin, damadın oldu, 7 torunun oldu.
Oğlun, o çöp kamyonunun direksiyonunda ter döktüğün, sokaklarını arşınladığın, Beyoğlu'na başkan oldu sayende. Her işçiye baktığımda sen aklıma geldin, seni gördüm gözlerinde, evlidirler, evlerinde onlar da evlat sahibidirler, belki de geleceğin başkanlarını yetiştiriyorlar diye düşünür, sana duyduğum saygıyı, sevgiyi gösterirdim tüm işçi kardeşlerime.
Senden öğrendim ben, “Emek en yüce değerdir” demeyi.
Başkan oldum, çok çalıştım baba, şimdi yolum düştü mahpusa. Cezaevine girdiğimde dimdik ayaktaydın, arabanı kullanır, Örnektepe’ye kahveye giderdin. Ama ilk açık görüşümde tekerlekli sandalyeyle getirdiler ya seni, o an dünya başıma yıkıldı. Sen bizim dağımızdın, kaç yaşında olursak olalım, mevkimiz ne olursa olsun gölgene sığındığımız çınardın.
O an sen beni mahpus, ben seni hasta görünce ağladık, sarıldık ya gitmiyor aklımdan. Erkekler ağlamaz derler, oysa bal gibi ağlarmış işte...
Bu Babalar Günü kapını çalamayacağım, elini öpüp sarılamayacağım ama biliyorum ki yol arkadaşlarım, dostlarım, eşim ve kızlarım çalacak kapını, onlarca İnan Güney öpecek elini.
Üzülme dayan babam, elbet bu günler geçecek ve ben kapını çalıp elini öpeceğim, gölgene sığınacak, sarılacağım ve mutluluk gözyaşları dökeceğiz.
O güne kadar, özgür günlerde kucaklaşana kadar kal sağlıcakla babam. Hani bir türkü dinlerdin ya hep; "Ben yanarım yavrum sana, yavrum yanar yavrusuna" derdi; biliyorum sen bana, ben yavrularıma yanarım hücrede.
Bu Babalar Günü sen evladından, ben evlatlarımdan ayrıyım baba…
Ne sana ne bana kutlu olmayacak ama kutlayacağımız, güleceğimiz, sarılacağımız daha nice Babalar Günü’ne olan inancım tam. Ellerinden öpüyorum, elbet bugünler geçer, zulüm son bulur, yeter ki sen sağlıklı ol, var ol babam.
Sağlıcakla kal… Oğlun İnan Güney Silivri Zindanı
Çok büyük olay. İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal dün evinin önünde darp edilerek ve başına çuval geçirilerek kaçırılmış. Hiçbir yetkili açıklama yapmadı daha.
CHP’de
ilçe başkanı görevden alınmışsa 30,
il başkanı görevden alınmışsa 45 gün içinde kongre yapılır. (Yapılabilir değil, yapılır.)
Ankara, İzmir, Adana, Mardin, Erzurum, Bitlis illerinde bu süreler içince seçim yapılması ZORUNLUDUR.
Buyurun sandığa…
Bir dip dalga yaşanıyor, Türkiye'nin her yerine emekçiler sırtındaki yükleri boşaltmaya başladı. Son derece enteresan görüntüler, işçiler "Sendika istifa" diyerek sarı sendikacıları işyerinden kovalıyor...
Aydın Söke'deki kağıt fabrikası zehirli kül atığını Sazlıköy ve Argavlı arasındaki buğday tarlasının ve zeytinlerin yanına döküyor. Öğrendiğime göre sulak alanlara da döküyormuş. Yer altı suyu, toprak, sulak alanlar ve insanlar göz göre göre zehre bulanıyor. @csbgovtr bu nedir?
CHP Milletvekili Mahmut Tanal:
"Sayın Kılıçdaroğlu çok konuşmak istiyorsa AKP Grubu'na gitsin, istediği kadar konuşsun.
Kendisine 15 gündür CHP Genel Başkanıyım diyor, 1 defa bile AKP'yi eleştirmedi."
Zaten teknik olarak katılma imkanı yoktu.
Grup toplantısını Ali Mahir Başarır yönetiyor, kendisine söz verilmeyecekti.
Grup salonunda 100 civarı Özel'i destekleyen vekil var, 20 civarı vekille salonda da üstünlük kuramayacaktı.
Dayatmaya boyun eğmeyen Özgür Özel'e helal olsun.
Seçilmiş Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel, yarın partimizin haftalık TBMM Grup Toplantısı’nda konuşacaktır.
Toplantıya katılmak isteyen yurttaşlarımız ilçe başkanlıklarımıza başvurabilirler.
Tüm halkımız davetlidir.
🗓️ 9 Haziran Salı (Yarın)
🕜 13.30
📍 TBMM