Cumhuriyet Halk Partisi’ni kimin yöneteceğine, Ak Parti Yargı Kolları değil, Cumhuriyet Halk Partililer karar verene kadar bu binadayım, hiçbir yere gitmiyorum.
Majestelerinin muhalefeti olmayı reddediyoruz.
Teslim olmayacağız!
Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum.
Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum.
Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!
Atatürk’ü özlemek, bir ülkeyi özlemek gibi.
Aydınlığı, umudu, adaleti…
Cumhuriyetimizin kurucusu, bağımsızlığımızın mimarı, ebedi Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü aramızdan ayrılışının 87. yılında saygı ve minnetle anıyorum.
Her şey onunla başladı, arkasındaki halkla sürecek. Mücadele bitmeyecek!
Değerli yol arkadaşlarım, örgütümüzün vefakâr ve cefakâr neferleri;
Bugün gerçekleştirdiğimiz 22. Olağanüstü Kurultayımızda tüm saldırılara karşı iradesini bir kez daha ortaya koyan örgütümüze, delegelerimize yürekten teşekkür ediyorum.
Bu teveccüh, demokrasiye, adalete, eşit yurttaşlığa, millet merkezli siyasete duyulan inancın tescilidir.
Kurultayımız, zaman ayarlı davalarla partimizi dizayn etme girişimlerine karşı, “sandığın ve millet iradesinin üstünde hiçbir güç yoktur” diyenlerin buluştuğu büyük bir dayanışma fotoğrafı olmuştur.
Cumhuriyet Halk Partisi saldırılar karşısında bir bütündür, ayaktadır. Bugün verdiğiniz güç, yarın kurulacak adaletli ve demokratik düzenin emanetidir.
Safları sıklaştıracağız!
Hep birlikte; korkmadan, vazgeçmeden, yorulmadan çalışacağız. Birbirimize ve milletimize sahip çıkacağız.
Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi'ne sahip çıkmak, Cumhuriyet’e sahip çıkmaktır!
Her zaman ihtiyaç duyulduğu yerde olan, durmadan yorulmadan yılmadan çalışan, milletvekilliğinin en onurlu tanımı olan dağ gibi adam... Geçmişler olsun, bir an ömce sağlığınıza kavuşun... Sizin hakkınızı ödeyemeyiz...
Bugün çok üzüldüm ama BU.BENİ.ÇOK.ÜZDÜ
Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanlığı’na herhangi bir mahkeme kararı olmaksızın giren polislerin yaptığı müdahale, açıkça hukuksuz, kanunsuz ve keyfi bir eylemdir.
Bir siyasi partinin il binasına, Anayasa ve Siyasi Partiler Kanunu hiçe sayılarak zorla girilmesi, yalnızca CHP’ye değil, Türkiye’de çok partili hayata, demokrasinin asgari kurallarına ve halkın iradesine yapılmış bir saldırıdır.
Hukuk devletinde güvenlik güçleri, yalnızca mahkeme kararlarını uygular. Burada ortada bir mahkeme kararı olmamasına rağmen, parti binasının işgal edilmesi, içerideki insanların şiddete uğraması, milletvekillerinin ve üyelerin haklarının gasp edilmesi anayasal suçtur.
Bu hukuksuzluğun bedelini şu an hastanede tedavi gören ben ödüyorum. Gözüm yaralı, bedenim darp izleriyle dolu. Ancak bilinmelidir ki biz ne bedel ödersek ödeyelim, Atatürk’ün emaneti olan Cumhuriyet Halk Partisi’ni ve Cumhuriyetimizi savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz.
Bugün bana yapılan, yarın tüm muhalefete ve her özgür yurttaşa yapılabilir. Bu yüzden çağrım nettir: Hukukun üstünlüğü, demokrasinin onuru ve yurttaşın iradesi için herkes sesini yükseltmelidir!
#HukuksuzluğaDurDe #ÇokYaşaCumhuriyet #ÇokYaşaCHP
@elonmusk You can’t have it both ways. Population collapse is either a crisis—solved in part by immigration—or just your latest scare tactic. So which is it: do you actually care about demographics, or just fear the “wrong” people having babies? Hypocrisy, plain and simple.
YARGIYI SİYASALLAŞTIRAN İKTİDAR MEŞRU DEĞİLDİR!
Cumhuriyet Halk Partisi 38. Olağan İstanbul İl Kongresinin İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından iptal edildiği, kongrede seçilen üyelerin görevden uzaklaştırıldığı ve İstanbul İl Yönetimine tedbiren geçici kurul atandığı öğrenilmiştir.
Asliye hukuk mahkemeleri, siyasi parti kongrelerine ilişkin karar vermeye yetkili değildir. Siyasi Partiler Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca kongreler ilçe seçim kurulu hakimi gözetiminde yapılır ve verilen kararlar kesindir. Söz konusu kararlar, yalnızca Anayasa’nın 79. maddesi uyarınca Yüksek Seçim Kurulu tarafından kaldırılabilir. Bu çerçevede asliye hukuk mahkemelerinin verdiği iptal kararları açık bir görev gaspıdır ve yok hükmündedir. Yargının siyasetin baskısı altında parti iradesine müdahale etmesi, hukuk devletini yok etmekte ve demokrasiyi ağır biçimde yaralamaktadır.
Ankara Barosu olarak ilan ediyoruz:
Hukuku gasp eden hiçbir kararı, yargıyı araçsallaştıran hiçbir iktidar meşru saymıyoruz. Savunma makamı, yurttaş iradesinin ve demokrasinin yanındadır.
Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi Gençlik Delegesi Enes Hocaoğulları’nın, yalnızca Avrupa’da yaptığı bir konuşmada Türkiye’deki ifade özgürlüğü ihlallerine dikkat çektiği gerekçesiyle “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” ve “yanıltıcı bilgiyi yayma” suçlamalarıyla tutuklanması, Anayasa’nın 26. maddesiyle güvence altına alınan ifade özgürlüğü hakkına açık bir saldırıdır.
Gençlerin demokratik temsiliyetini cezalandırmak, Türkiye’nin uluslararası itibarını zedelediği gibi, Avrupa Konseyi’nin temel değerleri olan insan hakları, demokrasi ve hukuk devleti ilkelerine de aykırıdır.
Enes Hocaoğulları’nın derhal serbest bırakılması, hem Anayasal düzenin hem de Uluslararası yükümlülüklerin gereğidir. Gençlerin susturulmadığı, özgürce konuşabildiği bir Türkiye için mücadelemizi sürdüreceğiz!