Türk insanı, Karadeniz dağlarında ve Anadolu taşrasında ezelden beri bir "of" bile demeden memleket için ekip biçiyor ve alın teri döküyor
“Devlet bize bakmıyor” diyen tiplerde ya 1000 voltluk elektrik panosundan kaçak elektrik çekiyor ya da 12 milyon 400 bin kök kenevir ekiyor.
Abi iyi ki bu dünyadan geçtin!
İyi ki seni tanıdık!
Eyvallahsız olmak ruhumuzda vardı belki ama sen bizim ruhumuza dokundun!
Su oldun, ışık oldun, rüzgar oldun!
Benim için neler yapmadın ki?
Ömrün beni korumak ve kollamakla geçti Nihat.
Doğduğun Karadeniz’e sen sahip çıktın. Benim dağlarımı, çiçeklerimi, ağaçlarımı yok ederlerken, tüm Karadeniz sahilini düzdüm yaparlarken benim sessiz haykırışlarımı sen duyurdun bu millete. Ben can çekişirken muhteşem kelimelerin ve isyanınla topraklarımın en tarihi ağıtını yaktın bana. Benden ağaçlarımı, çiçeklerimi, üzerimde yaşayan hayvanların yuvalarını aldılar. Herkes sustu, sen çığlık attın Nihat!
Hep bana sahip çıktın Nihat!
Üzerimde yürüyen ve denize akan nehirlerimi kirlettiler, susuz kaldım; ağacımı kestiler nefessiz ve dayanaksız bırakıldım; üzerimde benden beslenen hainlerin betonlarına gömüldüm Nihat… Sen ana avrat sövdün beni yok etmeye çalışanlara…
Kırlangıçlarımın özgürlüğünü ve asla evcilleştirilmeyeceğini yazdın. Güvercinler gibi insanların ayaklarının dibinde yemek için eğilmediklerini… Kurt gibi yaşayıp köpekleri boğmanın kitabını yazdın...
Ladinlerin sarp kayalıklarda nasıl dimdik olduğunu anlattın. İnsan ve aydın olmanın da dik durmak olduğunu…
Benim için göğsünü siper edip canıma düşenlerin haklarını da sen savundun Nihat! Bazen anmadılar, bazen haberlerde yasakladılar, bazen üzerlerine basıp çiğnemeye kalktılar, şehitlerin kanını sen yerde koymadın Nihat!
Bana ölüm fermanları yazan iktidarları, tüm bunlara çanak tutan muhalefetleri, hepsine el pençe divan duran paralı satılmış aydınını gazetecisini affetmedin, onlara acımadın, ne iseler suratlarına suratlarına söyledin… Hainliklerini gözüne soktun! Şamarın kuvvetliydi, sesin gürdü, seni görmezden gelenleri de umursamadın, yine bildiğini okudun…
Bilirdim Nihat, sen dağlarımda, topraklarımda, ormanlarımda gezmeyi, gölüme bakıp dalıp gitmeyi çok severdin. Hele ilkbaharımı… Çiçekler tomurcuklandığında senin de içinde güller-nergisler açardı. Hiç papatyaların yapraklarını kopararak “seviyor” “sevmiyor” oynamadın. Bilirdim beni çok sevdiğini… Savaşını görürdüm, nefesini hissederdim, Kızılay’da gezerken ayak seslerini dinlerdim…
O bastığın toprağımdaki ayak izlerini hiç silmedim Nihat biliyor musun?
Ben istesem de silinmez ki zaten. Öyle bir iz bıraktın ki toprağıma bana düşmanlar hiltiyle, vinçle gelip kazıyamazdı o izleri. O izler, inanılmaz hikayeleri yazdığın kağıtlar, uçları bite bite kenara bıraktığın kalemler benim gizli sandığımda duruyor.
Bir tek silgin yoktu. Çünkü yaşadığın hayat boyunca utanıp da sileceğin bir geçmişin hiç olmadı, silip de kurtulacağın bir ihanetin cümleleri kaleminden hiç akmadı kağıda… O yüzden hayatlarınca binlerce silgi bitirmiş mahluklara hiç benzemedin.
Seğmenlerin çimleri seni çok özledi! Çoraplarını çıkarıp bastığın o çimlerin damarlarında senin ayak izlerinin hafızası var. Dokunduğun insanların, mücadele aşkını içinde büyüttüğün çocukların, benim için anam demeden ölmeye hazır hale getirdiğin evlatların, ladinin, meşenin, hamsinin, Elmadağ’ın, Erciyes’in, Çukurova’nın, Ayaş domatesinin, Toros yaylalarının, Karadeniz’in hırçın dalgalarının, fırtına deresinin, Ganita’daki rüzgara direnen kuşların-kırlangıçların, ayrık otunun, çayın, kahvenin, tütünün sana selamı var Nihat. Seni çok özlediler. Trabzonspor’un, senin için gözyaşı döken, Kocatepe avlusunu dolduran binlerin, seni evinde yapayalnız izleyen umutsuz olan ama umudunu doğurduğun gencin, senin kitaplarını okuya okuya, seni televizyonlarda izleye izleye bana olan aşkına hayran olan milyonların yani Türk milletinin sana selamı var. Hepsi hep bir ağızdan “Hakkımız sana helaldir Nihat” diye bağırıyorlar. Tıpkı senin haksızlıklara karşı isyan edercesine bağırdığın gibi…
Ha bir de…
Burada seninle koyun koyuna bağrımda yatan şehitlerin, senin gibi benim için savaşıp canıma düşen aydın ve yazarların ve adı ve fikri hiç silinmeyecek Mustafa Kemal’in de hakkı helal sana…
50 yıl aralıksızca beni savundun Nihat. Hep beni yazdın, korumak için tüm bedenini, ruhunu siper ettin.
Bir kere de ben sana yani “Vatan” yani “Bu onurlu topraklar” yazı yazsın istedim. Senin on binlerce yazına, söylemine bu kelimeler ne ki…
Ama bil istiyorum ki, benim de hakkım sana helal! Sen de hakkını helal et bana Nihat!
Bir yıldır kollarımdasın, benim korumamdasın…
Bil ki, seni sarıp sarmalamak bana onurdur…
Sen hainlere baş eğmedin…
Allah’ını affetmedin…
Bugün benim için mücadele eden yaşayan neferler ve sevenler de Allah’ını affetmeyecek ve baş eğmeyecek.
Benim soylu evlatlarım beni koruyacak yaşatacak, sen gibi olmasa da sana benim üzerimden dua ederek güç bulup savaşacak.
Hep söylerdin ya…
"Vatan sana canım feda" diye.
Bana hiç unutulmayacak bir can verdin Nihat!
Emin ellerdesin…
Benim canımdasın, yani vatanın bağrındasın.
Bir senedir şeref verdin, bir ömür şeref vereceksin!
YAZAN: VATAN
(Nihat Genç'e...)
Ses ver Türkiye!
Sesin imzan olsun!
Ulus devleti savunuyoruz!
Anayasanın değiştirilemez maddelerinde diretiyoruz!
Terörizm ve bölücülük propagandasına karşı çıkıyoruz!
İmza için
https://t.co/CTNjKn5lfl
Eğer gerçek bir futbol ülkesi olacaksak, bu ülkeye yabancı futbolcu doldurmayacaksın.
11 futbolcunun 2’si değil 9’u Türk olacak.
En büyük ihanet bu.
10 futbolcuya verilecek parayı altyapıya harcayacaksın, 3 yılın heba olacak 10 yılını kurtaracaksın.
Yabancı teknik adam değil, ruh verecek bu milletin evladı bir Türk antrenör yetiştirip takımın başına koyacaksın!
Derhal yabancı futbolcu kotası koyun! Türk antrenörlerin önünü açın!
Beyler,
Atatürk'ten daha zeki değilsiniz.
Daha milliyetçi hiç değilsiniz.
Atatürk'ün "ihanet ocağı" diyerek siyasi ve hukuki yetkilerini söküp attığı yeri, yeniden diriltmeyin.
"Hristiyan FETÖ"ye ve onların ajan okullarına izin vermeyin. Bu hatadan dönün.
@Yusuf__Tekin 》Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin:
"Heybeliada Ruhban Okulu’nun açık olmasını arzu ederim."
》Prof. Emin Gürses:
"Yusuf Tekin Rize İmam Hatip'te okudu. 'Ruhban Okulu’nun açılması kişisel arzum' diyorsa, ya din değiştirdi ya da aklı yetmiyor!"
✍️🏻Lütfen izleyiniz ve paylaşınız!
✍️🏻✍️🏻Tarihin en fazla soykırıma uğrayan ulusu Türklerdir!
Ama tarih bilmezlik, bu anlamda belleksizlik her seferinde bunun tekrarlanmasına sebep olmuştur!
Bir tane anıt dikmemişizdir, sessiz sedasız yokedilen atalarımız için!
✍️🏻✍️🏻Videodaki Girit de soykırım yapılarak yok edildiğimiz bir coğrafyadır!
Soluk fotoğraftaki Mustafa öyle kalakalmıştır masum bakışıyla...
✍️🏻✍️🏻Hep böyle mi olacak?
Bilmiyorum, şimdi bana ve size düşen en azından videoyu izlemek ve paylaşmak!
Kaybettiklerimiz için rahmet ve dua ile...
Biz size daha nasıl anlatalım. Am*d yöneticisinin babasının Ermeni olması. Ermenistan da milletvekili seçilmesi. Am*d sporun Türk düşmanlığı yapmasının siz tesadüf olduğunu mu? Söylüyorsunuz.
Pkk Ermeni bir örgüttür. Kürtler üzerinden terör çıkartıyor. Kör gözler görün bunu artık. Türkiye dağılırsa önce sizin gidecek vatanınız olmaz. Türkler her yerde devlet kurar. Olan size olur. Ağlarsınız. Pişman olursunuz.