"Avrupa'da başarısızsın" dersin,
Yenildiği Münih maçıyla, Onana'nın hediyesi olan manu maçıyla övünür.
"Final maçlarını kaybediyorsun" dersin,
"Derbi maçlarının sonuçlarına bakın" der.
"Değişiklikleri geç yapıyorsun" dersin,
"Giren oyuncunun, çıkandan daha iyi olacağını nerden bileceksiniz" der.
"Takıma 6 numara lazım" dersin,
"12 kişi mi oynayacaz?" der.
"Savunma da sorun var. Bari Nelsson'u oynat hava toplarından bu kadar gol yemeyelim dersin,
"10 kişi savunmamı yapalım?" der...
İşine geldiğinde "antrenman performansıyla kadro belirlenmez" der.
İşine gelmeyince "futbolcunun antrenman performansı düşük o yüzden tercih etmiyorum" der.
Tam kaos ortamı olan 85. dk.'dan sonra genç oyuncuları sahaya atar, buna da "şans vermek" der.
Evlatlarının kötü oynadığı maçların sonunda "bütün oyucularımla gurur duyuyorum" der. Lobisi olmayan garibanlar oynamışsa, çarmıha gerip, yorumcuların önüne iteler.
Bizde bunları eleştirdiğimiz için "fenerli/hain" falan ilan ediliriz.
"2 yıl üst üste şampiyon rekortmen hoca! Siz kimsiniz!? Çok biliyosan git hocalık yap! Ergenler!! Siz başarısız dönemleri bilmezsiniz. Şımarıklar!!! şölölölö" tarzında kalıplaşmış saçmalıklara maruz kalırız.
Şu kıytırık ligde kazanılan şampiyonluk sadece bir araç. Galatasaray'ın son 30 yılda şampiyon olmak konusunda bir derdi yok. Her iki senede bir, herhangi bir hocayla (hatta hocasız) şampiyonluk yaşamış zaten. An gelmiş şampiyon yapan hoca gönderilmiş, an gelmiş, CL'de çeyrek finale çıkan hoca gönderilmiş.
Size yereldeki başarı yeterli gelebilir...
Ama bizim derdimiz başka!
Mesele parasızlık olsaydı şuan Duran Brandt Salah bitmişti, alamasak bile Senesi gibi bir fırsata üşüşmüştük en azından. Meselenin para değil de bol komisyonlu, evlat soslu dölsüz maklube çorbası olduğunu ne zaman anlayacaksınız ey eşşek renkdaşlar?
@Efe107926635439@GalatasaraySK Galatasaray hocanı şampiyon yaptı. Takımın başında sen dursaydın seni de yapardı. O yüzden şu yetersize gereğinden fazla önem ve anlam yüklemeyin.
Ali Yiğit çok seviyor ! Bu iyi haber o zaman çocuğun önü açık Galatasaray ‘da!😂 Yarabbim bu nasıl bir kafadır,nasıl bir profesyonel kulüp yönetimidir.maaşlı elemanın sikindirik veledinin onayından geçemeyen topçunun takımda oynama şansı yok! @GalatasaraySK
Hee çok büyük önem veriyor..!
ZTK'da bizim gruba denk gelen 2.lig takımına karşı da mutlaka oynatacakmış.
O güne kadar bir daha yüzüne bakmayacak ama olsun...
Bana göre Okan Buruk, Türk futbolunda nepotizmin sembolü haline geldi. Liyakat konuşulacağı yerde hep aynı isimler ve aynı ilişkiler ön planda. Böyle bir düzen ne güven verir ne de saygı kazandırır.
#OkanBurukİstifa
"15 temmuz anmasında, fetöşe imzalı forma hediye edene, milli takım kampından kaçıp onu ziyaret edip dizinin dibinde oturana değil de, bana laf edecek bir mal illa çıkar" diye düşünüp gülmüş.
Ben daha sayayım hocam;
Monaco,Frankfurt,Prag,Alkmarr,Kopenhag,Munich,Rfs Rigas,Ajax,Manchester City deplasmanlarını ne yapacağız?
4 sezonda Avrupa da kazandığın deplasman maçı sadece 2..
Man Utd, diğeri gelen geçenin vurduğu Ajax…
Seninle Avrupa da olmadı,olmuyor,olmayacak.
Sonunda birisi doğruları söyledi. Eren Mert bu takıma niye gelsin amk yazdığı her scout raporunu ve tavsiyesini çöp kutularından toplamaya mı gelecek? Transfer planlamasının ihtiyaca, eksiğe göre değil evlatların rahatı ve komisyonun miktarına göre yapıldığı takımda ne yapacak?
3 yıldır bunu anlatırız. Fakat hemen "okan buruk koruma kalkanları" açılır ve konu ülke şartlarına bağlanır. "Hoca mı yetiştirecek/çıkaracak!?" denir. Bu arada evet kardeşim biraz hocanız şekillendirecek. Arda, Yamal falan çıkmasını beklemiyor kimse. Ama 1-2 pozisyonunu yedekleyecek oyuncu çıkarsan o bile kardır.
Dünyanın bütün büyük kulüplerine bakın. Paris Saint-Germain, Arsenal ve Avrupa’da zirveye oynayan diğer takımlar… Hepsi hem kendi altyapısından oyuncu çıkarıyor hem de dışarıdan transfer ettikleri genç yeteneklere cesaretle şans veriyor.
Bu nedenle Okan Hoca’nın bu konudaki açıklamasına kesinlikle katılmıyorum. Bir Galatasaray taraftarı olarak bunu kabul etmiyorum. Okan Hocam kusura bakmasın ama burada maalesef konfor alanından çıkmak yerine işin kolayına kaçtığını düşünüyorum. Üstelik bu yaklaşım mali açıdan sürdürülebilir de değil.
“Üzerimizde çok baskı var, bu yüzden genç oynatamıyoruz” gerekçesine de katılmıyorum. Burası Premier League ya da La Liga değil. Yarıştığınız rakipler ve ligin kalitesi belli. Elinizde Osimhen gibi bir santrafor varken, iç sahada Kasımpaşa’yı, Gençlerbirliği’ni ya da benzer rakipleri bir-iki genç oyuncuyla da yenebilmeniz gerekir. Bu yüzden genç oyuncu oynatmamanın bahanesi olarak baskıyı öne sürmek bana hiç ikna edici gelmiyor.