Şeyh Sait'e "hain" demekten HAGB, "hain dediğim için yargılanıyorum" minvalinde dava evrakı paylaştığım iddiasıyla (ceza yargılamaları aleniliği ?? ) KVKK ihlalinden 2 yıl 1 ay
TCK 53 ve Av.K. 5 uyarınca dernek vakıf başkanlığından süreli, mesleğimden temelli menime hükmedildi. İstinafta.
28 sayfa falan savunma yapmıştım, savunmamdan bir kesit bırakıyor, kamu vicdanına bırakıyorum.
Sözde "Türk milleti adına" hüküm açıklayan mahkemelerimiz, işbirlikçi olduğu için ruslardan madalya alan Sait'in hatırasını korudu. Kime karşı, işbirlikçiler tarafından kimlik bilgileri ruslara ifşalanarak esir düşen Türk kahramanının torununa karşı.
Hain olduğu için Başbuş Atatürk tarafından idam edilen Sait'in hatırasını korudu; kime karşı, Samsun'dan Erzurum'a kadar bizatihi müfrezesi ile birlikte Atatürk'ü koruyan ve bir mücadele ateşi yakan kişinin torununa karşı.
Özetle; şehit ve gazilerin torunlarını, hainlerin tohumlarının isteği üzerine yargılayıp cezalandırıyorlar. Hem de hukuksuz şekilde. Kişisel veriden bahsolunabilmesi için, aleni olmayan verinin doğrudan kasıtla kaydedilip yayılması gerekir. Ne aleni olmayan bir veri var ortada, ne de doğrudan bir kasıt... Kararların tepesine "Türk milleti adına" yazmayın bari. "Belirli bir grup siyasi adına" yazın.
Mesleğimi de alabilirsiniz, dernek görevlerimi de. Zaten bu durumu bir buçuk yıl önce öngörmüştük. Canım alınmadıkça, umut vardır, umut varsa mücadele de vardır. Ölene dek mücadelemiz sürecek.
@GalatasaraySK@amedskofficial Bu terör destekçisi takımı tebrik ederek kimlere şirinlik yapıyorsunuz ? Sizin ne haddinize bu vatansız sözde oluşumu tebrik etmek ? Kendinize gelin aklınızı başınıza alın!
İstiklal marşını ıslıklar alçaklar ya aranıza mesafe koyun!
YA DA BİZ SİZE KOYARIZ !
Öcalan’ın idam affının ve af tartışmalarının yaşandığı günlerde MHP İçel Mv. Ali Güngör’ün, Bahçeli’nin ve koalisyon ortaklarının yüzüne yaptığı konuşma yeniden gündem oldu.
❗️Güngör, kısa bir süre sonra MHP’den ihraç edilmişti.
Doç. Dr. Ali Burak Darıcılı'nın konuşması beğeni topladı:
Herkes, "Kürtlerin hassasiyeti, Kürtlerin duyguları" diyor.
Ben bir Türk'üm. Benim duygularım ve hassasiyetlerim ne olacak?
Cihat Yaycı
❗️Libya Antlaşması fikrini ortaya koydum
❗️Montrö Antlaşması kapsamında Altın frank fikri ile Türkiye’nin yıllık 500 milyon dolar para kazanmasına öncülük ettim
❗️Mavi Vatan haritasını çizdim
❗️Mavi Vatan Doktrinini yazdım
❗️Filistin Türkiye’nin denizden komşusudur dedim
❗️Ormanları yakanların PKK- FETÖ işbirliği örgütlerin olduğunu açığa çıkardım
❗️Sümela ayini tuzağını Aziz Türk Milletine anlattım
❗️Zürafa adası karasularında Türk bayrağı açtım
❗️Sivas ‘ta uyduruk Aziz Vlas anıtı dikilerek Ermeni oyununun önüne geçtim
❗️Fener Kilisesinin tuzaklarını ortaya çıkardım
❗️Şimdi de Türkiye’ye kurulan BÜYÜK İSRAİL (ORTADOĞU) PROJESİNİ anlatmaya çalışıyorum…
Bana kimse MİLLİYETÇİLİK DERSİ VERMEYE KALKMASIN!!
🔴FETÖ Elebaşının cenazesinden kareler...
📌"Mahrem yok, abiden emir almak yok, soru çalma yok, kumpas yok, biz tertemiz subaylarız" diye her gün propaganda yaparak her gün Cihat Yaycı'ya saldıran ve tehditler savuran firari FETÖCÜ -sözde- Denizci Subaylar FETÖ elebaşının cenazesinde buluştular...
📌Titrekler korkudan maske ile yüzlerini gizlemişler...
👇👇👇
Cihat Yaycı ;
Televizyonlarda elinde çubukla sürekli boy gösteren, gazetelerde, internet sitelerinde köşe yazıları yazan, strateji ve diplomasi uzmanı diye kendini tanıtan
EMEKLİ ASKERLER, DİPLIOMATLAR, AKADEMİSYENLER, ATATÜRKÇÜLER, MİLLİYETÇİLER….
❗️SUSMAYIN!
❗️SES VERİN!!!
‼️Türkiye’nin ve İslamın belası baş hain,
Hristiyanlaştırılmış İslam Modeli öncüsü
❗️münafık,
❗️kul hakkı yiyici ve yedirici, katil örgüt elebaşı,
❗️casusluk ve t*rör örgütü başı,
❗️ şirk koşucu Fetullah Gülen cehenneme yolculuğa çıkmış
❗️Zebâniler arkadaşı, ateşi bol olsun!
Cihat Yaycı ;
‼️ Eyvahhh Eyvahhh !
❗️Anlaşılan Yunanistan ‘ın istediği gibi “sadece kıta sahanlığının görüşülmesi” için masaya oturmuşuz.
❗️Halbuki Adalar Denizi’nde temel sorun “EGAYDAAK” tır.
❗️Egemenlikleri Antlaşmalar ile Yunanistan’a Devredilmeyen Ada, Adacık ve Kayalıklar (EGAYDAAK)‘ konusu halledilmeden herhangi bir konunun (kıta sahanlığı, MEB, karasuları vs) müzakere edilmesi hayati bir hata olur.
❗️Bugüne kadar Türkiye asla bu şekilde masaya oturmamıştır.
❗️Şimdi işi bilmez (Yunanistan’ın tek sorun olarak kıta sahanlığını kabul ettiğini, diğerleri için en ufak müzakereyi de kabul etmediğini dahi bilmeyen) bazıları diyecektir ki; “aman Amiralim bir yerden başlasınlar, sıra onlara da gelir”.
❗️Halbuki EGAYDAAK açıklığa kavuşmadan ve karasularının artırılmayacağı garantisi alınmadan kıta sahanlığını müzakere etmek geri dönülemez şekilde Adalar Denizi’ni kaybetmemize neden olur.
👇Buyurun Yunan Kathimerini gazetesinin konuya ilişkin haberini okuyalım
Yunanistan ve Türkiye dışişleri bakanları, New York'ta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun oturum aralarında Yunanistan Başbakanı Kyriakos Mitsotakis ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında geçen haftaki kısa fakat önemli görüşmenin ardından deniz sınırları ve kıta sahanlıklarının belirlenmesi konusunda görüşmekle görevlendirildi.
Bu, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz'deki deniz bölgeleri üzerindeki uzun süredir devam eden toprak anlaşmazlığında önemli bir adım teşkil etti.
Mitsotakis ve Erdoğan, dışişleri bakanları George Gerapetritis ve Hakan Fidan'ı iki aşamalı bir müzakere sürecine dahil etmekle yetkilendirdiler. *İlk aşama, görüşmeler için hukuki ve prosedürel çerçevenin belirlenmesine odaklanarak zemini hazırlayacak.*
Bu aşamanın merkezinde, uygulanacak uluslararası hukukun belirlenmesi ve çözülmemiş konuların Lahey'deki Uluslararası Adalet Divanı ya da Hamburg'daki Uluslararası Deniz Hukuku Mahkemesi gibi bir uluslararası mahkemeye sevk edilme olasılığının oluşturulması yer alacak.
*İkinci aşama, Ocak ayında yapılacak Yunanistan-Türkiye Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi toplantısının ardından 2025'in başlarında başlayacak.* Bu aşama, deniz bölgelerinin sınırlandırılmasıyla ilgili belirli haritaların ve teknik ayrıntıların tartışılmasını içeren daha ayrıntılı müzakereleri kapsayacak. Her iki ülke de bu görüşmelerin, on yıllardır gerilimi körükleyen çakışan iddialara açıklık getireceğini umuyor.
Tarihsel olarak, Yunanistan ve Türkiye arasındaki deniz sınırları üzerine yapılan müzakereler oldukça zorlu geçmiştir ve köklü farklılıklar nedeniyle çeşitli çabalar durma noktasına gelmiştir. Mesele, özellikle Ege ve Doğu Akdeniz'deki karasuları ve münhasır ekonomik bölgeler (MEB) konusunda uluslararası hukukun farklı yorumlarıyla daha da karmaşık hale gelmiştir.
Önceki çabalara kıyasla, mevcut diplomatik girişim, yenilenmiş bir amaç duygusuna sahiptir. Her iki taraf da bölgenin jeopolitik önemi ve ihtilaflı sulardaki henüz keşfedilmemiş enerji kaynaklarından elde edilebilecek ekonomik kazançları göz önünde bulundurarak, temkinli bir iyimserlikle müzakerelere yaklaşmaktadır. Uluslararası hukuk çerçevelerine ve çok taraflı diplomasiye verilen önem, teknik uzmanların da katılımıyla sürecin siyasetten arındırılmasını ve pratik çözümlere odaklanılmasını sağlamak olarak görülmektedir.
Bu müzakerelerin zamanlaması, daha geniş bölgesel ve uluslararası etkiler açısından da önemlidir. Yaklaşan ABD başkanlık seçimleri, hem Yunanistan hem de Türkiye'nin Washington ile güçlü stratejik ilişkileri göz önüne alındığında ek bir belirsizlik katmanı eklemektedir. Seçim sonuçları, özellikle ABD dış politikasında Doğu Akdeniz'i etkileyen değişiklikler olursa, müzakerelerin gidişatını etkileyebilir
Töre, Müstafi Tümamiral, Türk DEGS Başkanı ve İstanbul Topkapı Üniversitesi Öğretim Üyesi Cihat Yaycı'yı kabul etti https://t.co/appFcZ2mGv #haber#sondakika#gündem
‼️ Edindiğimiz bilgilere göre;
Başkentinde yabancı bir ülke tarafından Askeri operasyon düzenlenmesinin kamuoyunda ve uluslararası sahada yarattığı
olumsuz tabloyu ortadan kaldırmak isteyen İran yönetiminin,
Bugün Abd ye bilgi vererek aşağıdaki hususlarda icazet istediği ve onay aldığı,
Kendisini savunma ve karşılık verme hakkını kullanarak,
İsraile göstermelik füze saldırıları yapılacağı,
Ve buna mukabil İsrail yönetiminin füze saldırılarını sebep göstererek
önceden belirlenmiş hedeflerine yeni operasyonlar düzenleme hazırlıkları yaptığı,
değerlendirilmektedir.
@NancyFaeser Every nation has its own symbol. Americans are the eagle, Russians are the bear.. The symbol of the Turks is the wolf. Türeyis epic plays an important role in Turkish national culture and literature.
@NancyFaeser The Bozkurt is a pre-Islamic sign, popularized again in Türkiye after the visit of Maria Marunoviç, a Christian Turk (Gagauz) in 1984. The Idealist Homes were purged of their far rightist members roughly at the same time (1985).
🔴MHP, (Kahramanmaraş Milletvekili Zuhal Karakoç Dora vasıtasıyla) İsviçre’deki EKÜMENİK Patrik rezaleti için aşağıdaki soru önergesini verdi!
‼️Söz konusu soruların cevaplarını biz de merakla bekliyoruz!👇
❗️Geçtiğimiz haftalarda Fener Rum Ortodoks Patriği Bartholomeos’un uluslararası platformlarda ekümenik sıfatını kullanarak Türkiye Cumhuriyeti'nin resmi görüşlerine aykırı şekilde temsil edilmesi hakkında Dışişleri Bakanımız Sayın Sayın Hakan Fidan’a yazılı olarak cevaplandırılması talebiyle vermiş olduğum soru önergesi:
❗️"Fener Rum Ortodoks Patriği Bartholomeos’un ekümenik sıfatını kullanarak uluslararası platformlarda Türkiye Cumhuriyeti'nin resmi görüşlerine aykırı şekilde temsil edilmesi ve özellikle son olarak Kırım'ın Dostları toplantısında bu sıfatla bulunması, ülkemizin egemenlik haklarını ve diplomatik duruşunu olumsuz etkilemektedir. Patriğin herhangi bir ülkeyi veya siyasi yapıyı temsil etmemesine rağmen bir bayrak ile temsil edilmesi ise durumu daha da kritik hale getirmektedir. Ayrıca bu süregelen sorumsuz filler bütünü bağımsızlığımızın ve milli egemenliğimizin uluslararası hukuk açısından en büyük meşruiyet kaynağı olan Lozan Antlaşması’na da aykırıdır.
❓Bu çerçevede:
1. Fener Rum Ortodoks Patriği'nin ekümenik sıfatını kullanarak uluslararası platformlarda yer alması ve toplantılara katılması konusunda Dışişleri Bakanlığımızın resmi tutumu nedir?
2. Eğer resmi tutumumuz ‘ekümenik’ iddiasını reddediyorsa, Patrik ve Patrikhane bu tür toplantılara katılmasından dolayı resmi makamlar tarafından bugüne kadar uyarılmış mıdır? Patrikhane’nin ‘ekümeniklik’ iddiasının başta Lozan Antlaşması ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin mevzuatı gereğince kabul edilemez olduğuna ilişkin olarak T.C. Fatih Kaymakamlığı’nın 15.08.2022 tarihli açıklamasına Patrikhane ne cevap vermiştir?
3. T.C. Fatih Kaymakamlığı açıklamasına rağmen Patrik, İsviçre’de toplanan Ukrayna konulu toplantıya davet aldığında izin almak amacıyla Türk makamlarına başvurmuş mudur?
4. Patrik İsviçre’deki toplantıya izinsiz gitmişse hakkında soruşturma açılacak mıdır?
5. Konferans öncesinde, Patriği bu sıfatla davet eden İsviçre ve Ukrayna yetkilileri ile temasa geçilerek böyle bir davetin yapılamayacağı; aksi takdirde Türkiye’nin toplantıya katılmayacağı muhataplara söylenilmiş midir? Değilse, neden harekete geçilmemiştir?
6. Toplantıya davet edilen teşkilatlar (organisations) bölümünde Avrupa Konseyi, Avrupa Komisyonu, AGİT, BM gibi kurumsal yapısı konusunda hiçbir şüphe bulunmayan teşkilatlar yer alırken aynı bölümde sadece ‘Ecumenic Patriarchate’ sıfatıyla Fener Rum Patrikhanesi’nin yer almasını nasıl değerlendiriyorsunuz?"
#MHP #TBMM #DışPolitika #Egemenlik #FenerRumPatrikhanesi