Hakan Bayrakçı ve Sonar Anketleri’ni sürekli yorumlayan @baharfeyzan ‘ın yayınlarında @ahakanbayrakci ‘nın sürekli bahsettiği kararsızlar kısmı… Belli ki bu gelişme ile kırılmış, sanki biraz da ötesi olmuş…
Bakınız Şubat 2026 - karasızlar %32,5 ölçülmüş / CHP %23 ölçülmüş
Şimdi Mayıs 2026 - kararsızlar %18,7 ölçülmüş / Özgür Özel’in Yeni Partisi %26 ölçülmüş
Bahar Feyzan’ın iki ay önceki programı 👇#anket @arastirmasonar
https://t.co/KnIpx6PHLd
@bilemiyorumhilo Bunun sebebi de Umut Akdogan ve Deniz Yücel in ara sıra ılımlı konuşması milleti delirtiyor. O sebeple sacma sapan karşılastirma ortaya çıkıyor.
Özgür Özel'le Ekrem İmamoğlu'nu açıktan kıyaslamaya başlamışsınız, o olsa şöyle yapardı, böyle yapardı diye.
1. ÖÖ'nün İmaro'dan "habersiz" herhangi bir adım attığını düşünüyor musunuz gerçekten?
2. Siz gerizekalı mısınız? Neden bölünüp karşı tarafın ağzına laf veriyorsunuz?
@CanOsmanAksoy Özgür Özel zaten bu hafta son çağırisini yapıp yoluma bakacagim demişti. Burada da doğrulanmış. İstemiyor gibi neden düşündünüz anlamadim
Cemil Tugay aslında hoşuna giden cümleyi söylüyor. Özgür bey öyle demek istemedim ama istifa etmese iyi olurdu diyor. Temmuzda istifalar başlayacak bunu kendiside biliyor. Yalanlama olayı biraz saçma oldu.
Eski CHP İzmir Milletvekili Alaattin Yüksel:
"Kılıçdaroğlu, 'Aziz Kocaoğlu için bir miting yaptım' diyor ama Kemal Bey, operasyon olduğunda Aziz Bey'i aramadı bile. Ben bir toplantıda, Aziz Bey'i arayıp Kemal Bey'e telefonu verdim de öyle konuştular.
Aziz Bey bu duruma çok kızdı ve üzüldü, yalnız hissetti.
Bir de sanki Kocaoğlu, o dönem Genel Merkez'den razıymış gibi anlatıyor. Oysa ki Kocaoğlu, Kılıçdaroğlu'ndan lanetle bahsediyor, beni yalnız bıraktı, ben tek başıma mücadele ettim diyor. Adam bu olayı sanki kendi lehine bir olaymış gibi anlatıyor.
Değerli İzmirli Hemşerilerim ve Kamuoyumuzun Bilgilerine
Cumhuriyet Halk Partimiz’in maruz kaldığı “Mutlak Butlan” kararı ve takip eden süreçte yaşananlar herkesin malumudur. Bu sürecin Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulmuş ve Cumhuriyetimizi kurmuş olan partimizde büyük zararlara yol açtığını görüyor ve anlıyorum. Özellikle son günlerde üst üste alınan ihraç kararları çok endişe vericidir. Dün, bir grup il başkanı ile birlikte İzmir İl başkanımızın görevden alınması İzmir’in siyasi iradesine yapılmış büyük bir haksızlık ve kabul edilemez bir yanlıştır.
Partimizin üyelerinden ve seçmeninden gelen siyasi iradenin hoyratça gözardı edilmesi, gelecek günlerde alınacak benzer kararların habercisi niteliğindedir. Ardı ardına alınan bu kararların olağan görülmesi ve kabul edilmesi mümkün değildir. Bu şartlar altında çıplak gerçeklerle yüzleşmemizin artık kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum. Partimizin normal demokratik yönetim ortamına en kısa zamanda kavuşması için hepimizin üzerine düşen sorumluluklar elbette vardır. Bugüne kadar ki tavrımla, söylemlerimle ve olağanüstü kurultay için imzamı vererek bu sürece elimden geldiğince katkı vermeye çalıştım.
Ancak anlıyor ve görüyorum ki iyiniyetli çabalarımız beklediğimiz süre içerisinde sonuç vermeyecek, bunun yanında pek çok parti üyemiz haksız ve hukuksuz bir şekilde hedef yapılmaya devam edilecektir. Ülkemizin her türlü kurgu, vesayet ve manipülasyondan uzak, halkımızın hakları ve refahı için çalışan bir Cumhuriyet Halk Partisine ihtiyacı olduğuna yürekten inanıyorum. Yaşamım boyunca bu mücadelenin bir parçası olmaya devam edeceğim. Ancak “ Mutlak Butlan CHP’si” bu mücadelenin çatısı değildir.
Bu kanaat ve düşüncelerle, büyük bir üzüntüyle ve bir gün geri dönebilme umuduyla Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa ediyorum. Bundan sonraki süreçte bağımsız olarak İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevimi sürdürecek, şehrimize ve halkımıza tüm gücümle hizmet etmeye devam edeceğim.
Saygılarımla bilgilerinize sunarım.