Olayı basit ele alalım 👇
Biri, Ekrem İmamoğlu’nun 35 yıllık diplomasını iptal etti…
Diğeri, Özgür Özel’in 3 yıl önce kazanmış olduğu Genel Başkanlığını…
Her ikisi de normal şartlar altında mümkün değil ! Haksızlığın ve dürüstlük yoksunluğunun yegane gerekçesidir.
Her ikisini de unutmayın !
#CHPÖzgürÖzel #ChpBaşkanıÖzeldir #CHPteslimAlınamaz #Ekremİmamoğlu
🔴Kılıçdaroğlu'ndan yeni açıklama: Rakip değiliz, Kurultay sürecini başlatıyoruz
🗣️CHP Seçilmiş Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın'dan yanıt:
"Ama benim bu tweetten anladığım olağan kurultay sürecini başlatmayı düşünüyorlar. Bu da meseleyi zamana yaymak, sorunu daha da derinleştirmekten başka bir işe yaramaz"
"Cumhuriyet Halk Partisi'nin ihtiyacı olan 45 gün içerisinde olağan kurultay sürecine gitmektir"
@gunaydingokhan@dilekodabas_
İzlemek için: https://t.co/gqfSMuATRi
@muslimsarichp@kadimdurmaz Israrla her şeyi yerle bir ederiz, hiçbir şey tanımayız diyorsunuz yani…
Bunu partililerinize olunca ısrarla uyguluyor, hükümete karşı çıkılacağında pısıyorsunuz !
Ev halkına şiddet uyguluyor, kabadayıya saygı gösteriyorsunuz.
Yiğitciğim selamlar,
Öncelikle çok saygılı adamsın. Nezaketli sözlerin için teşekkürler. Aynı zamanda mühendis adamsın, seninle konuşurken her zaman zihnimde olan bir gerçeklik.
Şimdi yapacağım değerlendirmelerimi senin aklının analitik tarafına atfediyorum.
Siyasi geçmişini bildiğim ve geldiğin siyasi gelenek kültürünün düşünme sistematiğine yerleştiğini gözlemliyorum. Sadece onu biraz esnetmeye çalışacağım (muhtemelen de bana saygılı tavrın, hukukumuza verdiğin önem de oradan geliyor)
Beni de çok ayıklama kardeşim - et, itiraz et - muhalefet et - hatalı gördüğün kişiye doğru direkt konuş - hakaretten bahsetmiyorum tabii ki :) ki sen de o düstur yok zaten .
Şimdi çok uzun yazıp, bir sürü itiraz ettiğim şeyi yazmışsın. Tek tek cevap vermeyeceğim am dediğim gibi analitik tarafına hitap edeceğim.
Bu toplumun geleneğinde seçimle başkan değiştirmek filan yok. Öncelikle ilk olgumuz bu. CHP bunu şimdiye kadar gerçekleştirmiş tek parti idi… Ama işte kim olursa olsun, hangi gelenek olursa olsun bunu hazmedemiyor !
Şimdi yazından üç alıntı yapacağım oları da diğer olgular olarak say:
Kemal bey sadece 2 puan fazla oy alsaydı muhtemelen bugün ağza alınmayacak hakaretlerle saldıranların pek çoğu Kemal Bey'in önünde ceket ilikleyecekti.
Kemal Bey seçimi kazansa idi, olması gerektiği gibi, eleştiri sınırlı kalacaktı, Cumhurbaşkanı olacaktı.
Ondan sonra Parti Genel Başkanı başkası seçilecek ve memlekette ciddi bir rahatlama olacaktı. Kimse de adil olmayan süreçlerle muhattap olmayacaktı… Belediyelere hukuksuz saldırılar olmayacak, bir aile komple hapis edilmeyecek, somut deliller olmadan kimsenin özgürlüğü gasp edilmeyecekti - gazeteciler içeride olmayacak - milletvekilleri tutuklanmayacak - milletin hayatı normalleşecekti.
Çünkü başarılı olmuş olacaktı. Bunu vaat ediyordu…
Peki başarısız olunca, ne yapılır Yiğit? İtiraz edemez miyiz, değiştirme teşebbüsünde bulunamaz mıyız, Türkiye’de hiç olmadı diye biz veya bir başkası bunu deneyemez mi?… Hatta kendi istifa etmez mi? Hele 13-14 yıl görevde isen… Kurultay’a niye gidilir? Niye karşısında aday olunur? Kim aday olur? En başta hataları en yakınında olup da görenler bu girişimi başlatır. Böyle süreçlerde lider konumundaki insan sorumludur. Bedelini o öder…
Nitekim öyle oldu.
Bundan 3 yıl önce, CHP Kurultayını yaptı, başarısızlığı yaşadığı liderini hatalı bulup, yerine daha genç, daha iddialı, değişimi retoriğine taşıyan ve delegeleri ikna eden yeni bir lider SEÇTİ. İtiraz mekanizmaları da senin bahsettiğin ve bir nebze itibar ettiğin hukuk sistemi tarafından tanımlanmış sürelerdi.
Ben ona buna bakmam, CHP Delegeleri yeni Genel Başkanı’nı seçti ve bitti. Eski Genel Başkan haksızlığa uğradığını düşünüyorsa yeniden aday olurdu… Olmadı. Yeniden genel başkanlığını mahkemelere ve hükümetin desteğine bağlamazdı. İtibarsızlaştırdı kendini…
Şimdi diğer alıntım:
Bu insanlar birden nasıl kendilerini temize çıkardılar gerçekten merak ediyorum.
Kirlilikleri nereden geliyor anlamadım - mevzu eğer partinin içinde belli görevlerde bulunmaları bir kirlilik unsuru ise - nerede o meyvenin bolluğu, partiye dün girmiş bir arkadaşımız mı gelip aday olsun ve kazansın, bu olmaz! Elbette partide üst düzey görev almış ve kaybetmeyi, siyasi hayatının bitmesini göze alabilecek bir şahıs aday olacak. Hatta o kadar namuslu davranacak ki seçimlere girmeden Grup Başkanlığından istifa edecek. Sanki Kemal K. , Deniz Baykal’ı değiştirirken yenilgi zamalarında Grup Başkan vekili olarak yanında değil miydi?
Değişim budur! Siyasette değişim aynen de budur. Değişim beklentimiz de o kişilerdedir.
Son alıntım:
Ben bunu çok tehlikeli buluyorum çünkü yarın cebine 10 milyon dolar koyan CHP'yi dizayn etmeye kalkacak.
Bak bugün bir zenginler listesi yayınlandı, Bayraktarlar - ceplerinde 5 milyar dolar varmış. Senin düşünme sistematiğinle neleri satın alabileceklerini bir düşün. Bence bunu eleştirmeye çalışsan en azından memleketi bu hale getirenlere o gözle bakarsın.
Kotam doldu.
👇
Olayı basit ele alalım 👇
Biri, Ekrem İmamoğlu’nun 35 yıllık diplomasını iptal etti…
Diğeri, Özgür Özel’in 3 yıl önce kazanmış olduğu Genel Başkanlığını…
Her ikisi de normal şartlar altında mümkün değil ! Haksızlığın ve dürüstlük yoksunluğunun yegane gerekçesidir.
Her ikisini de unutmayın !
#CHPÖzgürÖzel #ChpBaşkanıÖzeldir #CHPteslimAlınamaz #Ekremİmamoğlu
“Tıpış tıpış” demenin başka yolunu bulmuşlar…
Siyasi körlüğün kitabını yazıyorlar !
Makamım da makamım demek istiyor !
Tepki verenler, bize aşık oldu, koşarak geri dönüyorlar mı demek istediler acaba…
Ya da tepki verenleri nüfustan çıkardık, biz kazanıyoruz mu demeye çalışıyorlar…
Daha nasıl tepki versek acaba ki, suratlarına doğru kırılsak !
@xmahcurx Yani vergi vermeyerek zenginleşip, daha da çok vergi vermiyorsun ve en zengin sen oluyorsun…
En az vergi veren gariban ile aynı kıvama mı geliyorsun ?
Tamamdır !
ULTRA ZENGİN KİME DENİR?
Bir tık altı düz zengin midir? Yoksa başka kademeler de var mıdır?
Ben Danimarka’da yaşıyorum, Danimarka’da zenginlik kavramı yoğunlukla “yıllık kazancına dair ödediğin vergi dilimi” ile tariflenir.
Bu “Ultra Zengin” tarifi Danimarka’da ki bir önceki seçimlerde ortaya çıkan “TopTopSkat” vergi dilimi ile aynı manaya geldiği için yorumlamak istedim…
Bizde ki Ultra Zengin sayısı 9000 kişi tahmin edilirken, Türkiye’de herhalde Ultra-Ultra Zengin tarif edilmektedir :)
@rblgokdemir@xmahcurx
NOT: Aşağıda ki rakamlar Yıllık Brüt gelir üzerinden verilmiştir. Bu vergilerin üzerine Yerel Yönetimlere ortalama %25 ve her vatandaştan kesilen %8’lik temel vergi eklenir. Bir de üye isen klise var ama o göz ardı edilebilir…
ULTRA ZENGİN KİME DENİR?
Bir tık altı düz zengin midir? Yoksa başka kademeler de var mıdır?
Ben Danimarka’da yaşıyorum, Danimarka’da zenginlik kavramı yoğunlukla “yıllık kazancına dair ödediğin vergi dilimi” ile tariflenir.
Bu “Ultra Zengin” tarifi Danimarka’da ki bir önceki seçimlerde ortaya çıkan “TopTopSkat” vergi dilimi ile aynı manaya geldiği için yorumlamak istedim…
Bizde ki Ultra Zengin sayısı 9000 kişi tahmin edilirken, Türkiye’de herhalde Ultra-Ultra Zengin tarif edilmektedir :)
@rblgokdemir@xmahcurx
NOT: Aşağıda ki rakamlar Yıllık Brüt gelir üzerinden verilmiştir. Bu vergilerin üzerine Yerel Yönetimlere ortalama %25 ve her vatandaştan kesilen %8’lik temel vergi eklenir. Bir de üye isen klise var ama o göz ardı edilebilir…
ULTRA ZENGİNLERİN SOSYOLOJİSİ: 4208 KİŞİ BİZE NE ANLATIYOR?
Sevgili arkadaşlar,
Son günlerde üst üste kaleme aldığımız yazılarda Türkiye'nin son 103 yıllık siyasi hikâyesini sosyolojik bir perspektiften okumaya çalıştık. Merkez-çevre geriliminin, eski merkez-yeni merkez mücadelesinin ve servet ile statü paylaşımı kavgasının siyasetin görünmeyen dinamiklerini oluşturduğunu ifade ettik.
Bugün Ekonomim Gazetesi'nde yer alan bir haber dikkatimi çekti. Habere göre Türkiye, son yirmi yılda ultra zengin sayısındaki artış oranında dünyanın ilk sıralarına yükselmiş durumda. Ülkemizde ultra zengin kategorisinde değerlendirilen kişi sayısı 4208'e ulaşmış.
Aslında bu veri, yıllardır yaşadığımız siyasi ve toplumsal dönüşümü anlamak açısından son derece önemli bir ipucu sunuyor.
Benim merak ettiğim soru şu:
Bu 4208 kişinin kaç tanesi son 25 yılda ortaya çıktı?
Elimizde böyle bir veri yok. Ancak bu sorunun cevabı, Türkiye'nin son çeyrek yüzyıldaki sosyolojik ve siyasi dönüşümünü anlamamıza yardımcı olabilir.
Çünkü servet sadece ekonomik bir kategori değildir. Aynı zamanda güç, nüfuz, statü ve merkeze erişim kapasitesidir. Tarih boyunca her toplumda servetin dağılımı, siyasal güç merkezlerinin değişimiyle yakından ilişkili olmuştur.
Cumhuriyet'in ilk dönemlerinde devlet merkezli ekonomik yapı kendi sermaye sınıfını oluşturdu. 1980 sonrasında küreselleşme ve dışa açılma yeni sermaye gruplarını ortaya çıkardı. Son 25 yılda ise uzun süre çevrede kalan Anadolu sermayesi, ilk kez merkeze bu ölçüde yaklaşma ve merkezde kalıcı yer edinme fırsatı buldu.
Belki de bugün sayıları 4208'e ulaşan ultra zenginlerin önemli bir bölümü bu son dönemin ürünüdür.
Eğer öyleyse, Türkiye'de yaşanan dönüşüm yalnızca siyasi temsil talepli bir iktidar değişimi değil; aynı zamanda servetin, statünün ve ekonomik gücün el değiştirmesi anlamına gelmektedir.
Bu nedenle siyaset sahnesinde gördüğümüz sert mücadeleleri sadece ideolojik farklılıklarla açıklamak eksik kalmaktadır. Perdenin arkasında aynı zamanda yeni ve eski güç merkezleri arasında kamu kaynakları üzerinden süren büyük bir paylaşım mücadelesi bulunmaktadır.
Belki de son yıllardaki siyasi kutuplaşmanın önemli bir kısmı; demokrasi, laiklik, muhafazakârlık veya özgürlük tartışmalarından çok, yeni oluşan servet haritasının "yerel iktidar-merkezi iktidar" görünümlü değişen statü düzeninin yarattığı gerilimlerden beslenmektedir.
Bu nedenle bugün asıl araştırılması gereken konu, ultra zenginlerin sayısının artması değil; bu servetin hangi dönemlerde, hangi sektörlerde ve hangi sosyolojik kesimlerde biriktiğidir.
Çünkü bazen bir ülkedeki siyasi dönüşümü anlamanın en kısa yolu seçim sonuçlarına değil, servetin kimlerin elinde toplandığına bakmaktır.
Belki de Türkiye'nin son 25 yılını anlamanın anahtarlarından biri tam da burada saklıdır.
Birilerinin paylaşım kavga ve kurgusuna figüran olan yurdum insanına hatırlatmak istedim...
Rubil GÖKDEMİR
Demokratik Değişim Hareketi Sözcüsü
Bugün belde statüsü kazandıkları için Yolüstü, Çevrecik, Bağtaşı, Kuşçu, Tekke ve Mustafapaşa’da seçim yapıldı.
Bu yerleşimlerin tamamından veri elde edilebilecek olsa da, Yolüstü, Bağtaşı ve Kuşçu’da AK Parti ile MHP’nin toplam oy oranı yaklaşık %90 seviyesinde. Çevrecik’te ise benzer şekilde CHP’nin oy oranı %90’a yaklaşıyor. Bu nedenle bu dört beldeden alınacak veriler önemli olmakla birlikte, partilerin genel oy değişimini ölçmek açısından sınırlı bir anlam taşıyor.
Daha sağlıklı bir analiz için asıl dikkat edilmesi gereken yerler Tekke ve Mustafapaşa. Çünkü bu iki beldede 2023 seçimlerinde partiler arasında daha dengeli bir yarış yaşandı.
Tekke’de 2023 seçimlerinde CHP aday çıkarmamış, Millet İttifakı kapsamında İYİ Parti adayını desteklemişti. Bu seçimde İYİ Parti %43, AK Parti %28 ve MHP %22 oy aldı.
Mustafapaşa’da ise tüm partiler yarıştı. Burada AK Parti %27, CHP %24, İYİ Parti %23 ve MHP %13 oy oranına ulaştı.
Bu nedenle Tekke ve Mustafapaşa’da ortaya çıkacak sonuçlar, partilerin son üç yıldaki oy değişimlerini değerlendirmek açısından diğer beldelere kıyasla çok daha sağlıklı ve anlamlı veriler sunacaktır.
Elinizde ne menem bir karar var?
Size genel başkanlığı, banka hesaplarını, sosyal medyayı veriyor. Disiplin Kurulu’nu, Parti Meclisi’ni toplatıyor, grup Toplantısı çağrısı yaptırıyor; ama genel kurul yapmaya izin vermiyor. Kitabın neresinde yazıyor bu hesap?
“Yunanistan'a sirtaki yapmaya gittin…”
““ACI VAR MI ACI?”
Tam bir adhominem siyaseti.
Sadece şu satırlar bile;
Art niyet - iftira - kin - manipülasyon ve kötülük içeriyor… Neden? Çünkü konu ile hiç alakası yok…
Bu satır aralarından niyeti çok belli olan ucuz siyaset erbabı doldu ortalık ! Çok ama çok ucuz…
Bu yeni dönem siyaseti ile bir şeyleri onarmak çok zor olacak ! Ama çabalayacağız.
@MTanal
Sayın Tanal ve Kamuoyuna,
1) Milletvekili olduğumda, "Millete vekil olan ticaret yapmaz; yaparsa da nüfuz ticareti olur," diyerek vekil olduktan çok kısa bir süre sonra şirketimi (ABA FİLM) kapattım.
2) Sayın Tanal, hafıza-i beşer nisyan ile maluldür. İl başkanı görevi yaptığımda avukatım sendin. Bana sorduğun soruların cevabı sende var ise açıkla.
3) Hakkımda açılan 2010 Avrupa Kültür Başkenti ile ilgili davada avukatım olarak davayı takip etmediğin için 30 bin TL tazminata mahkum edildim. Bu konuyu en iyi bilen de eşiniz Avukat Hülya Hanım'dır.
4) Ben bugüne kadar mesleğim olan oyunculuğu film setinde, sinema kamerası karşısında yaptım. Senin gibi TV kameraları önünde show yapmadım.
5) Genel merkez önünde,hortum elinde güvenlik güçlerimize su sıkmaya çalışıyor iken girdiğin kahramanlık rolünden iki saat sonra çıkıp, salya sümük ağlayıp; bir gün sonra, bayramda seçim bölgen Şanlıurfa’da seçmeninle bayramlaşman gerekirken Yunanistan'a sirtaki yapmaya gittin.
6) İl başkanlığım dönemimde edindiğim mal varlıklarından bahsediyorsun; bilgin, belgen var ise açıkla, açıklamazsan müfterisin,namertsin. Ayrıca Bütün Cumhuriyet Halk Partisi örgütü bilir ki imar tadili yapmayan tek il başkanı benim.
7) 40 yıldır ülkemizde bilinen bir insanım; senin bana attığın çamur eline, yüzüne bulaşır.
8) ARINACAĞIZ HIRSIZLARDAN, AHLAKSIZLARDAN, HAVLUCULARDAN, DUVAR ÜSTÜNE BIRAKILAN PARALARDAN, PARA KARŞILIĞI MEVKİ MAKAM VAAT EDENLERDEN, DOLARLARI ÇALISMMA OFİSİNDE POŞETTE UNUTANLARDAN, HOKKABAZLARDAN, YANİ SENİN GİBİLERDEN ARINACAĞIZ,EVET ÖNCE CHP ‘Yİ SONRA TÜRKİYE’Yi ARINDIRACAĞIZ.
9) Reha Muhtar'ı rahmetle anıyorum. Reha’nın bilinen veciz bir sözü vardır hortumcu Mahmut: “ACI VAR MI ACI?”
#HORTUMCUMAHMUT
@MTanal
İstanbul Üniversitesi'nin Ekrem İmamoğlu'nun diplomasının hukuksuzca iptal edildiğinin itirafı niteliğindeki evrağı:
“Diploma iptali hangi belgeye dayanıyor, biz de bilmiyoruz!”
Ne belge var, ne gerekçe! Sadece talimat var!
Bu bir hukuk cinayetidir.
Amaç belli: Halkın Cumhurbaşkanı adayı İmamoğlu’ndan korkuyorlar!
Bugün diploma gider, yarın tapunuz, maaşınız, geleceğiniz!
Bu dava İmamoğlu’nun değil, hepimizin!
Bu ülke sarayın tapulu malı değildir!
Halkın iradesini çiğnetmeyeceğiz!
@mars3430447265 Çok havalı, çok şık, çok fotojenik, çok bilen, en iyi bilen, çok müdür, çok patron, çok kendini beğenmiş, herşeyin en iyisi, yeniden elitler dönemi…
Dediklerini yapmayanları aşağılama dönemi… Ucuzluk ve aynı zamanda sola gizlenmiş sağcı zihniyeti !
@Oezkanciftci Ne yazık ki… Düşünmek başka, sürekli heves etmek ve göçememek başka, gerçekleştirmek bambaşka, göç sürecini gerçekleştirme başka, dilini yurdunu terketme başka, kokusunu ve özlemini yıllarca içine atmak başka, uzaklarda aileni bırakmak, cenazelerine yetişememek bambaşka…
#SONDAKİKA Özgür Özel - Türkiye’nin bilmediği, tanımadığı bir siyaset erbabı, bir aktivist farklı bir siyaset pratiği geliştiriyor… Anadolu turu, kim bilir belki belde belde gezilecek…
Bir sandık gelecek demiştik, durduramadıkları sandıklara koşuyoruz - ofislerinde, genel merkezlerinde, saraylarında oturanların aksine…
#Amasya #Tokat #Gümüşhane #Ürgüp #ChpBaşkanıÖzeldir #CHPTeslimAlınamaz
📍Taşova, Amasya
Halkı yanında olanın haklı mücadelesi yarım kalmaz.
Genel Başkanımız Özgür Özel, milletin ortak vicdanının sesi: “Bu millet, yüz yıl sonra bir kez daha silkiniyor. AKP’nin kara düzeni gidiyor; milletin, halkın düzeni geliyor.”
Sadece gazetecilik yaptığım için 75 gün cezaevinde tutuldum. Tek suçum bu ülkede gazetecilik yapmaktı.
Bu hukuksuz süreçte haber alma hakkına ve gazeteciliğe sahip çıkan herkese teşekkür ederim.
Hangi dağ efkarlıysa orada olmaya devam edeceğim. İyi ki varsınız
🇹🇷 Yurt Dışı Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Nurhayat Altaca Kayışoğlu’ndan bir mesajınız var!
Yarın Münih’teki mitingimize herkesi bekliyoruz.
Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!
🇩🇪 Eine Nachricht von unserer für die Auslandsorganisation zuständigen stellvertretenden Vorsitzenden, Nurhayat Altaca Kayışoğlu!
Wir erwarten euch alle auf unserer morgigen Kundgebung in München.
Es gibt keine Befreiung im Alleingang – entweder alle gemeinsam oder niemand!