Dayanışmayla Başlıyoruz!
YENİ Parti'yi milletimiz kurdu, büyütecek olan da iktidar yapacak olan da milletimizdir.
Yeni nesil parti-millet dayanışmasıyla bağış kampanyamızı başlatıyoruz.
https://t.co/j7JSlJAsAT
#YeniDayanışma
Terörsüz ve Demokratik Türkiye, bir rekabet, husumet ya da muhalefet alanı değil, hepimiz için tarihi bir sorumluluk alanıdır.
Barışı ve demokrasiyi savunuyoruz.
Attığımız her adımda önce ülkemizi, sonra partimizi, sonra kendimizi düşünürüz.
Ülkemiz için her sorumluluğu almaya da sonuna kadar hazırız.
Meslek Fabrikası nöbetimizin 7'nci gündeyiz, binamızın önünde yurttaşlarımızla bir aradayız.
Dün bazı arkadaşlar binanın "elimizden alınmadan önceki" tapusunu sormuştu. Binanın belediyemize ait olduğunu ispatlayan tapumuzu bugün kamuoyuyla paylaşıyorum.
Yapımında ve yapım tarihinden bugüne kadar bakımında, korunmasında, yenilenmesinde hiçbir şekilde vakıf katkısı olmayan Meslek Fabrikası; Belediyemizindir, İzmirlilerindir, uydurulmuş gerekçelerle elimizden alınamaz. Bırakın her şeyiyle bir eğitim tesisi olarak yapmış ve işletmekte olduğumuz bu binayı tekrar hizmete açalım.
Bir güya İzmir ( bence vakıfların hizmetinde olan) milletvekili, yine bir sosyal medya paylaşımı yapmış ve demiş ki; “Meslek Fabrikası binasının tapusu vakıflara aittir”
Bu pişkinliği aklım almasa da halkımızı yanıltmasını, aldatmasını istemediğim için açıklama yapmak zorundayım.
Sayın vakıfların vekili, Bu bina 1926’dan beri İzmir belediyesinin ve İzmir halkının malıdır. 8 Ekim 2025’de hepimizden habersiz tapu müdürlüğünden vakıfların üzerine geçirene kadar o tapuda İzmir Büyükşehir Belediyesi yazıyordu. Kurnazlığınız ve uyanıklığınızla sanki her zaman bir vakfın ( Bayezid Baba vakfı diye hayali bir vakıf) malıymış gibi söylemeyin insanlara ayıptır.
İzmir’in malını gasp etme girişiminize gerekçe gösterdiğiniz kanuna da bakalım mı birlikte?
“5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 30. maddesi, vakıf yoluyla kurulan ve zamanla Hazine, belediye, özel idare veya köy tüzel kişiliklerine geçen kültür varlıklarının (tarihi yapılar, camiler vb.) mazbut vakfına iade edilmesini hükme bağlar. Bu madde, vakıf mallarının korunması ve vakıf amacına uygun kullanımı için Genel Müdürlük'e geniş yetkiler verir.”
Tane tane soruyorum; Kanun maddesini iyice okudunuz mu? “ Vakıf yoluyla kurulan” diyor. Cevap verin; Meslek fabrikasını hangi vakıf kurdu? Burası 2 girişimci vatandaş tarafınca “UN FABRİKASI” olarak kurulmadı mı? Ne vakfı !? O zaman bu kanun maddesine dayanarak nasıl alırsınız mülkü belediyeden?
Tapuyu vakıflara geçirirken Bayezid Baba vakfı diye hayali, taaa Abdülhamid zamanında kapatılmış, bu un fabrikası 1908 yılında yapılırken var olmayan bir vakfın adına el koydunuz tapuya. Halen nasıl utanıp sıkılmadan bu binanın tapusu vakıflara ait diyebiliyorsunuz?
Bugün Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'in ve değerli protokolümüzün de katılımıyla şehrimizin dört bir yanında hayata geçirdiğimiz çalışmaları ortak bir paydada buluşturduk; toplu temel atma, açılış ve anahtar teslim törenimizi gerçekleştirdik.
3 bin 100 aileyi ev sahibi yapacağımız Egeşehir Menemen Konutları başta olmak üzere birçok projemizin temelini attık, onlarca projemizi hizmete açtık. Örnekköy Kentsel Dönüşüm Projemizde ise tamamladığımız konutların anahtarlarını hak sahiplerine teslim ettik.
İzmir için, İzmirliler için nice başarılara imza atmaya ve şehrimizi daha yaşanabilir hâle getirmek için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.
Sadece Karşıyakalıların değil; spora gönül veren tüm İzmirlilerin özlemle beklediği Zübeyde Hanım Stadı’nın yapımı için bir eşiği daha aştık. Uzun süredir yapılmayan stadın, İzmir Büyükşehir Belediyemiz tarafından yapılmasının önünü açacak iş birliği protokolünü imzaladık.
Sürece katkı koyan herkese İzmirliler adına teşekkür ediyorum. Stadımızı en kısa sürede tamamlamak için var gücümüzle çalışacak, Karşıyaka'mıza ve şehrimize yeni bir stat kazandırmanın mutluluğunu hep birlikte yaşayacağız.
Değerli İzmirliler
Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün haksız şekilde el koymaya çalıştığı Meslek Fabrikamızdayız.
Bu sorun çözülene kadar buradan ayrılmayacağız. İzmir'in ve İzmirlinin hakkını korumak için mücadelemizi sürdüreceğiz.
YAPMAYIN, ETMEYİN, BU HAKSIZLIĞA EVET DİYEMEYİZ
Meslek fabrikası binası halka yönelik kamu hizmetinin yıllardır çok aktif bir şekilde sürdürüldüğü bir hizmet binasıdır.
Bu bina vakıflar tarafınca inşa edilmemiştir. 1908 yılında un fabrikası olarak özel kişiler tarafınca inşa edilmiştir.
Atatürk’ün de imzası olan 1926 tarihli belge ile başlayan Belediyemiz için satın alma süreci sonunda 28.11.1940 tarihinde tapuda Belediyemiz adına tescil edilmiştir.
Taşınmaz üzerinde bulunan Bayezid Baba Vakfı adına mukataa şerhinin terkini için Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün Belediyemizden talep ettiği 1.592.622,23- TL taviz bedeli 20.08.2007 tarihinde Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ödenmiş. Bu tarihten sonra yapılan işlemlerde tapu kaydında şerhe rastlanmamış ancak daha sonra 27.10.2025 tarihinde Vakıflar Genel Müdürlüğü tapu müdürlüğüne yaptığı başvuru ile taşınmazı kendi adına tescil ettirmiştir.
Ayrıca Belediyemiz tarafından Devlet Arşivlerinde yapılan tarama ile elde edilen bilgilere göre;
Vakıfların Mazbut Vakıf olarak göstererek adına tescil işlemleri yaptığı Bayezid Baba Vakfı'nın Sultan 2. Abdülhamit Döneminde 1893 yılında kapatılarak mallarının Maarif Nezaretine devredildiği ve münderis vakıf olarak kabul edildiği yani mazbut vakıf olmaktan çıktığı tescile ilişkin yasa kapsamında olmadığı tespit edilmiştir. Yani özetle Vakıflar Genel Müdürlüğünün bu bina üzerinde hiç bir hakkı yoktur.
Tüm bu delilli ispatlı gerekçelerimize rağmen, bugün Meslek Fabrikamıza tahliye emri tebliğ edildi. Bunu kabul etmemiz mümkün değil. Hukuki süreç tamamlanana kadar tahliye istenmemelidir. İlgili kişi ve kurumların acilen bu yanlıştan dönmesini bekliyoruz.
Sayın İzmir’i çok düşünen Akparti milletvekili Konak’ta yapacağımız hizmet binası için “ortak akıl” çağrısı yapmış. Belediye hizmet binamızı biz yaparız, çok teşekkür ederiz. Biz sizin ortak aklınızı şehrimizin çok önemli altyapı, ulaşım ve kentsel dönüşüm çalışmaları için sizden bekliyoruz.
2. Çevreyolu için buyrun ortak akıl geliştirelim.
2 yıldır onay vermenizi beklediğimiz altyapı (Aliağa Şakran kanalizasyon ve arıtması, Dikili kanalizasyon ve arıtması gibi) ve ulaşım projeleri (400 elektrikli otobüs alımı, tramvay araç alımı gibi) için yatırım bankalarından bulduğumuz dış kredilerin onayı için buyrun ortak akıl geliştirelim.
Gediz nehrini kirleten sanayi kuruluşlarını nasıl durduracaksınız buyrun akıl geliştirin de artık bir adım atın.
Körfezi temizlemeye bir kuruşluk katkınız olmadı, ona da akıl geliştirseniz.
Kentsel dönüşüm deyince aklınıza rantdan başka birşeyler de gelsin. Mesela İstanbul’da verdiğiniz “yarısı bizden” desteğini İzmir’de kentsel dönüşüm ihtiyacı olan yurttaşlarımıza da verseniz, ortak aklınızı oralarda da görsek güzel olmaz mıydı?
Bunları 2 yıldır biz söylüyoruz biz dinliyoruz.. Bilmem ki bu sefer siz de duyar mısınız? Ya da boş verin siz sosyal medya vekilliğinize devam edin.
Ev hanımlarını yok sayan bu düzen değişecek.
İş isteyene iş,
çocuğuna kreş,
ev içi emeğe sosyal güvence.
Elin Almanyası’nda Olga’ya olan Hülya’ya da olacak.
Bu ülkenin zenginliği herkes için olacak.
Kimseyi arkada bırakmayacağız!
Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Kadın Kollarımızın ev sahipliğinde, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında İl Başkanlığımızda düzenlenen etkinlikte yüzlerce İzmirli kadın partimize katıldı.
Etkinliğe İl Sekreterimiz Duygu Kumaş Reel, CHP İzmir İl Kadın Kolları Başkanımız Zahide Kurun, MYK Üyelerimiz, Foça Belediye Başkanımız Saniye Bora Fıçı, Konak Belediye Başkanımız Nilüfer Çınarlı Mutlu, Karabağlar İlçe Başkanımız Volkan Gürboğa, il başkan yardımcılarımız ve ilçe kadın kolları başkanlarımız da katıldı. İzmir’in 30 ilçesinden gelen 500 kadın yol arkadaşlarımızın üyelik rozetlerini takarak büyük ailemize katılmalarına tanıklık ettik. Kadınların dayanışması ve kararlılığıyla büyüyen Cumhuriyet Halk Partisi’nde, yaklaşan iktidar aynı zamanda kadınların iktidarı olacaktır.
Eşit, özgür ve adil bir Türkiye’yi kadınlarla birlikte kuracağız.
#8Mart #Kadınlarınİktidarı #CHP #İzmir
Vakıflar Genel Müdürlüğü, bedeli ödenerek İzmir Büyükşehir Belediyesi mülkiyetine verilmiş. İzmir halkının parasıyla restore edilmiş ve başından beri kamusal hizmet sunan taşınmazlara, mahkeme süreci devam etmesine rağmen hukuksuz bir şekilde el koymaya ve tahliye etmeye kalkışıyor. Öte yandan aynı kurum, İzmir’de kendi mülkiyetindeki taşınmazları dükkan ve büro olarak kiralama ihalelerine çıkıyor.
Şimdi Vakıflar Genel Müdürlüğü yetkililerine soruyorum:
Elinizde kiraya verdiğiniz, ihaleye çıkardığınız, hatta atıl bıraktığınız bu kadar taşınmaz varken; İzmir halkının parasıyla ayağa kaldırılmış, kamu yararına işletilen bu binalara el koymaya çalışmanızın amacı nedir?
Mahkeme süreci sürerken, hukukun vereceği kararı beklemek yerine oldu bitti ile fiili bir durum yaratma telaşı neden?
Kamu kurumları arasında güç gösterisi olmaz. Devlet ciddiyeti, sabırla hukuku beklemeyi gerektirir. Oldu-bitti dayatmalarıyla, kamu hizmeti veren yapıları boşaltmaya çalışmak ne hukukla ne de kamu vicdanıyla bağdaşır.
Bu binalar birer mülk değil; İzmirlinin emeği, vergisi ve ortak hafızasıdır. Ve herkes bilmelidir ki, Mustafa Kemal Atatürk’ün İzmir’e emanet ettiği değerler, masa başı girişimler ile devredilecek sahipsiz yapılar değildir.
Tek adamın sarayına sığınıp, Türkiye’nin 1. partisinin seçilmiş liderini tehdit etmek senin haddine değil Oktay Saral!
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel, milyonların sarsılmaz iradesini temsil ediyor. Bu kirli ve hadsiz dilden korkacak tek bir CHP’li yoktur.
Milletin kürsüsünde halkın sesini duyuran bir lideri hedef almak, atanmışların değil ancak acizlerin işidir.
Tehditleriniz; yaklaşan sonunuzun ve çaresizliğinizin dışavurumudur.
Biz halkın gücüyle geliyoruz, siz ise bu karanlık diliniz ve tehditlerinizle gidiyorsunuz!
Sevgili İzmirliler;
Yıllardır Büyükşehir Belediyemizin uhdesinde olan Meslek Fabrikası, Egemenlik binamız ve gasilhane Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından elimizden alınmaya çalışılıyor.
Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından Belediyemize ait taşınmazlara el koymak için ilk girişimler 2025 yılı Ekim ayında başlatılmıştır. Belediyemiz ve İzmir halkı için tarihi önemdeki üç binamız, Belediyemize hiçbir bilgi verilmeden tapu müdürlüklerine yapılan başvurular ile Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün mülkiyetine geçirilmiştir.
Belediyemizin en önemli itirazı şudur: Bu taşınmazların vakıf yoluyla meydana gelmediği, tarihi belgelerle açık bir biçimde ortadadır. Tamamıyla ilgisiz birtakım vakıf belirtmeleri gerekçe gösterilerek ve oldu bittiye getirilerek Belediyemizin yani İzmir halkının malına el konulamaz. Yapılan işlemler, Vakıflar Kanunu’nun ilgili hükmüne de aykırıdır, hukuksuzdur.
Üstelik bahsi geçen vakıf şerhleri, yıllar önce bedelleri de Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ödenerek sicilden silinmişken her nasılsa el koyma işleminden hemen önce yeniden ortaya çıkıvermiştir.
Meslek Fabrikası’nın, Belediyemiz mülkiyetine geçişi 1926 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzaladığı kararnameye dayanmaktadır. İzmir’in gözbebeği olan bu bina Belediyemizin, İzmir halkının parasıyla bugünkü durumuna gelmiştir.
El konulmak istenen bir başka bina ise İzmir’in ilk belediye binası olan Egemenlik Evi yapısıdır. Bu bina 1891’de bir belediye binası olarak kullanılmak için dönemin yöneticilerinin zor koşullarda topladıkları paralarla, yokluk içindeki İzmir halkının bir Belediye binası olsun diye yaptırılmıştır.
Yine el konulmak istenen Belediyemizin Gasilhane binası da aynı şekilde Belediyemizce yıllardır kullanılmakta ve İzmir halkına hizmet vermektedir.
Her üç taşınmaz için Belediyemizce sayfalarca tarihi delil sunularak davalar açılmıştır. Ne yazık ki belediyemiz kendi mülkünün aidiyetini mahkeme önünde tekrar kanıtlamak zorunda bırakılmaktadır.
Bu sırada Vakıflar Genel Müdürlüğü ise mahkeme süreçlerini ve mülkiyet durumunun hukuk önünde çözülmesini beklemek yerine taşınmazları bir oldu bitti ile tahliye etmeye çalışmaktadır.
Unutulmamalıdır ki İzmir Büyükşehir Belediyesi tıpkı Vakıflar Genel Müdürlüğü gibi bir kamu kurumudur. İzmir halkının mülküne el koymak ve kapıya polis yığarak boşaltmaya çalışmak ne hukuka ne de köklü Cumhuriyetimizin devlet teamüllerine yakışır bir eylem olacaktır.
Depremde hayatını kaybedenlerin İSİM LİSTESİNİN peşindeyim.
📌Epstein şebekesinin kaçırdığı çocuğumuz var mı?
📌Kaç sahte avukat, sahte doktor depremde ölenlerin ismini kullanıyor?
📌Bir de seçmen listesi işi var.
DEVLET CİDDİYET İSTER.
DEVLET KAYIT TUTAR.
Devlet oldu-bittiyle, geldi-geçtiyle yönetilmez.
Bir hafta boyunca deprem bölgesindeydik.
Kabristanlarda el açıp dua ettik; sokakta, çarşıda, konteyner kentlerde sorunları dinledik.
Barınma sıkıntısından rezerv alan mağduriyetine, mücbir sebep talebinden ulaşım, eğitim ve sağlıktaki sorunlara kadar tüm dertleri tekrar not ettik.
Depremzedeye “boş senet” imzalatma utancını yaşatan, evi başına yıkılan insanlardan faiz isteyen Ak Parti zihniyetinin yarattığı tepklileri gördük.
Söz veriyoruz: Biz deprem bölgesinin sorunlarını çözeceğiz ve şehirlerimizi afetlere hazırlayacağız.
Biz, deprem için toplanan devasa kaynakları seçim kampanyalarına değil bu millete harcayacağız!
Şehirleriniz yeniden çiçek açana, o hüzünlü bakışlar yerini huzura bırakana dek elimiz elinizde kalacak.
Hiç bırakmayacağız!
Bugün Hatay’da, depremin izlerini hâlâ taşıyan sokaklarda; acının, direnişin ve umudun tam ortasındaydık.
Aynı tasada buluşan, aynı umutla ayağa kalkmak isteyen bir Hatay vardı karşımızda...
Hatay bizim şahsi meselemizdir!
Buradayız, Hatay ayağa kalkana kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz!