Ne filistini? O kadar uzağa gitme, gel hatay’ı görmeye gel, adayının 1 yılda neler yaptığını! görmeye gel. Gel şehir içi’nin nasıl sular altında kaldığını gör. Gel başkan gel! Yüreğin varsa buralara gel.. @eczozgurozel
Lösev'in kurucusu Üstün Ezer, depremden etkilenen çocuklar için yaptırmak istediği okul, rehabilitasyon köyü, hastane teklifini Lütfü Savaş'ın reddettiğini ve kendileriyle dalga geçtiğini açıkladı. Neye karşı çıktığımızı biliyoruz. Bu şehri çiftliği zannedenlere bırakmayacağız.
Son Osmanlı saray ressamı olan Fausto Zonaro, 1900'lü yılların başında Antakya simidi satan bir simitçiyi resmetmiş. Antakya simidi yanında ufak bir kağıt parçasının içinde kimyon ve tuz eşliğinde satılıyor. Sonra simidi o kimyon ve tuza banarak yiyorsunuz. Vazgeçilmezlerden...
SORARLAR BİRGÜN SORARLAR.
1- "Yıl 1912.
Van'da doğdu.
Adı Mehmet'ti.
Mehmet Ruhi Su.
Küçük yaşta annesi ve babasını kaybetmişti.
Onları hiç tanımadı.
Neden kaybettiğini hiç bilmedi.
Kimsesiz kalmıştı.
Çünkü ne bir yakını vardı, ne akrabası.
Ne amcası, ne dayısı.
"İtten aç, yılandan çıplaktı."
Ailesi artık Anadolu insanıydı.
"Hangi taşı kaldırsam
anam babam..
Hangi dala uzansam
Hısım akrabam..
Ne güzel bir dünya bu
İyi ki geldim" derdi.
*. *. *
Neden kimsesizdi?.
Neden tek bir yakını yoktu?.
Yıllar sonra Yalçın Küçük Ruhi Su'nun Ermeni yetim olabileceğini yazdı..
Bunun üzerine oğlu İlgin Ruhi Su, "Babamın 1912'de Van’da doğması, öksüzler yurdundan gelmesi, bugüne kadar hiçbir akrabasının çıkmaması düşünüldüğünde Ermeni olma ihtimali hayli yüksek" demişti..
Kendisi de cevabını bilmediği bu soruyu "Birinci Dünya Savaşı'nın ortada bıraktığı çocuklardan biriyim" diye yanıtlardı.
Ruhi Su'yu Adana'da çocuğu olmayan yoksul bir aileye verdiler.
1915 Ermeni tehcirinde ailesini kaybetmiş yüzlerce "devşirme" çocuk gibi.
Bunlar amcan ve yengen dediler.
Onları öyle bildi.
Adana'nın İngiliz ve Fransız İşgalinde amcam ve yengem dedikleri Ruhi Su'yu terketti.
Bunun üzerine Öksüzler Yurdu'na verildi.
Müziğe meraklıydı.
Yurtta bağlama, keman çalardı.
Çok başarılıydı..
Öksüzler Yurdundan, önce Adana Öğretmen Okulu'na, ardından Ankara'da Musiki Muallim Mektebi'n girmeyi başardı.
Yıl 1942.
Ankara Devlet Konservatuarını bitirdi.
Aynı yıl Hasanoğlan Köy Enstitüsü`nde müzik öğretmenliği yaptı..
Cumhurbaşkanlığı Orkestrası’nda görev aldı..
Devlet Operasında çalıştı.
Yıl 1951
Devlet, türkülerinden rahatsız oldu.
Komünist diye içeri attılar.
Sansaryan Han'ın en alt katındaki hücrelerde ağır işkence gördü..
Tabutluğa kondu.
Beş yıl hapis yattı.
Ama yılmadı.
"Mahsus mahal derler kaldım zindanda
Kalırım kalırım dostlar yandadır..
Dirliğim düzenim dermanım canım
Solum sol tarafım imanım dinim." dedi. Yıl 1957
Cezaevinden çıktıktan sonra Ankara Radyosunda iş buldu.
İşi kısa sürdü.
Kovdular.
Kovulma nedeni şu türküydü.
"Serdari halimiz böyle n'olacak..
Kısa çöp uzundan hakkın alacak..
Mamurlar yıkılıp viran olacak..
Akıbet dağılır elimiz bizim."
Türküleri ünlendikçe, milyonlara ulaştı.
Düşmanı da çoğaldı.
Devlet ve egemen sistem onu hiç rahat bırakmadı..
Uzun süre işsiz kaldı..
27 Mayıs darbesi kulüplerde yabancı şarkıların sahne almasını yasaklayınca, gece kulüplerinde türkü söyledi.
"Bir gece kulübünde bugün
Kırk bin, elli bin liradır Bir Zeki Müren dinletisi
Ve elbette güzeldir canım
Emeğin değerlendirilmesi
Ama benim memleketimde bugün
İnsan kanı sudan ucuz
Oysa en güzel emek insanın kendisi
Kolay mı kan uykularda kalkıp
Ninniler söylemesi."
Yıl 1962
Yapı Kredi Yayınları için 5 yıllık bir çalışmayı tamamlayıp, taslağı banka yetkililerine teslim etti..
Banka kitabı bastı ama kitabı hazırlayan ve yazan Sadi Yaver olarak görünüyordu.
İsyan etti.
Emeği sömürülmüştü.
Mahkemeye gitti
Kazandı.
Ama Yapı Kredi Bankası kitabın 2'nci baskısını yapmadı.
Yılmadı.
Türküleri sevdanın ve kavganın sesiydi.
Toplumsal olaylara duyarsız kalmadı.
Yıl 1969
Kanlı Pazar.
16 Şubat'ta İstanbul Taksim Meydanı'nda ABD'nin 6. Filo'sunu protesto etmek için 76 gençlik örgütünün toplandığı sırada devlet tarafından öldürülen gençlere türkü yaktı.
"Bu Meydan Kanlı Meydan Ok Fırladı Çıktı Yaydan
Kalkın Ayağa, Kalkın
Biz Şehirden, Siz Köyden."
Halkı isyana teşvikten yargılandı.
Yılmadı.
Yıl 1975
Dostlar Korosunu kurdu.
Anadolu Halk Müziğine büyük katkılar verdi.
Çok sesli müziğin gelişmesinde önderlik yaptı..
Başta Pir Sultan ve bir çok ozanın deyişlerini türkü yaparak, alevi kültürünü milyonlara sevdirdi.
"Benim kabem insandır
Kuran da kurtaran da
İnsanoğlu insandır." dedi.
Dinsizlikle suçlandı.
Yılmadı.
Yıl 1977
1 Mayıs katliamına haykırdı.
"Şişli Meydanında üç kız
Biri Çiğdem biri Nergis
Vuruldular güpegündüz
Sorarlar bir gün sorarlar."
Kahramanlık türküleri çaldı.
Estergon Kalesi, Çanakkale içinde Aynalı Çarşı.
Ankara'nın taşına bak, Kuvai Milli destanı.
Ezilen Anadolu +++
Bugün çocuklarımız okula başladı. Bizim için mutlu ve umutlu bir gün. Ancak bir de kamera arkası var. Çocuklar her gün burada bu havayı soluyacaklar. ASBEST riskine karşı yetkilileri göreve davet ediyoruz. Bu molozlar acilen buradan kaldırılmalıdır.
MARIBOR TARAFTARLARININ SEBEP OLDUĞU TRİBÜN OLAYLARI HAKKINDA
Takımımızın, UEFA Avrupa Konferans Ligi 3. Eleme Turu rövanş mücadelesinde deplasmanda Maribor ile oynadığı maçta yaşanan vahim tribün olayları hakkında açıklamamızdır.
Takımımızın oynadığı maçta, tribünlerde hiçbir problem yokken rakip takım taraftarlarının taraftarımızın arasına girerek tribünde yer alan pankarta saldırması, pankartı tribünden sökmesi üzerine kesinlikle kabul etmeyeceğimiz olaylar yaşanmıştır.
Stadyumda görev alan polis ekiplerinin bu olaya sebep olan Sloven taraftarlara müdahalesi yeterli olmamış,
Fenerbahçemizi desteklemek üzere tribünde yer alan, tribünden sökülen pankartı geri alma refleksini ortaya koyan taraftarlarımız ve tüm tribünümüz haksız şekilde stadyumdan dışarı çıkarılm��ştır.
Kulübümüze ulaşan bilgi taraftarlarımıza stadın dışarı çıkarıldıkları anlarda da polisler tarafından sınırı aşan bir yaklaşım sergilendiğidir.
Tribünlerde Fenerbahçemizi yalnız bırakmayan, tribün duruşunu olması gerektiği gibi ortaya koyan taraftarımıza geçmiş olsun diyor;
Maribor taraftarlarının sebebiyet verdiği bu vahim olaya dair UEFA nezdinde tüm sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyunun bilgisine sunuyoruz.
Seçim için deprem bölgesine gitmek isteyenler için https://t.co/SOYbkAWTUe açıldı. İsteyen bilet bağışı yapabilir, bilet almak isteyenler ise "bilet iste" kısmından girip formu doldurabilir. Form doldurulduktan sonra e-mail yoluyla bilgi veriliyor. Yayalım lütfen.
Turistlerin ve biz Antakyalılar'ın gitmekten en çok keyif aldığı mekanlardan biri Affan Kahvesi açıldı. Antakya'ya giderseniz ya da Antakya'daysanız mutlaka uğrayıp haytalı yiyin...
Ankara Bişkek Caddesi'nde yürürken karşıma çıktı. Direkt girdim içeri. İşletenler benim mahallemdenmiş, deprem sonrası iki kadın ayakta kalmaya çalışıyorlar. Destek olmak isterseniz çıkın çıkın gidin.