Deniz Göktaş 46 gündür cezaevinde. Hakkında soruşturma açıldığını bilerek ülkeye dönmesine rağmen "kaçma şüphesiyle" tutuklanmıştı. Ortada karartabileceği bir delil de yoktu. Üstelik sadece bir gösterisindeki birkaç cümle üzerinden suçlanıyor ama iddianamesi de hâlâ hazırlanmadı. Koca koca yasalar Meclisten birkaç günde geçerken Deniz Göktaş haksız, hukuksuz ve hiçbir vicdanın kabul edemeyeceği bir yargı pratiğiyle 1,5 aydır hapis yatıyor.
yenileme, bakım, değişim diye diye bir aydır esnaf rezil durumda. kaldı ki 2-3 aydan aşağıda bu açma- kapama bitecek gibi değil. ama kimsenin umurunda mı? gel de dert anlat. @izsugm bir yerden @gdzelektrik bir yandan @KonakBel@nilufercmutlu hak getire.
yemin olsun bıktırdınız! yazın ortasında kimse iş yapamaz oldu. çukur, pislik, çamur, toz ve üstüne saatlerdir elektrikler yok. sabah kepenk açamamış iş yapamadı, açmış olan kapatamıyor millet öyle kaldı. adım atılacak yer yok. köstebek yuvası gibi oldu Alsancak’ın her yeri!
bu adam onca döviz, silah, yelek- hakkında onca dava sebebi ve evinde.
stand up yapan deniz göktaş kuyuda!
youtube parası yüzünden şikayet edilen oğuzhan kodeste. tweet bu kadar!
İsveç'te 14 yaşındaki otizmli bir çocuğa tecavüz eden 40 yaşındaki yabancı uyruklu şahıs serbest bırakıldı.
Gerekçe: Çocuğun, tecavüz sırasında birden fazla kez uzaklaşma fırsatının olması ve büyük göstermesi.
haluk levent mevzusu harbiden çok can sıkıcı bir mevzu. işin en kötüsü ne biliyor musunuz? hem haluk levent bunları yapmamıştır diyemiyoruz, hem de ‘adalet sistemine güveniyoruz’ diyemiyoruz. korkunç ve içinden çıkılmaz bir distopya’da yaşıyor gibi hissediyorum…
Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan herkese selamlar. Merak eden varsa içten bir şekilde söylüyorum, keyfim yerinde. İlerleyen günlerde façayı bozmamak için iyi hissetmiyorken “iyiyim” diyebilirim. O durumda bir yerlere göz kırpma emojisi koyarım.
Birçok açıdan nostaljik bir deneyim oluyor. Yıllar sonra televizyon izliyorum ve alaturka tuvalet kullanıyorum. Üstüne bir de Dünya Kupası eklenince 2002 yılında maça yetişmek için okuldan eve koşan Çocuk Deniz’e döndüm ama şişman Ronaldo’suz aynı keyfi vermiyor. Bu arada reklamlar iyice sıkıntı olmuş. Kantinden AdBlock istemek için dilekçe yazmayı düşündürdü. Sürekli meşrubat içen Boran Kuzum ve Feyyaz’ı görüyorum. Umarım müstakil bir ev alacak kadar iyi bir kaşeye anlaşmışlardır. Yoksa çekilecek çile değil. Nihat Kahveci’ninkini ev de kurtarmaz. “Kuşkaş ne topçuydu be!” Bir de yağcılık gibi olacak ama TRT 2 çok iyiymiş. İlaçlarıma henüz ulaşamamışken Kiarostami’nin Kirazın Tadı antidepresan gibi imdadıma yetişti yine. Yemekler ODTÜ yemekhanesiyle aynı. Dışarıdayken günde 1,5 öğün yiyordum, burada 3 öğün yiyorum vakit geçsin diye. Diş fırçalama işini de günde ikiye çıkardım, yine vakit geçsin diye. Alaturka tuvalet de daha sağlıklı diye duymuştum. Öyle değilse bile buradan çıkana kadar söylemeyin, motive kakalarımın tadı kaçmasın.
Bildiğiniz gibi kendi isteğimle dönüp teslim olmama rağmen ters kelepçe yapmak istediler. Rızam olmadığını söyledim. Zor kullanarak yaptılar. Şanlı direnişim yaklaşık 4 saniye sürdü. Polisler 2 katım n’apayım? Sonra emniyette birisi, “ya aslında sosyal medyaya içerik üretmek için” demiş olmalı ki; restoranda tam yemek yiyecekken “arkadaşlar bir saniye bozmayın” deyip masanın fotoğrafını çeken influencer tatsızlığında, ters kelepçeli videolarım çekildi; önden, arkadan, yandan. Hepsinde bir şekilde kameramanı bulup sırıttığım için uzak-arka açıyı yayınlayabilmişler.
Yapıcı bir eleştiri: Vatan Emniyet binası dökülüyor. Çalışanlar sıcaktan baygınlık geçiriyordu. Osmanlı’dan kalma klimalar var ve onlar da çalıştırılmıyor. Sadece amirlerin odasında son model klima var. Bu memurlar sırf siz istiyorsunuz diye kendilerine hiçbir zararı olmayan ve hatta belki sempati duydukları insanlara kötü polis rolü yapıyorlar. Duygusal yükü ağır olmalı; müstakil ev verseler yapmam. Bari bir klima alın. Yeri gelmişken söylemeden geçemeyeceğim, bu iki günlük kısa mesaim gösterdi ki Behzat Ç. ve Bir Zamanlar Anadolu’da kurmaca değil belgeselmiş, bütün diyaloglar ve karakterler birebir gerçekmiş.
Uçağa binmeden önce internetteki son dakikalarımda gördüğüm son şey “ailesinin gözüne girmek için kendini yakıyor, yazık!” tarzı yüzeysel psikolojik analizlerdi. Annemin Airbnb’de biblo kırdığı için ağıt yakması ve babamın gerçekten iyi bir baba olması dışında bütün anlattıklarım kurmacadır. Şaka yazabilmek için uydurduğum hayali çatışmalardır. Kişi ve kurumlar gerçek değildir. Mizahi bir yaklaşımdır. Pardon, mahkeme diline alıştım; siz bari şaka açıklattırmayın.
Kendimi bildim bileli hiçbir konuda baskı yapmamış, bana dair beklentiye girmemiş, çöp adam bile çizsem duvara asmış can dostlarımdır ikisi de. Her anne-baba kadar korumacı ve kaygılıdırlar. 2023’teki ilk Harbiye gösterimden sonra bile “Psikolog olsan keşke, boş vakitlerinde stand-up yaparsın” seviyesinde klişe; “yurtdışında İngilizce yapsan olmuyor mu?” diyecek kadar oğullarını gözlerinde büyütmüş insanlardır. Hemfikir olmasalar da bütün saçma kararlarımın arkasında durdular, bu gösteride de öyle olduğunu biliyorum, huzurlarınızda ikisini de öpüyorum.
Bu gösteriyi ne bir karşılık umarak ne de bir an bile cesur hissederek yayınladım. 7 yıl boyunca muhteşem bir hayat yaşadım. 25 yaşıma kadar içedönük, ölümüne karamsar, her şeyden şikâyet eden bir insan olarak; hobi seviyesinde yirmi seyirciye stand-up yapsam yeterince mutlu olacakken yüzlerce gösteride binlerce insanla beraber güldüm, yüzlerce yeni arkadaşım oldu, çok kalabalık ve sevgi dolu hissettim. Üstüne ihtiyacımın çok üstünde para kazandım.
Gencecik insanlar üniversiteleri korumak için, birçok konuda aynı düşünmedikleri belediye başkanlarına haksızlık yapıldı diye başlarına bu kadar bela alırken, “politik mizah” yaptığını iddia eden biri olarak en zararsız cümleleri bile ‘ama bunu yanlış anlarlar mı?’, ‘burayı manipüle edip sana saldırırlar mı?’ kaygılarıyla silmekten, etrafından dolanmaktan sıkıldım. O kadar sıkıldım ki, sıkıntım hayli yüksek olan korkumu aştı.
Gözaltı gecesi uyuşturucu testi sonrası götürüldüğüm hastanede beni görünce heyecanla el sallayan yetmiş yaşında teyze ise, kişisel sıkıntımı hayalimin ötesinde bir memnuniyete dönüştürdü. “Halk beni anlamadı ve başıma işler geldi” diye beklerken, “Halk beni anladı ve başıma işler geldi” oldu. WIN-WIN.
Temel seviyede Türkçe bilen, gösteriyi sahiplenen ve dayanışma gösteren herkese sevgiler. Gündemi salıyorum, kararlıyım bu sefer Moby Dick’i bitireceğim. Size dışarıda kolaylıklar.
Mizahın tamamen yasaklanacağı ve kabul görmeyeceği günlere doğru koşar adım gidiyoruz.
Plastip şovlardan, Soyut Padişah gibi oyunlardan geldiğimiz noktaya bakın.
Deniz Göktaş gibi korkmayan ve olması gerektiği gibi mizah yapanın başına gelenleri görün.
Yarın arkadaşlarınızla kendi aranızda bir siyasetçiyle ilgili konuştuğunuz zaman bile sesiniz içinize kaçtığında, fısır fısır ve korkarak konuştuğunuzda hatırlarsınız.
#DenizGöktaşSerbestBırakılsın
@cemkucuk55 tweet en az deniz kadar komik de daha komiği; andavalın bir kaçı ‘üç beş kişi tanıyordu. reklam için yaptı iyi PR oldu’ yazmış.
lan oğlum çıkınlan kabuğunuzdan lan! dünya sizin mahallenizden ibaret değil. adam senelerdir kapalı gişe. 200 takipçinle beyin yoksunu yorumlar yazma!
@ensonhaber Baba sen ne anlatıyorsun ya! Bu konuştuğun iki üç adam yaşasa bunları duysa karşına dikilse, politik mizahtan nefes alamazsın. Hep bir düşürmeye çalışma yeter ya!
Bir allahın kulu bu işe ne zaman el atacak! @EmniyetGM@izmirbld@KonakBel 15 dk önce trafiğe kapalı alanda kafasına göre motor kullanan bir denyo Kıbrıs Şehitleri’nde küçük bir çocuğa vurdu. Hanginizin sorumluluğu? Konu şu ki; kuryeler, özel motorlar vb her saat ortamda tehdit.
6 yaşında bir kız çocuğu ölüyordu. Birine söylüyoruz. Konak bakıyor buraya diyor. @KonakBel -diğerine diyoruz büyük şehir ilgilenir diyor. @izmirbld -derken öyle maaşı için takılan umrunda olmayan başka bir zabıta polis bakar talatpaşa da bulun @EmniyetGM diyor.
Arınma mı?
Önce kaybettiğiniz 13 seçimin, mühürsüz oy pusulalalarına itiraz etmeyişin, “Anayasa’ya aykırı ama evet diyeceğiz”in, Ekmeleddin’i aday göstermenin, kaybettiğimiz yılların hesabını verin…
Yorumlarda da belli ki halkta karşılığınız kalmamış.
Kırk tane oyum olsa biri yok artık…