Bence insanlar eve gelmenin, evlerini toplamanın, güzel bir yemek pişirmenin, çay demlemenin ve sadece kendi hayatlarına odaklanmanın ne kadar huzur verici olduğunu fark etmiyorlar
Adalet mücadelemiz devam edecek , suçlulara ceza değil ödül gibi gelen bu kararı kabul etmiyoruz. Mağdurları ağlatan,suçluların alkışlarla kahkaha attığı bu karar kabul edilemez
Sevgili dostlar; dün görülen karar duruşmasında kolon kesen şahıslar tahliye edildi.Mahkeme heyeti tutuklu kaldıkları süreyi yeterli görmüş. Bu şahıslar 2 yıl boyunca firariydi ve bir villada tatil yaparken yakalanmıştı sadece 13ay hapis yattılar ve SUÇLU olmalarına rağmen tahliye edildiler. Ezgi apartmanında evlatlarım dahil 35 kişi hayatını kaybetti, bu hesapla her bir can için 11 GÜN hapis yatmışlar.Yazıklar olsun; suçluların alkışlarla sevinç çığlığı attığı , mağdurların ağladığı bu karara yazıklar olsun.Adalet mücadelem devam edecek ; bu kararı veren heyetten şikayetçiyim.Bu heyet davamızın görüldüğü mahkemeye yeni atandı ,göreve başlayalı bir ay oldu, savcılığın 3 yıldır takip ettiği ve olası kast talep ettiği ,sayfalarca delil olan dosyayı katıldıkları ilk duruşmada bu tahliye kararı ile sonlandırdılar.Diyecek çok söz var fakat adalet mücadeleme devam edebilmek için susuyorum, benim yerime sizler konuşun gönderilerimi paylaşın sesime ses olun lütfen.
Kolonları kesiyorlar… Pastanelerini genişletmek için… Depremde 35 kişi böyle bir cinayete kurban gidiyor… O çizgide yıkılan tek apartman. Yıkılırken yan binanın (Firuze Apt.) üzerine doğru yıkılıp çöküyor, orası da zarar görüyor. Şimdi 876’şar yılla yargılanan sanıklara 6 yıl 8 ay verip sonra bu 6 yılı bile yatmalarına yol vermeden tahliye ettiler… Ha bu arada sanıklar da zaten ortada yoklardı… 700 gün boyunca firarilerdi. Sadece 14 ay hapis yattılar…. Karar duruşmasında bu adamlara bir de iyi hâl indirimi yaptılar. Kaçtıkları için herhalde! Normalde bilinçli taksirle öldürmenin cezası 22 yıl iken 6 yıl verip tahliye ediyorlar… Ve hâlâ firari olan başka sanıklar da var…
Ölenlerin en küçüğü 6 aylık olan Asude Bebekti… Altındaki beziyle defnedildi…
Kervan Pastanesi’nden tatlı alıp depremde yakınlarını kaybedenleri ziyarete giden idareciler vardı Maraş’ta… Gerçek bu…
Allah sonumuzu hayreylesin… Ama sadece o bebeğin hakkı bile kahretmeye yeter… Yazıklar olsun, ne diyelim.
Kültür Yolu Festivali başlayacak yarın Maraş’ta… 14 Eylül’de de Sefo ile coşacaklar…
Adil bir yol tesis edilmemiş bir şehirde kültür yolu olamaz…
Ne söylesek az kalır…
Yazıklar olsun!
Yazıklar olsun!
Yazıklar olsun!
Sendikamız Genel Merkez Yönetim Kurulu tarafından, 2026-2027 Eğitim-Öğretim yılı ve yaz tatili döneminde, üyelerimizin
kılık ve kıyafet serbestliğini uygulamalarına yönelik eylem kararı alınmıştır.
📌 Eylem kararımıza ve dilekçe örneğine aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.
👉 https://t.co/ypRQyT3qzZ
Aşırı düşünmek hiçbişeyi değiştirmez ama istiğfar ve dua değiştirebilir. İstiğfar ve dua ile gönlünü rahatlat, bırak Allah senin yapamadığın şeyleri yapsın.
Tevbe Suresi 65. Ayet. “Eğer onlara soracak olsan, "Biz sadece lafa dalmış şakalaşıyorduk." derler. De ki: "Allah ile mi, O'nun ayetleri ve Resul'ü ile mi alay ediyordunuz?”
Eleştiri ile tahkir arasındaki farkı bilmeyenler, özgürlüğü değil, saygısızlığı meşrulaştırır. Daha da ilginci, kendi ideolojilerine, siyasi figürlerine veya hassasiyetlerine yönelen en küçük eleştiride “nefret söylemi” ve “hakaret” diyerek ayağa kalkanların, Kur’an-ı Kerim söz konusu olduğunda bunu sanat ve mizah diye savunmalar��. Çünkü asırlardır inançlara hakaret ederek entelektüel görünmeye çalışmak, fikir üretemeyenlerin en kolay sığınağı olagelmiştir.
https://t.co/zxvVR10Aac
İzlerken Mustafa Kutlu hikayesi okuyormuş gibi hissettim. Erzincan’da geçtiği içindi belki de. Zaman zaman şöyle bir trene atlayıp doya doya Anadolu’yu seyredesim geliyordu şart oldu bundan sonra.
Sırf böyle durumlar yüzünden özel günlerde vs. hediye kabul etmediğimi önden duyurmuştum. Bir iki kere nezaketle reddedince öğrenciler de veliler de anlıyor bu kapı kapanmış oluyor. Okullar veliler ve öğretmenlerin egolarını tatmin etme yeri değildir.
İlkokul bitiyor diye öğretmene ufak bir hediye alalım dediler.Sonra oylama yapıldı.
Beş veli istekli olmadı.Sonra para ödeyen velilerin çocukları için video hazırlandı ama para vermeyen çocukların görüntüleri olmayacak.Öğretmene ve çocuklara ayıp olur dedik ama anlatamadık.
İnsan yaş aldıkça şunu daha iyi anlıyor: Gerçek sandığımız, uğruna hayatımızı bozduğumuz şeylerin çoğu gerçek değil bir vehim, bir aldanış, bir yanılsama: sesler, sözler, sûretler, hisler, yeminler, ahitler, aslalar, hiçler... Hayat, içi dolmayan bir boşluk yalnızca.
Bu adamı serbest bırakıyorsanız kimi içeri alacaksınız?
Bunu yapmaya cesaret eden; 17 yıl evli kaldığı 3 çocuğunun annesi eski eşine ve hatta kendi evladına şunu yapmakta beis görmeyen birisi, sadece bu korkunç suçu için cezalandırılmak amacıyla değil toplum için tehlikeli, zararlı bir kişi olduğundan cezaevinde tutulmalı.
Ne demek salıverildi??
Ben böyle bir insanla niye aynı sokaklarda yürüyeyim yahu??