Asrın vurgununda yeni perde!
Mevduat yetkisi olmayan TERA Yatırım Bankası bono satıp borçlandı, yasal sınırı 8,5 kat delerek çevresine 600 milyon dolar kredi dağıttı. Krediyi alanlar da o parayla dönüp yine aynı grubun Tera Portföy fonlarını aldı!
Kendi kredisiyle kendi fonunu şişiren dev bir saadet zinciri!
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e soruyorum:
🔹 Bu 600 milyon dolar kredi kimlere verildi?
🔹 Teminatı buharlaşan batık kredilerin faturası kime kalacak?
🔹 Banka 2,6 milyardan 71,7 milyara şişerken BDDK, SPK ve Merkez Bankası nereye bakıyordu?
Ekrem İmamoğlu:
"Babam burada, 30-35 yıldır ticaret yap��yoruz. 3300 daire yapmışız ama bizim kazanamadığımızı karı koca 4 ayda kazanmış. Ali Şekeroğlu Anayasa Mahkemesi önünde canına kıyarken aynı anda bu ülkede fon zenginlerinin failleri korunuyor."
https://t.co/B1AX8BRoRx
30.09.2024
Silivri 14:45
Yeni Duruşma Salonu / Nezarethane
Canım Day'ımmm.. Dayıcığımmm...
Aslanım benim... 'Benzetilmekten gurur duyduğum'...
Adımı duyunca hasta yatağında gözü parlayan temiz yüreklim...
Tarifsiz bir acı içindeyim. Kelimeler yetmiyor, gözyaşlarım ne yapsam dinmiyor. 1 ay içinde elimizden kaydın gittin. Elimden hiç birşey gelmedi. Dışarıda olsam belki o 'akıllı ilaç' için izin prosedürünü tamamlatırdım bu kör düzene... Belki bir faydam olurdu..
Kimbilir belki de benim için yanan yüreğin, acı çeken gönlünün tepkisiyle nüksetti bu meret... İstemeden sebebi mi oldum, istemeden çaresizce sürecine katkı bile sağlayamadığım. İçimdeki acı, yüreğimdeki sızı öyle büyük ki..
Böyle bir haberi cezaevinde almak bir insan evladının başına gelebilecek en ağır şeylerden biri olsa gerek. Allah büyük ki tek başına hücrede değil, duruşma salonunda öğle arasına girerken duydum haberi. Şoku, acıyı, gözyaşını, isyanı ve duayı şu an nezarethanesinde yaşıyorum bu koca hangarın. Yanımda dostlarımın olması bir nebze teselli oldu. Elleri üzerimde, hepsi acımı paylaştı.
Gece ne olacak... Sonrası nasıl geçecek bilmiyorum ama tüm dualarım senin için Dayımmm..
Cenazene bile katılmama izin vermeyen kurallar, kısıtlar içinde çekiyorum çilemi.
Dayı birinci derece yakın değilmiş! En birinci dereceden, yüreğimi yakan bu yakınlığın, sevgimin şefkatinin, yüreğimdeki yerini hayatımdaki anlamını siz nereden bileceksiniz!
"Siz benim neler çektiğimi nerden bileceksiniz..."
Allah rahmet eylesin güzel dayım.. Yattığın yer hiç incitmesin. Hastalığında yanında olamadım. Cenazene bile gelemiyorum ne olur bağışla. Buradan helalleşeceğim.. Hakkını helal et...
Sema yengem, Levent'im, Mehmet'immm.. Başımız sağolsun..
Canım anacığım başımız sağolsun.. Tüm geniş ailem başımız sağolsun..
"Bu da geçer yâ hû"
OĞLUN
BUĞRA
YE Parti Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz’ın eşi hakkında ‘’yağma’’ ve ‘’kamu kurum veya kuruluşlarının zararına dolandırıcılık’’ iddiasıyla soruşturma başlatılmıştı.
Deniz Yavuz Yılmaz açıklama paylaştı
‘’Kamuoyunun Dikkatine,
Milletvekilliği görevim süresince;
AKP’nin yaptığı yolsuzluk, usulsüzlük ve kamu zararları üzerine kamuoyunu aydınlatmaya çalışıyorum.
Bu nedenle AKP’nin ve türlü güç odaklarının hedefinde ve tehdidi altında olduğumun farkındayım.
Fon vurgunu konusunda yaptığım açıklamalar ve üzerinde çalıştığım dosyalar nedeniyle AKP’nin saldıracağını biliyordum.
Ama bunu eşim üzerinden yapacak kadar alçalacaklarını tahmin etmiyordum.
Konu, bana dokunamadıklarından ailem üzerinden beni tehdit etmelerinden ibarettir.
Hem geçmişte hem de bugün, geniş bir kadroyla çalışmalarımı sürdürüyorum. Bunların arasında danışmanlarım, çeşitli alanlardaki uzmanlar, hukukçular ve siyasetçiler vardır.
Ortaya atılan asılsız iddianın amacı, fon vurgunu meselesinin konuşulmasını engellemektir.
Bana buradan, hem de eşim üzerinden saldırmak bir itibar suikastı ve susturma girişimidir.
Bu operasyonu yapanlar açıkça şunu diyorlar: “Sen ve partin, bu fon vurgunu meselesini daha fazla kurcalamayın!”
Benim üzerimden tüm milletvekillerine ve ailelerine verilmek istenen bu aşağılık mesajı reddediyorum.
Bu tehdide, bu alçaklığa pabuç bırakacak değilim. AKP’nin yolsuzluk, usulsüzlük ve kamu zararlarının üzerine gitmeye kararlılıkla devam edeceğim.’’
Parti Sözcümüz Sera Kadıgil:
"Foncu Fatma'nın görevden affını rica etmesi dışında biz henüz siyasilere uzanan bir yaptırım görebilmiş değiliz. 100 bin emekli maaşı kadar parayı dört ay içerisinde bu kadın ve eşi cebine koydu o fondan. 100 bin emeklinin maaşını dört ayda çekmek ne demek? Bu insanın hala elini kolunu sallayarak gezmesi ne demek?"
Foncunun 2 milyarcık karını iade ettiği söyleniyor.
Eee?
İBB Bursuyla okuyan bir “kamu görevlisi” o fona yatıracak 163 milyon TL’yi nereden bulmuş?
Bu fona girmesine ve tam da çiçek gibi zamanda çıkmasına dair engin(!) öngörüyü nasıl edinmiş?
Sadece etkin pişmanlıktan yararlanmak için bile ödemesi gereken artı 2 milyarı da ayrıca yatırmış mı!?
Banka soyan biri yakalanınca çaldığı parayı savcılığa teslim edip elini kolunu sallayarak çıkıp gidebilir mi mesela?!
Bu mudur?!
Fon vurgunu suç örgütünün ilişkiler ağını deşifre ediyoruz!
Emre Tezmen ile Sayan ailesi arasındaki kritik bir bağlantıyı ortaya çıkardık.
Emre Tezmen’in Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK)’in Türkiye-Finlandiya İş Konseyi Başkanı yapılmasının ardından;
Fatma Betül Sayan Kaya’nın ablası Ayşe Hilal Sayan Koytak’ın da 5 Eylül 2026’da Finlandiya Büyükelçisi olarak atandığını tespit ettik.
Peki Emre Tezmen, devletin finans piyasalarındaki kozmik odası olan;
Merkezi Kayıt Kuruluşu’nun yönetim kurulunda kiminle birlikte yer alıyordu?
DEİK Finlandiya sürecinin yürütücüsü olan Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu ile!
Yani hepsi birbiriyle bağlantılı, hepsi bir ekip ve hepsi her şeyi biliyordu!
Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu ve Finlandiya Büyükelçisi Ayşe Hilal Sayan Kotak da derhal görevden alınmalıdır!
Son günlerde, X ve Instagram platformlarında çok sayıda hesabın erişime engellendiğine tanık oluyoruz.
Hangi görüşten olursa olsun, kapatılan hesapların tek bir ortak özelliği var: Siyasi iktidarın tarafını tutmuyor olmaları…
Herhangi bir sosyal medya hesabı, siyasi görüşünden dolayı milli güvenliğe tehdit sayılamaz. Milli güvenliğimiz, iktidarın siyasi hamlelerine konu edilemez. İktidara muhalefet etmek suç haline getirilemez.
X ve Instagram platformlarını uyarıyoruz: İktidar partisinin antidemokratik talepleri üzerine aldığınız kararları yakından takip ediyoruz.
Unutmayın sizin de Türkiye’deki gücünüz bir avuç iktidar yanlısı muhteristen değil milyonlarca kullanıcınızdan geliyor ve siz bu süreçte yanlış tarafta durmamalısınız.
Sizleri, bir partinin, tamamen siyasi hırslarla yürüttüğü haksız sansür uygulamalarının parçası olmamaya davet ediyoruz.
Türkiye, bir avuç insanın; neyi okuyacağımıza, neyi izleyeceğimize, hangi düşünceyi dinleyeceğimize karar verdiği bir ülke olmayacak.
86 milyon yurttaşımız, düşünce ve kanaat özgürlüğüne sahiptir. Türkiye Cumhuriyeti de bir siyasi partiden büyüktür.
Türkiye’ye demokrasi vaat edebilmenin tek yolu, demokrasiyi önce kendi evinizde kurmaktır demiştik.
Sözümüzü tuttuk. Bugün sandıkları kurduk, sözü sahibine bıraktık.
Manisa Yunusemre’de, kendi sandığımda ben de oyumu kullandım.
YENİ Parti’de;
İlçe Başkanını üyeler seçiyor.
İl Başkanını üyeler seçiyor.
Genel Başkanı üyeler seçiyor.
Hayırlı, uğurlu olsun.
Aracısız, ayrıcalıksız, kimsenin kimseye üstün olmadığı yeni bir siyaset kuruyoruz.
Aday olan yarışacak, kararı üye verecek.
Sonra sandık kapanacak, omuz omuza verip yolumuza devam edeceğiz.
YENİ başladık.
YENİ kalacağız.
Milletin iktidarına varacağız!
Şaka yapmıyoruz.
Şeklen particilik oynamıyoruz.
Üyelerimizi parti siyasetinde doğrudan söz sahibi yapıyoruz.
Öyle önümüzde iki yol yok.
Tek yol var.
KAZANACAĞIZ!
Ey Erdoğan;
Hiç lafı eveleyip geveleme…
YAKALANDINIZ!
Benim savunduğum arkadaşlarımı didik didik ettiniz üzerlerinden 2 lira çıkmadı.
Ama senin yanındaki bakanın, genel başkan yardımcın milleti 2 milyar lira dolandırdı.
Bu dönen dolaplardan haberin var mıydı?
Haberin varsa sen bu tezgahın başındasın demektir.
Haberin yoksa devlet yönetme kabiliyetini kaybetmişsin demektir.
Haberin varsa istifa edeceksin, haberin yoksa sandığı getirip emaneti ehline teslim edeceksin.