Seçilmiş CHP Genel Başkanı Özgür Özel, madencilere destek olmak için yanlarındaydı:
“Kimin hakkı yeniyorsa orada birleşecek, kime haksızlık yapılıyorsa arkasında duracağız!”
Değerli meslektaşlarım,
Bizler, Ankara Barosu’nun kurumsal hafızasını ve Demokratik Sol Avukatlar Grubu’nun yarım asırlık mücadele geleneğini taşıyan genç ve güçlü bir ekibiz.
Mesleğimiz ve toplumumuz için sorumluluktan kaçmayan ve çözüm üreten bir anlayışın temsilcileriyiz.
Baroyu yönetmenin tek bir kişinin iradesine bırakılamayacak kadar büyük bir görev olduğuna inanıyoruz.
Bu nedenle yönetimde ortak aklı, liyakati, deneyimi ve birlikte üretme iradesini esas alıyoruz.
Yıllardır Ankara Barosu’nun merkez ve kurullarında görev alan, mesleğin sorunlarını yakından bilen ve çözüm süreçlerinde rol üstlenmiş meslektaşlarınız olarak buradayız.
Çünkü güçlü bir Ankara Barosu; kişisel iddialarla değil, dayanışmayla ve kolektif iradeyle inşa edilir.
Biz sizi 10 Haziran’da CerModern’de yapılacak ön seçimde adaylar arasında bir tercih yapmaya değil, Ankara Barosu���nun yarınını yan yana kurmaya davet ediyoruz.
Gelin geleceği yan yana inşa edelim.
#yanyana
Kemal Kılıçdaroğlu'nun MYK'sında yer alan Siirt İl Başkanı Nevaf Bilek'e ailesinden dikkat çeken bir tepki geldi.
Bilek Ailesi adına açıklama yapan Can Bilek, Nevaf Bilek'i artık aile büyükleri olarak görmediklerini belirtirken, Özgür Özel dışında herhangi bir genel başkanı tanımadıklarını duyurdu.
Eğitim-Sen, Kılıçdaroğlu'nun ekibine katılan Yıldırım Kaya'nın kurucu başkanlığını dondurma kararı aldı.
Sendika, kurucu başkanları Yıldırım Kaya'yı kınadı ve bundan sonraki sendika faaliyetlerine ve etkinliklere çağırmayacağını açıkladı.
Sevgili gençler, zaman bir kurtarıcı bekleme zamanı değildir.
Sizin hür fikriniz, hür vicdanınız sizin için en doğru rehberdir. Bu ülkenin aydınlık yarınlarını kurmak hepimizin üzerine düşen bir vazifedir.
Sonunda hem kendi geleceğinizi kurtaracak hem de sizden sonrakilere gururla anlatacağınız bir özgürlük destanınız olacak.
YSK kararı ve siyasi partilere müdahale alanına dair...
Yüksek Seçim Kurulu’nun 22/05/2026 tarihli ve 2026/246 sayılı kararı, seçim hukukunun temel amacı olan sandık iradesini koruma sorumluluğunu yok sayan, seçim yargısının kendi görev alanını daraltarak siyasi parti demokrasisini güvencesiz bırakan bir karar niteliğindedir.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin 38. Olağan Kurultayı, 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde Çankaya 4. İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı’nın gözetim ve denetimi altında yapılmıştır. Kurultayda genel başkanlık seçimi iki tur halinde gerçekleştirilmiş, oy verme, sayım, döküm ve tutanak işlemleri seçim kurulu denetiminde tamamlanmış, sonuçlar yasal süresi içerisinde kesinleşmiş ve 8 Kasım 2023 tarihli mazbata düzenlenmiştir. Üstelik Çankaya 4. İlçe Seçim Kurulu, kurultay sürecinde Kemal Kılıçdaroğlu veya vekili tarafından seçim iş ve işlemlerine ilişkin herhangi bir yazılı ya da sözlü itiraz yapılmadığını açıkça bildirmiştir.
YSK kararında, siyasi partilerin kongrelerinde organ seçimlerinin ilçe seçim kurulu başkanı hakimin gözetim ve denetiminde yapılacağını kabul etmektedir. Hatta kendi kararında 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 21. maddesine dayanarak seçim sürecindeki işlemler, tutanaklar ve seçim sonuçlarına ilişkin itirazların ilçe seçim kurulu başkanı tarafından incelenip kesin olarak karara bağlanacağını açıkça ifade etmektedir.
Ancak YSK, tam da bu noktada kendi gerekçesiyle çelişen bir sonuca ulaşmıştır. Çünkü mesele, bir hukuk mahkemesi kararının temyiz incelemesi meselesiyle sınırlı tutulamaz. Asıl mesele; ilçe seçim kurulu gözetiminde yapılmış, kesinleşmiş ve mazbataya bağlanmış parti organ seçimlerinin, seçim yargısı dışında bir yolla etkisiz kılınmak istenmesidir.
YSK, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz merciinin Yargıtay olduğunu belirterek başvuruyu reddetmiştir. Elbette YSK bir hukuk mahkemesi kararının temyiz mercii değildir. Ancak başvurumuzda talep edilen husus, YSK’nın adli yargı kararını temyizen incelemesi değil; Anayasa’nın 79. maddesinden kaynaklanan yetkisi kapsamında seçim yargısının kesinleştirdiği mazbataların, kurultayların ve seçilmiş organların hukuki varlığını korumasıdır.
YSK bu ayrımı görmezden gelmiştir.
Kurul kendi kararında siyasi parti kongrelerinde seçim kurullarının yetkisiyle oluşan kesin sonuçları koruma sorumluluğunu üstlenmekten kaçınmıştır.
Daha açık ifade etmek gerekirse: Bir siyasi parti kurultayı seçim kurulu denetiminde yapılacak, sonuçları kesinleşecek, mazbata verilecek; aradan uzun süre geçtikten sonra aynı seçimler adli yargı eliyle hükümsüz hale getirilebilecekse, seçim yargısının sağladığı kesinlik ve güvence hangi anlamı taşıyacaktır?
Bugün Partimizin kurultay iradesi tartışmaya açıldı ve yok sayılmak isteniyor, yarın herhangi bir siyasi partinin kongresi, il başkanlığı seçimi, genel başkanlık seçimi ya da delege iradesi de aynı yöntemle hedef alınabilir. Bu nedenle mesele tam olarak siyasi partiler hukukunun, seçim yargısının, demokratik temsil ilkesinin ve sandığın korunması meselesidir.
"Ustalaştık biraz daha
taşı kırmakta,
dostu düşmandan ayırmakta.
...
Dinleyip diyecek çok.
Fakat uzun söze vaktimiz yok.
Yürüyelim."
Işıklar içinde uyu Nazım Hikmet!
Genel Başkanımız Özgür Özel ile birlikte haklarını arayan maden işçilerimizin haklı mücadelesinde yanlarındayız. Alın terinin ve emeğin sesine ses katmak için yarın saat 12.00’de Yıldızlar SSS Holding önünde buluşuyoruz.
Emek kazanacak, dayanışma büyüyecek
CHP yurt dışı birlikleri ortak açıklama yaptı:
“Genel Başkanımız Özgür Özel liderliğinde yürütülen demokrasi, hukuk ve halk iradesi mücadelesini kendi mücadelemiz olarak görüyoruz.
Bu süreçte Genel Başkanımız Özgür Özel’in yanında olduğumuzu kararlılıkla ifade ediyoruz.”
SON DAKİKA | Seçilmiş CHP Sözcüsü Zeynel Emre, kurultay hakkında açıklama yaptı:
“Parti Meclisi ya da delege karar aldığı hâlde kurultay toplanmazsa çağrı heyeti atanması istenir.
Çağrı heyeti partiyi yönetmez, sadece kurultaya götürür.
Seçilmiş Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel, yarın saat 12.00’de; kendilerine verilen sözler tutulmayan Doruk Madencilik işçileriyle, SSS Yıldızlar Holding önünde bir araya gelecek.
KAMUOYUNA DUYURU
Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve Kamuoyuna…
2009 yılında Chp grup başkanı iken tvlerde yapmış olduğunuz, belgeye dayalı ve Akp’li rakiplerinizi adeta terlettiğiniz,istifaya zorladığınız ve iktidarın yolsuzluklarını yüzlerine vuran, sakin, kendinden emin, dürüst tavrınızla,muhalif kitlelere umut olduğunuz duruşunuzla sevmiştik sizi…
Hayatı boyunca halkının sorunlarına yakın duyarlı,ihtiyaç duyulan her emek, barış, demokrasi ve özgürlük eksenli eylemlilik ve platformlarda bulunmuş, bu çizgide şarkılar da bestelemiş, sol değerlere sahip bir sanatçı olarak ,beni de heyecanlandırdınız ve harekete geçirdiniz…
Duyduğum duyarlı sanatçı sorumluluğu sabaha karşı 4 de bana Kılıçdaroğlu marşını besteletti…Siyasi partilerde seçim şarkısı algısını değiştiren ve kaliteyi artıran sıfır (yeni) beste geleneğini başlatan bu şarkıyı o günkü şartlarda yapmış olmaktan pişman değilim…Elimi duyduğum aydın sorumluluğuyla, ülkem, partim ve halkım için taşın altına koymam gerekirse,her zaman koydum, yine koyarım..
Fakat gelinen şu noktada 13 seçim yenilgisi, yapılan siyasi hatalar, artık nedense yapılmayan düellolar, ortaya çıkmayan belgeler, başarısızlıklarınız nedeniyle milyonlarca sol, sosyal demokrat, laik, Atatürk’çü ve cumhuriyetçi kitleleri tekrardan umutsuzluğa ve karamsarlığa sürüklediniz…Bu da haklı olarak yapılan seçimli kurultayda genç, çalışkan ve tekrardan umut vadeden, genel başkan adayı sn.Özgür Özel ve cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’na karşı parti içi iktidarı demokratik yollarla kaybetmenize sebep oldu ve parti adeta tarihi olarak şahlandı ve ilk seçimde 1. Parti oldu…
Benim sizden beklediğim ,eski bir genel başkan olarak partinizin başarısı için, bu genç ve başarılı kadroyu tebrik etmek,ellerini sıkmak ve kutlamaktı…Gerektiğinde diğer eski genel başkanlar gibi yanlarında durarak desteklemenizdi…Fakat sizin geldiğiniz nokta adına maalesef üzüntü duyuyorum…Türkiye https://t.co/NRxxvtOEQL olmuş iktidara yürüyen partiye iktidarın ve üst akılların kurduğu onlarca tuzağın üstüne, en büyük çelmeyi taktınız butlan kararına uyarak…Pir Sultan’ın dediği gibi, ille dostun bir tek gülü yareler beni…Olmadı sayın Kılıçdaroğlu, yakışmadı…Sizi alkışlayanlar emin olun tarihi bir yanılgının içindeler ve bu yaptığınız unutulmayacak…Bu saiklerle partiye yaptığım bir çok şarkımın içinde ,adınızın geçtiği şarkılarımın sizin ve meşru bulmadığım yönetiminiz tarafından kullanılmamasını ve dijital platformlarınızdan da kaldırılmasını istiyorum…
Yeter bu ülkeye kıymayın efendiler!…
Şarkılarımın kullanımına devam edilmesi halinde yasal yollara başvuracağımı da tarafınıza bildiririm…
Saygılarımla…
ONUR AKIN… @eczozgurozel #chp @ekrem_imamoglu@dk_imamoglu@ailedayanismagi @CHP_istanbulil @CBAdayOfisi@ozgurcelikchp@gunaydingokhan@alimahir@gokanzeybekCHP@veliagbaba@muratemirchp@mansuryavas06@VahapSecer@arasahmetmugla@filizceritoglu@avfilizgencan@besimecz
“Düşmesin bizimle yola; evinde ağlayanların göz yaşlarını, boynunda ağır bir zincir gibi taşıyanlar.
Bıraksın peşimizi kendi yüreğinin kabuğunda yaşayanlar.”
Büyük şair Nazım Hikmet’i vefatının 63’üncü yılında saygı ve rahmetle anıyorum.
CHP'nin en son kabul edilen Tüzüğü çerçevesinde "TBMM'deki Grup Başkanlığı" konusunda üç önemli hükmü hatırlatalım:
1-) Grup Başkanı TBMM'deki grup üyeleri tarafından seçilir!
Parti Tüzüğü (md. 59) uyarınca: "Genel Başkan, TBMM üyesi (...) değilse grup başkanı, grup üyeleri arasından iç yönetmelikte gösterilen yöntemle seçilir."
TBMM Grup İçyönetmeliğinin (md. 6) öngördüğü yönteme göre Grup Başkanı, Grubun en yaşlı üyesinin başkanlık ve en genç iki üyenin yazmanlık ettiği toplantıda salt çoğunlukla seçilir.
2-) TBMM Grup Başkanı, MYK'da yer alır!
Parti Tüzüğü (md. 22) uyarınca partinin en üst yönetim organı olan Merkez Yönetim Kurulu; Genel Başkan, Genel Sekreter, Genel Başkan Yardımcılarının yanı sıra TBMM Grup Başkanı ve Başkanvekillerinden oluşur. Genel Sekreter ve Genel Başkan Yardımcıları Parti Meclisi üyeleri arasından belirlenir.
3-) MYK listesinde yer alan kişiler, Parti Meclisi onayı olmadan göreve başlayamaz!
Parti Tüzüğü (md. 22) uyarınca "Genel Sekreter ile hukuk, seçim, idari ve mali işler, örgüt, yerel yönetimler, medya, halkla ilişkiler ve bilişimden sorumlu alanlardaki genel başkan yardımcıları ile (...) diğer genel başkan yardımcıları genel başkanın önerisi üzerine Parti Meclisinin salt çoğunluğunun onayıyla göreve başlar."