Gerçek bir hikaye;
OĞUL : Baba Biz neden fenerliyiz ?
BABA : Benim babamda Fenerliydi. Onun babası da öyleymiş!
Türkiye'nin en büyüğü Fenerbahçe'dir. Ve hepimiz Fenerbahçeliyiz!
OĞUL: Hastane dönüşü Beşiktaş'ın maçına gidelim mi baba?
BABA : Neden oğlum? Hem orası çok kalabalık olur.. Doktorlar mikroptan uzak durmamız gerektiğini söylüyor biliyorsun.
OĞUL: Baba hiç senden bişey istedim mi şuana kadar. Hiç birşeyi yapamadın diye ağladın mı? Doktorların hep istediklerini yaptık. Bir kez ben istiyorum diye beni hastane dönüşü bu maça götürür müsün ?
BABA: Annene ve doktorlara söylemeyeceğiz ama.
OĞUL: Tamam. Saçlarımın döküldüğü belli olmasın. Beşiktaş şapkası da alırmısın peki.
BABA : Alırım oğlum. Sen ne istersen alırım. (Babamın yanaklarından birkaç damla yaş akar)
OĞUL: Neden ağlıyorsun baba? Beşiktaşlı olmayacağım?Sadece onların maçına gitmek istiyorum.
BABA: Eğer sen mutlu olacaksan. Beşiktaşlı da oluruz oğlum!
OĞUL: Biz o gün hastane dönüşü kaderimizi yol üstünde bulduk. Ben o gün simsiyah bir hayattan bembeyaz bir hayata babamın omzunda merhaba dedim. Çoğu doktor benim nasıl hangi şartlarda iyileştiğimi araştırdı. Ve bir çoğu 'bu sadece mucize' dediler.
O günden beri babam iyileşmemi Beşiktaş'a bağlar.
Bense babamın 'sen istersen Beşiktaşlı da oluruz oğlum' derken gözlerinde biriktirdiği gözyaşlarına bağlarım. Senelerdir hiç kaçırmadığım Beşiktaş maçlarında tedavi olduğumu ve o küçük çocuğun babasının omzundaki saçsız ama mutlu halini hissederim..
Seneler sonra 'Beşiktaşlı' yaşlı babamı maça götürdüm.. Yenemedik ama çıkışta 'iyi ki BEŞİKTAŞLIYIZ' dedik evimize dönerken.."
📌Dip not: Hikayenin kahramanı Yalova Setur Marina genel müdürü Ümit Gölgeci’ye saygı ve sevgiyle💙
Umarım her hasta kendi şifasına kavuşur.
Arkadasım kafayi mi yediniz ya.. hep bir gezme isteği.. evde kal dinlen kitap oku tv izle..bunlarda bir aktivite..gezelim gezelim gezelim..ya eşinizi sevdiğinizi bi rahat bırakın.. psikolojik baskı baskı nereye kadar 🤦♂️