Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanlığı’na herhangi bir mahkeme kararı olmaksızın giren polislerin yaptığı müdahale, açıkça hukuksuz, kanunsuz ve keyfi bir eylemdir.
Bir siyasi partinin il binasına, Anayasa ve Siyasi Partiler Kanunu hiçe sayılarak zorla girilmesi, yalnızca CHP’ye değil, Türkiye’de çok partili hayata, demokrasinin asgari kurallarına ve halkın iradesine yapılmış bir saldırıdır.
Hukuk devletinde güvenlik güçleri, yalnızca mahkeme kararlarını uygular. Burada ortada bir mahkeme kararı olmamasına rağmen, parti binasının işgal edilmesi, içerideki insanların şiddete uğraması, milletvekillerinin ve üyelerin haklarının gasp edilmesi anayasal suçtur.
Bu hukuksuzluğun bedelini şu an hastanede tedavi gören ben ödüyorum. Gözüm yaralı, bedenim darp izleriyle dolu. Ancak bilinmelidir ki biz ne bedel ödersek ödeyelim, Atatürk’ün emaneti olan Cumhuriyet Halk Partisi’ni ve Cumhuriyetimizi savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz.
Bugün bana yapılan, yarın tüm muhalefete ve her özgür yurttaşa yapılabilir. Bu yüzden çağrım nettir: Hukukun üstünlüğü, demokrasinin onuru ve yurttaşın iradesi için herkes sesini yükseltmelidir!
#HukuksuzluğaDurDe #ÇokYaşaCumhuriyet #ÇokYaşaCHP
FIVB Dünya Şampiyonası’nda tarihimizde ilk kez final oynayan ve üstün oyununa rağmen Dünya 2.'si olarak şampiyonayı tamamlayan Türk Kadın Voleybol Milli Takımımızı yürekten tebrik ediyorum!
Tebrikler Atatürk'ün kızları
Tebrikler #FileninSultanları
🇹🇷
Türk vatanını bölüp, sözde Kürdistan diye niteleyen Diyarbakır Baro Başkanı hakkında suç duyurusunda bulunduk.
Zafer Partisi, Türk vatanını bölme girişimine, planına, çabasına izin vermeyecektir.
@zaferpartisi
Yolun Açık Olsun Yusuf Akçiçek
Futbol Akademimizden yetişen futbolcumuz Yusuf Akçiçek’in transferi konusunda Al Hilal Kulübü ile anlaşmaya varılmıştır.
Yapılan anlaşmaya göre kulübümüze 22 milyon Euro net transfer bedeli ödenecek olup, oyuncunun sonraki satışından elde edilecek net tutarın %15’i kulübümüze aktarılacaktır.
Yusuf, altyapımızdan A Takımımıza uzanan yolculuğunda kısa sürede camiamızın sevdiği bir isim olmuş ve sahadaki mücadelesiyle kalplerimizde iz bırakmıştır.
Kendisine kulübümüze bugüne kadar verdiği emek ve katkıları için teşekkür ediyor, kariyerinin yeni döneminde başarılar diliyoruz.
Fenerbahçe Spor Kulübü
Kerem Aktürkoğlu: Ben niye, ‘Türkiye’nin en şerefli kulübüne geldiğim için mutluyum’ dedim biliyor musunuz? Ben sözleşmeli olduğum her kulüp için son ana kadar %100’ümü verdim, aksini hiç düşünmedim. Bu Benfica’dayken de böyleydi. Benfica-Fenerbahçe maçları öncesinde transferim sonuçlanmadığı, Benfica beni göndermeyi kabul etmediği için ben Hakan Safi ve Başkanımıza ‘Oynayacağım’ dedim. Bana Başkanımız, ‘Tabii ki oynayacaksın. Mukaveleli olduğun kulübe ne yapman gerekiyorsa onu yapacaksın.’ dedi. Sayın Hakan Safi de bana, ‘Elinden gelenin en iyisini yapacaksın. Böyle biri olmasan biz zaten seni bu kadar istemeyiz.’ dedi. Benim için aksini yapmam zaten düşünülemezdi. Ama maçta gol atıp Benfica’nın turu atlamasına neden olduktan sonra işler değişir diye düşünmedim desem yalan olur. Ancak hem taraftarımız hem yönetimimiz çok asil bir şekilde yapmam gerekeni yaptığımı dile getirdiler. Ve Başkanımız hemen ertesi gün beni arayıp, ‘Biz seni istiyoruz ve alacağız. Sen yapman gerekeni yaptın.’ dediler. İşte bu şerefli davranışlar dünkü açıklamamın sebepleri. Yoksa kuru hamaset veya başkalarının zorlama yorumlarıyla diğer camialara hakaret gibi bir amacım yok, olamaz da. Ben Fenerbahçe kariyerimde sahada performansımla konuşmak istiyorum. Üstün bir çabayla saha dışı polemiklere çekilmek istendiğimin farkındayım. Ama dün de dediğim gibi bu şerefli camianın bana gösterdiği bu değere karşılığı sahada vermek ve hak ettiği şampiyonlukta en büyük katkı verenlerden biri olmak tek hedefim.
🔹 Kerem Aktürkoğlu: Ben niye, "Türkiye’nin en şerefli kulübüne geldiğim için mutluyum" dedim biliyor musunuz? Ben sözleşmeli olduğum her kulüp için son ana kadar %100’ümü verdim, aksini hiç düşünmedim. Bu Benfica’dayken de böyleydi. Benfica-Fenerbahçe maçları öncesinde transferim sonuçlanmadığı, Benfica beni göndermeyi kabul etmediği için ben Hakan Safi ve Başkanımıza "Oynayacağım" dedim. Bana Başkanımız, "Tabii ki oynayacaksın. Mukaveleli olduğun kulübe ne yapman gerekiyorsa onu yapacaksın." dedi. Sayın Hakan Safi de bana, "Elinden gelenin en iyisini yapacaksın. Böyle biri olmasan biz zaten seni bu kadar istemeyiz." dedi. Benim için aksini yapmam zaten düşünülemezdi. Ama maçta gol atıp Benfica’nın turu atlamasına neden olduktan sonra işler değişir diye düşünmedim desem yalan olur. Ancak hem taraftarımız hem yönetimimiz çok asil bir şekilde yapmam gerekeni yaptığımı dile getirdiler. Ve Başkanımız hemen ertesi gün beni arayıp, "Biz seni istiyoruz ve alacağız. Sen yapman gerekeni yaptın." dediler. İşte bu şerefli davranışlar dünkü açıklamamın sebepleri. Yoksa kuru hamaset veya başkalarının zorlama yorumlarıyla diğer camialara hakaret gibi bir amacım yok, olamaz da.
Bir süredir Anıtkabir resmi devlet törenlerinde görülen bu uygulama bu yıl 30 Ağustos’ta da yinelendi ve birkaç söz etmek farz oldu…
O, kollarını kaldırarak esas duruşta böyle yoklanmasına izin verdiğin üniforma, senin naçiz vücudunu saran, her canı çekenin giyebildiği sıradan bir urba değil efendi!
O üniforma, Albay Reşat Çiğiltepe’nin, Yıldırım Kemal’in, Yüzbaşı Şerafettin’in, İsmet Paşa’nın, Kazım Karabekir’in, Mareşal Fevzi Çakmak’ın, Gazi Mareşal Mustafa Kemal Atatürk’ün üniforması!
Farkında değilsin besbelli, ama öğrenmelisin, sırtındaki şanlı Türk Ordusu üniformasının apoletindeki her yıldızda kadın, erkek ve çocuk on binlerce şehidin vebali, yüz binlerce silah arkadaşının hakkı, Yüce Türk Milleti’nin ulusal onuru, bağımsızlık aşkı, alın teri, emeği, kanı, canı var!
Sana bu muamelenin yapılmasını emredenler, seni bu muameleye layık görenler önemli değil efendi! Onlar taşımıyor o üniformayı, sen taşıyorsun, izzetini korumak senin görevin!
Ömer Seyfettin’in “Pembe İncili Kaftan” öyküsünü bilir misin? Biliyorsan bile bir daha oku ve okurken Mustafa Kemal Paşa’nın 31 Temmuz 1920’de Afyonkarahisar Kolordu Dairesi’nde subaylara yaptığı uzun konuşmasındaki şu sözlerini hatırla lütfen;
“Hayatında bir an olsa bile subaylık yapmış, subaylık izzetinefsini, şerefini duymuş, ölümü küçümsemiş bir insan, hayatta iken, kendisine reva görülen bu aşağılayıcı muamelelere katlanamaz. Onun yaşamak için tek bir çaresi vardır; şerefini korumak!…”
En iyisi, sen çıkar o üniformayı efendi! Çıkar ki, daha fazla muazzep olmasın şehitlerimizin ruhu, daha fazla yaralanmasın ordumuzun gururu, daha fazla sızlamasın milletimizin vicdanı.
Zamanında o şanlı üniformayı 20 yıl gururla taşımış bir subay olarak teessüf ediyor, silah arkadaşlığı hakkımı helal etmiyorum sana ve sineye çeken herkese!
#30AgustosZaferBayrami
#ATATÜRKTEBİRLEŞMEZAMANI
#YenidenAtatürkCumhuriyeti
@add_genelmerkez
🔴 Görüntüler İstanbul'dan..
“Son ağaç kesildiğinde, son nehir kirlendiğinde, son balık tutulduğunda; paranın yenemeyeceğini anlayacaksınız.”
Kızılderili Atasözü
Türk Milleti’ne tam bağımsızlığı armağan eden “kula kulluk” etmek yerine sadece “Allah’a kulluk” etmemizi sağlayan #30AgustosZaferBayramı için Atatürk ve silah arkadaşlarını cuma hutbelerinde ne kadar minnetle ansak az kalır. 🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷
Hep söylüyorum, karşımızda salt bir siyasal iktidar yok aynı zamanda devlete çökmüş bir ekonomik menfaat şebekesi var. Dolayısıyla bunlar normal bir siyasal iktidar gibi gitmezler, mücadele ederek gönderilmeleri gerekir.