Korkunuzun üstüne gidip ağzını burnunu kıracaksınız. Yoksa gözünüzde büyür durur. Kâbusunuz olur. Konuşmaktan mı çekiniyorsunuz, çıkıp konuşacaksınız. Arabayı park edemem mi diyorsunuz, daha zihninize bunu söyletmeden çevirip şak diye park edeceksiniz. Kendini dinle, ölç, biç, tasarla, hazır olmayı bekle filan deli olursunuz valla. Yapın geçin korkmayın.
Dik duracaksınız arkadaşlar. Başınıza ne gelirse gelsin kimseye acınızı göstermeyeceksiniz. En acılı gününüzde en güzel kıyafetleri giyip ışıldayacaksınız. Etrafınızdaki birkaç kişi dışında sizin iyiliğinizi düşünen kimse yok. Düşmenizi, tökezlemenizi, acaba ne zaman pes edecek diye sinsice izleyenlerin karşısına en mağrur gülüşünüzle çıkacaksınız. Kimseye zayıflıklarınızı malzeme etmeyeceksiniz. Çünkü bu dünyada yaranızı kime gösterirseniz, ilk fırsatta canınızı tam da oradan yakmaya çalışırlar. Kendi kendinizin merhemi olmayı, kendi küllerinizden yeniden doğmayı öğreneceksiniz.
Ulan cepte para yok ama çok mutluyum. Keyfim gayet yerinde. Ne yiyip ne içeceğim nerede kalacağım. Amaannn. Hepsi çözülür. Yeter ki ben iyi olalım. Hayata karşı başarılı olacağıma dair sarsılmaz bir inancım var.
Ne olursa olsun hata yapacağız, pişman olacağız ve kontrolümüzün dışında şeyler olacak. Hayatı mükemmel yaşamak diye bir şey yok. Olduğu kadardır hayat. Bu hatalar,üzüntüler ve pişmanlıklarla yüzleşip barıştığımız gün büyürüz.
dostlar hayatınızı şu gerçeklik çevresinde konumlandırırsanız mutluluk oranınız büyük ölçüde artacaktır;
sizinle ilgili olduğunuz düşündüğünüz şeylerin en az %80'inin sizinle alakası dahi yok.
Feng Shui gerçektir. Fotoğrafları sil. Eski mesajları temizle. Artık konuşmadığın insanların numarasını sil. Sana iyi gelmeyen insanlardan uzaklaş. Dolabını düzenle, giymediklerini bağışla. Telefon ekranını sadeleştir. Kullanmadığın uygulamaları sil. Seni geçmişe bağlayan şeyleri kaldır. Yarım kalan işlerini tamamla. Evini havalandır, odanı düzenle. Kırgınlıklarını bırak. Sürekli ertelediğin şeylere başla. Hayatında yer kaplayan ama sana iyi gelmeyen ne varsa bırak.
bugün olduğunuzdan daha iyi/daha kötü bi konuma vardığınızda
yine de hala sizden daha iyi/daha kötü hayatlar var olmaya devam edecek.
mutluluğunuzu maksimize etmek için gereken neyse onun için savasin ve bunu yaparken asla kimseyle kendinizi kıyaslamayın.
kendinizi kimseyle kıyaslamayın. herkesin kaderi, zamanı ve kapasitesi farklıdır.
sizin hayatınızdan, daha iyi ve daha kotu hayatlar olacak.
ne seviyede olursanız olun, kiyas yapacaksınız. milyoner de olsanız, işsiz de olsanız.
kıyas yapmayın,geçmişi bi kenara bırakın,devam edin
Hayatta her şey mantıkla açıklanamaz, hayat sadece mantığa göre yaşanamaz.
Delüzyonel bir şekilde kendinize inanın.
Cebinizde beş kuruş para yoksa bile zengin olacağınız gündeymiş gibi yaşayın.
Gün gelir, olmazlar olur.
Bir yaştan sonra hayatın iyi gitmesini değil, kötü gittiğinde dahi kendini kaybetmemeyi başarı sayıyorsun. Çünkü huzur, başına hiçbir şey gelmemesi değil; gelen her şeye rağmen, içinde kendini kaybetmeyecek kadar sağlam ve değerli bir kişilik inşaa etmiş olman önemli.
Sabretmeyi yanlış biliyoruz. Nasıl olacak, ileride ne yapacağım diye düşünüp sabrını harcamaktansa, sadece yaşadığın güne odaklan. Bugünün sabrı bugüne yeter. Allah kimseye kaldıramayacağı yükü vermez zaten. Boş kalma, spora başla, maneviyatını besleyecek kitaplar oku, dilini zikire alıştır ve temiz ortamlarda insanlarla vakit geçir. Meşguliyetten daha güzel bir tedavi yoktur. Ben de bizzat bu şekilde yaşadım ve tecrübe ettim.
Hayatın tamamen mahvolmuşken üzülmenin hiçbir şeyi değiştirmeyeceğini, her şeyin Allah’ın bir planı olduğunu fark ettiğin o anda, usulca olduğu gibi kabul ediyorsun.
Hayatın kötü bir noktadaysa, stresliysen ve hep bir kaygı hissediyorsan...
Scott Adams'ın kaygıyı saniyeler içinde susturmak için kullandığı 7 zihinsel hile:
1. Ölüm döşeğinde olduğunu hayal et.