Hz. Muhammed’in (s.a.v.) iman eden bir kimseye beddua ettiğini iddia etmek, sevgili Peygamberimiz’e iftira isnadı değil midir?
Kaldı ki, Ümmetin Dayısı sadece iman eden bir kimse değil, bir sahabe ve bir vahiy katibidir. Dolayısıyla Hz. Muaviye’yi tahkir etmek kabul edilemez.
Dünya hayatı, yolda giden bir kimsenin, bir ağaç gölgesinde bir miktar durup eğlendikten sonra tekrar yoluna devâm etmesine benzer. Yani hayatın miktarını şöyle ta'rîf edebiliriz, şairin dediği gibi:
"Ana rahmninden çıktık pazara, bir kefen aldık döndük mezara"
| Muzaffer Ozak
Ey ay doğ! Sen doğmadıkça bizler geceleri karanlıklar içinde kalacağız. Çünkü sensiz gökyüzünde tek bir yıldız bile yok!
Güzel hayalin ayağını vurarak, oynayarak, gülerek gelmedikçe bizim derdimize derman yoktur, çare yoktur!
(Divan-ı Kebir, c.1, 401)
“Ölümlü bir insan, kaç defa beyaz sayfa açabilir ki kısacık hayatında?”
Ülkemizin meselelerini çözümlemek ve dünyamızı anlamlandırmak noktasında bizlere kutup yıldızı olan kıymetli yazarımız #AlevAlatlı hanımefendiye Allah’tan rahmet ve mağfiret diliyorum. Mekanı cennet olsun.
Soykırım iddialarını her fırsatta dile getirmekten imtina etmeyenler; Ermenilerin Hatay’da, Adana’da, Bayburt’ta, Erzurum’da, Kop Dağında, Gavur Dağında ve dahi Anadolu’nun nice yerinde yaptıkları zulümlere ahraz kalmaları bir art niyetin nişanesidir.
Vatanın her karış toprağı işgal altındayken mütecavizlerin safına katılmış, Anadolu’nun nice yerinde akla hayale sığmayan mezalimleri kitlesel olarak gerçekleştirmiş bir kavmin bu topraklarda bulunma hakkı yoktur!
Soykırım iddialarının hiçbir tarihi hakikatı bulunmamakla birlikte koşullar göz önüne alındığında tehcir, meşru bir hakkın kullanımı olup aynı zamanda bir gereklilik arz etmiştir.