Hukuk, bir fenalığı yaptıktan sonra; ahlak ise yapmadan önce hesap sorar. Kişi ahlaksız ve hukuk yetersiz durumdaysa ne olur? Son zamanlarda işte o oluyor.
Levent Gültekin, ‘AKP-DEM’ ittifakına Demirtaş’ın engel olduğunu ve bu sebeple sürecin durduğunu öne sürdü:
“Şimdi DEM Parti ve Öcalan net berrak bir şekilde Cumhur İttifakı’na katılmak istiyorlar.
Yani Erdoğan’ın bir dönem daha seçilmesine destek vermek istiyorlar.
Fakat bu konuda Demirtaş’ı ikna edemiyorlar.
Öcalan ve DEM Parti, Erdoğan’ın bir dönem daha seçilmesini istiyor.
Fakat bunun önünde bir engel var. O da Demirtaş. Demirtaş’a gidip diyorlar ki ‘biz DEM olarak bir dönem Erdoğan’ın bir dönem daha seçilmesini destekleyeceğiz, bu sürecin yürümesi karşılığında sen de serbest kalacaksın. Bunun karşılığında senin de bu süreci bozmaman gerekiyor.’
Demirtaş da diyor ki ‘ben yokum, ben Erdoğan’a destek vermem.’
Öcalan’ın öfkesinin de kaynağı buradan.
Çünkü Demirtaş olur da DEM’le ve Öcalan’la aynı yerde durmazsa Erdoğan’ı destekleme konusunda, parti bölünür, taban bölünür.
Çünkü zaten DEM Parti, tabanını ikna edemiyormuş Erdoğan’ı destekleme konusunda.
Erdoğan ise şöyle düşünüyor: ‘Ben bu sorunu sizin istediğiniz bağlamda çözerim. Peki ben çözdüğümde siz bana bir destek vermeyecekseniz, ben bir de milliyetçileri kaybedeceğim. E niye yapıyorum?’
Erdoğan, DEM’de bunu bekliyor. DEM de Demirtaş’ı ikna edemiyor.
Demirtaş’ı ikna edemedikleri için tabanın etkisi yani taban bölünür. Öcalan’ın statüsü, bir yara alır diye bir adım atamıyorlar.
Bunlar bu konuda bir adım atmadıkları için Erdoğan da burada bir adım atmıyor.
Demirtaş’ın ayrı bir çizgi tutturması bölünmeyi getirir. Bölünmeyi göze alamıyorlar.
DEM’li bir arkadaşım dedi ki Erdoğan’ı destekler misiniz sorusuna Diyarbakır’da Urfa’da bizim seçmenimizin %90’ı hayır diyor.
Süreçte niye bir adım atılmıyor meselesini şimdi anladık.
Erdoğan DEM’i yanına almadan adım atmayacak. DEM de Erdoğan’ın yanına gidebilmek için Demirtaş’ın onayına ihtiyaç var.
Fakat bu onayı da Demirtaş vermiyor. Kilitlenme burada.
O yüzden geriye kalan açıklamaların tamamı sadece süreci canlı tutmaya dönük yapılmış açıklamalar.”
Devrimci Fenerbahçeliler olarak, Amedspor’un Süper Lig’e yükselişini içtenlikle kutluyoruz.
Bu başarıyı, futbolun sadece bir skor tabelasından ibaret olmadığını; aksine her türlü zorluğa karşı bir arada durmanın ve direncin sahadaki karşılığı olduğunu biliyoruz. Tribünlerde nefret dilinin ve ayrımcılığın yerini dayanışmaya bıraktığı, deplasman yasaklarının konuşulmadığı bir futbol iklimine olan inancımızla; bu yeni sayfanın halkların kardeşliğine vesile olmasını temenni ediyoruz.
Yeni sezonda en üst ligde görüşmek üzere, hoş geldin Amedspor. Yaşasın halkların kardeşliği, yaşasın tribün dayanışması!
#Amedspor #DevrimciFenerbahçeliler
Cizre’de düzenlenen 1 Mayıs etkinliğine, emek örgütleri ve emekçilerle dayanışma amacıyla baromuz adına Başkan Av. Abdullah Fındık, Yönetim Kurulu üyeleri Av. Murat Aydoğan, Av. Osman Cingöz, Av. Hacı Arsu’nun yanı sıra; Av. Özlem Güneş Demir, Av. Hüseyin Sedat Sülger, Av. Rojger Nuh Ant ve Av. Mehmet Emin Güven katılım sağlamıştır.
🔴#SONDAKİKA | İran’daki Kürt Özgürlük Partisi, İsrail’in paralı askeri olma teklifine şart sundu:
“Savaşa katılacaksak, İran Kürdistan’ı üzerinde uçuşa yasak bölge ilanı istiyoruz."
Eğer bu şartlar kabul edilirse, İsrail'in paralı askeri olacaklar. (Al Jazeera)
Di xebata ‘Divê Zimanê Kurdî Bibe Zimanê Fermî û Perwerdeyê’ 2000î zêdetir hiquqnas ji bo statuya zimanê Kurdî îmze avêtin.
Em jî wek OHD Şaxa Şirnexê, bi daxuyanî banga daxwaza ‘Divê Zimanê Kurdî Bibe Zimanê Fermî û Perwerdeyê’ dubare kir û îmze me dane hevûdû me şand TBMMyê.
Türkiye Barolar Birliğine Açık Çağrı
Türkiye Barolar Birliği yönetiminin hiçbir suretle Adalet Bakanı olarak atanan şahsı tebrik etmemesini, muhatap almamasını, temsil ve ağırlamalarda yok saymasını talep ediyor ve bu vesile ile bu konuda bir açıklama yapmaya çağırıyoruz.