5 Temmuz 1993… Türkiye’nin hafızasına kazınan kara günlerden biri.
Erzincan’ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyü, akşam saatlerinde PKK’lı teröristler tarafından kuşatıldı.
Köy meydanında toplanan sivillerin üzerine ateş açıldı. Aralarında çocuk sahibi babaların, dedelerin ve gençlerin de bulunduğu 33 masum vatandaş katledildi.
Katliam bununla da sınırlı kalmadı. Evler, okul, cami ve köydeki birçok yapı ateşe verildi. Başbağlar adeta küle çevrildi. Geride yanan evler, yetim kalan çocuklar, ömrü boyunca dinmeyecek acılar ve hafızalardan silinmeyen bir gece kaldı.
O gecede yakınlarını kaybeden bir vatandaş, yaşanan katliamı Okan Sütçoğlu’na anlattı:
Terörsüz bir Türkiye Cumhuriyeti istemeyen namerttir. Eli kanlı bu teröristlerin meydan meydan gezip yaptıkları katliamlardan zerre pişman olmadıklarını söylüyorlar. Bunu biliyoruz zaten. Susturun bu iti de Şehitlerin kemikleri sızlamasın. Yazıktır .
Cem Küçük’ten İbrahim Hacıosmanoğlu’na:
Sayın Adalet Bakanı'nı göreve çağırmak ne ya? Burada hepimiz sosyal medyada linç yiyoruz. Benimki bazen biraz daha fazla oluyor. Ben şey mi diyorum ya, bana özel kanun mu çıkar diyorum? Milli takıma özel kanun mu çıkar ya? Başarısızsın, eleştirileceksin, bu kadar basit.
Ali Sunal’dan İbrahim Hacıosmanoğlu’nun ‘Alışacaksınız’ sözlerine tepki:
- Alışmayacağız efendim alışmayacağız yeter ya. Bu nefret söylemleri, intikam söylemleri, mafyavari konuşmalar bu kabadayılıklar bir kere de kazanmasın ya.
- Nefret ülkesi oldu hepimiz birbirimizden nefret ediyoruz ya.
- Siz de önemli bir kurumun başı olarak bir gülümseyin ne olur ya?
- Bir tehdit etmeyin, bir parmak sallamayın bakalım ne olacak ya?
(Kaynak: VOLE)
Hastanelerde yatmakta olan yüzbinlerce hasta var kimi yaşlı kimi genç, kimisinin yakını var kimisinin Allah’tan başka kimsesi yok. Hele o kanser hastalarının hali içler acısı. Allah şifa versin hepsine. Tek başına lavaboya gitmek ne güzel bir şey. Yemeğini destek almadan yemek.
"...Türkiye’de kimse ilerici veya gerici değildir. Herkes tarihine yabancı, milletine saygısız, devletinden kopuktur. Kimsede müsamaha, hoşgörü yoktur. Herkes mutaassıptır. Yalnız taassubunun cinsi değişir..."
Kız çocuklarımızı bu şekilde okuldan ve hayattan izole eden, peçe taktıran Alimler ve Medreseler Birliği, terör örgütü Hizbullah'ın medrese yapılanması. Gerici yapılar, verilen cesaretle laik ve bilimsel eğitime karşı medrese eğitimini hortlattı. Anayasal suçu tarih kaydediyor.
Edirne’de Özşen Madencilik’te haklarını alamadıkları için 25 gündür direnen işçiler, yer altına kapanarak açlık grevine başladı.
Ücret, mesai ve tazminatlarını talep eden madenciler, “Ya haklarımız verilecek ya da buradan çıkmayacağız” ifadeleri ile direnişi büyüttü.
Mersin Tarsus Belediyesi’nden skandal karar: Şehit Fırat Çakıroğlu’nun ismini sildiler!
Uzun yıllardır “Şehit Fırat Yılmaz Çakıroğlu Yaşam Boyu Spor Merkezi” ismiyle hizmet veren tesisin adından Fırat Çakıroğlu’nun ismi, Tarsus Belediyesi Meclis üyelerinin aldığı kararla kaldırıldı.
Resmî kayıtlara göre “terör şehidi” kabul edilen Fırat Çakıroğlu’nun isminin kaldırılma girişimine büyük tepki var.
Tesisin önüne gençler tarafından siyah çelenk bırakıldı.