Öğretmenlerimizden @CihatYildiz01 okulmz adına yürütmş olduğu iki ayrı eTwinning projsindn de ayrı ayrı Ulusal Kalite Etiketi ödülü almaya hak kazanmıştır ayrıca ulusalın yanında Avrupa Kalite Etiketi de almayı da başarmıştır Bu başarı hepimzn @MustafaATIS_38@cihan__selcuk
Aklı olan öğrenci üniversite tercihlerinde Sınıf ve Özel Eğitim Öğretmenliği dışında hiçbir öğretmenlik yazmaz. Saydığım iki branşın da atamalarının iyi gözükmesine kanmayın. 4 yıl sonra kendinizi 25.000 sınıf öğretmeniyle ilk 2.000'e girmek için yarışıyor bulursunuz. Üstelik rakipleriniz de şimdiki rakipleriniz gibi olmaz, siz ve sizden daha iyi olan öğretmenlerle yarışırsınız. Aman bir yeri yazayım da üniversiteli olayım diyorsanız ailenizden uzakta öğretmenlik okuyacağınıza oraya harcayacağınız bütçeyle bulunduğunuz yerde bir iş kurmaya çalışınız. Yaşınız 22'ye gelip üniversiteden mezun olduğunuzda birkaç yıl atama için mücadele edip atanamadığınızda yaşınız 25, hayata karşı motivasyonunuz ise 0 olacak. 4 yıl okuyarak 3 yıl da atanmak için AGS çalışarak boşuna hayatınızdan 7 yıl harcamayın. 7. yılın sonunda atanmayacaksınız, atanma mücadelesinde pes edeceksiniz. "Abartıyorsunuz, hiç mi atanan olmuyor bu ülkede?" derseniz son 3 yılda yapılan öğretmen atama sayısı toplam 45 bin. Yani yılda ortalama 15 bin atama yapılıyor. Son sene sadece 10 bin atama oldu ve muhtemelen seneye de 10 bin atama olacak. Atandıktan sonra 1 yıl da akademiye alınacaksınız. Bugün gireceğiniz fakülteden mezun olana kadar atama bekleyen sayısı 500 bini geçer ve atamalar da 10 bine sabitlenmiş olur. Gençliğinize yazık etmeyin. Çok yüksek sıralamanız varsa ve "Ben ne olursa olsun öğretmenlik okuyacağım, hayalim." demediğiniz müddetçe öğretmenlik yazmayınız.
Bütün ömrüm boyunca biz iyi olalım, çocuklar iyi olsun, öğretmen iyi olsun, aileler iyi olsun, okullar iyi olsun diye uğraştım; ne yazık ki, ruhumuzun derinliklerinde kök salan, göstermeye çalıştıkça görmezden gelinen o devasa çürümenin altında kaldı bütün uğraşlarım, uğraşlarımız. Yine de durmadık. Biz öğretmenler hep yeniden başlarız, her yıl, her hafta, her ders yeniden başlarız. Buna alışkınız. Kolay kolay düşmeyiz, derdik. Bugün öyle olmadı. Fatmanur Öğretmenin haberini aldığımda onunla birlikte düştüm yere. Sadece ben değil, bütün öğretmenler, bütün meslektaşlarım hiçbir silginin toplumsal hafızamızdan silip atamayacağı bir yükle yüklendik, çöküp kaldık olduğumuz yere. Öğretmen kelimesi yeniden tefekkür edilmedikçe, öğrencinin tanımı yeniden yazılmadıkça, “öğretmeni say” cümlesi milyonlarca kez söylenmedikçe evlerde, okullarda, kalplerde, dudaklarda; kalkamayız ayağa. Çok üzgünüm. Bütün öğretmenler adına, bütün öğrenciler adına, bütün veliler adına çok üzgünüm.
@temurcinn Hocam o kadar çok söyledim ki bu yazdıklarınızı. Ne gidebildim ne de kalabildim, öyle arafta ne olduğu belli olmayan, aldığım nefesin bile ağır geldiği yılları yaşadım. Ama sonunda bittim dediğim anda öyle güzel kapılar açıldı ki, iyiki öncesinde olmamış diye şükrettim Rabbime..