Sadece Elli Bir Saniye...
Uyan Türkiye'm!
Adalet duygusu zayıflarken, hukuk kişilere göre işletilirken, liyâkat sistemi çökerken, ekonomik krizler derinleşirken, yolsuzluk iddiaları büyürken ve toplum her geçen gün daha fazla kutuplaşırken; muhalefetin önemli bir kısmı etkisiz açıklamalar yapmakla yetinirken, sistemin sınırlarını aşmayan kontrollü bir siyaset yürütülüken, birçok vekil, belediye başkanı halkın oyuna ihanet ederken...
İşte bu nedenle bugün birçok insan, mevcut düzenin yalnızca iktidar sayesinde değil; aynı zamanda etkisiz ve göstermelik muhalefet sayesinde ayakta kaldığını düşünmektedir.
Tüm çaba, insan onuruna yaraşır bir yaşam ve yaşanabilir bir ülke için.
Bu döngüden çıkmak istiyorsanız yapmanız gereken çok basit; ama, fakat, lâkin demeden hakkı savunanların yanında durmak ve onları desteklemektir.
#GuzelUlkem
Yaaaaaaa aşırı mutluyum
Evimin her yanı kitap olsun istiyorum 😈
Bi hayırlı olsununuzu alırım. Hatta arada kalan boşluklar için kitap listemi atıyorum 😂😂🫠😍
İşin şakası bir yana hediyeye hayır demem @konusmasanati 😎😂😂
Arçelik pişmanlıktır abi küçük büyük beyaz eşya fark etmez hiç birini almayın. Kendisi 6.900 TL’ye satılan kahve makinasının tamirine(ki ufacık bir problem) 5.500 tl fiyat verdiler. Neden çünkü müşteriyi nasıl öperiz ya da ne kadar fazla öperiz derdine düşmüşler. @arcelik yazık!
Kendimi bildim bileli bir söz duyarım: "Emek zâyi olmaz." Bir dönem buna inandım. Hâlâ inanmak istiyorum ama insan bazen yaşadıkları karşısında o cümleyi kurmakta zorlanıyor.
İnsanı kolay şartlarda üretmiyor.
Saatlerce araştırma yapıyorsunuz, röportajlar için yollara düşüyorsunuz, bazen insanların duymak istemediği gerçekleri anlatıyorsunuz.
Video çekiyorsunuz, makale, kitaplar yazıyorsunuz, geceniz gündüzünüze karışıyor. Ortaya bir şey koyabilmek için ömrünüzü veriyorsunuz.
Sonra... Koca bir hüsran.
İşte insanı yoran şey tam da bu.
Bu yüzden yıllardır dillere pelesenk olmuş o sözü daha iyi anlıyorum.
Muallim Nâci’nin söylediği:
“Mârifet iltifata tâbidir, müşterisiz metâ zâyidir.”
Ortaya koyulan hüner, değerini görecek bir muhatap bulamazsa zamanla zâyi olur. Bu söz bazen yanlış anlaşılıyor. Mesele alkış bağımlılığı değil. Emeğin karşılık bulması.
İnsan sonsuza kadar duvara konuşarak üretemez. Hiçbir sanatçı, hiçbir yazar işin tamamen yokluğa karıştığını hissederek aynı şevkle devam edemez.
Bugünlerde kendime şu soruyu soruyorum: Acaba emek gerçekten zâyi olmuyor mu?
Susarsam içime dert olacağı için yine de üretmeye devam ediyorum. İnsanın emeğinin görülmesini istemesi en temel beklentilerden biridir.
#EmegeSaygı