Ankara Barosu başkanlığını yürüttüğüm son dört yıllık süreçte meslektaşlarımın adliye koridorlarından sosyal medyaya kadar her mecrada ilettiği soruların yanıt bulduğu ve kurumsal egemenlikten mesleki egemenliğe geçiş sürecimizi tüm detaylarıyla konuştuğumuz özel video, 30 Mart Pazartesi günü yayında.
#baronungücüseninle #kurumsalegemenlik #meslekiegemenlik #ankarabarosu #sorucevap #avukat
Silivri’de görülen duruşmada, avukatların talepleri ve söz hakkı verilmesi konusunda salonda yaşanan tartışma üzerine hâkim, milletvekillerinin de bulunduğu seyirci bölümünün boşaltılmasını istedi.
Oysa ceza yargılamasının temel ilkelerinden biri aleniyettir. Duruşmalar kural olarak herkese açıktır. Bu ilke, hem adil yargılanma hakkının hem de yargıya duyulan toplumsal güvenin güvencesidir.
Yargılama; hukuka, usule ve açıklığa bağlı kalınarak yürütülmelidir
Bir avukat, temsil ettiği dosyanın tarafı mıdır?
Bir avukat, müvekkilinin yerine konulabilir mi?
Savunduğu dava nedeniyle hedef haline getirilebilir mi?
Hukuk devletinde bu soruların cevabı nettir.
Avukat dosyanın tarafı değildir.
Avukat savunmanın temsilcisidir.
BİR HUKUK DEVLETİ ÇAĞRISI
Bir süredir seçilmiş yöneticiler ve siyasiler hakkında arka arkaya gözaltı, tutuklama, görevden alma işlemleri gerçekleştirilmektedir. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ile Şişli ve Beylikdüzü Belediye Başkanlarının bu sabah gözaltına alınması bu sürecin şimdilik son halkasını oluşturmaktadır.
Kişiler, hukuk devleti sınırları içerisinde soruşturulabilir ve yargılanabilir. Ancak tüm bu süreçlerdeki ceza muhakemesi araçları hukuk devleti sınırları içinde kullanılmalıdır. Aksi yöndeki uygulamalar toplumdaki tüm bireylerin hukuk güvenliğini tehdit eder. Bu bağlamda çağrıldığında geleceği konusunda tereddüt bulunmayan, daha önce adli makamların benzer çağrılarına riayet eden kişilerin, şafak operasyonlarıyla gözaltına alınması ceza muhakemesinin ilkelerinden ve hukuk devletinden bir sapma olarak görülmektedir.
Pek çok AİHM kararında da belirtildiği üzere, soruşturma makamlarının, şüpheliler hakkında kamuoyuna açıklama yaparken kullandığı dil kritik bir öneme sahiptir. Soruşturma makamlarınca, henüz soruşturma devam ederken, kişilerin peşinen suçlu olduğu izlenimini doğuracak her türlü açıklamadan uzak durulmalı, lekelenmeme hakkına, suçsuzluk karinesine ve soruşturmanın gizliliği ilkesine saygı gösterilmelidir.
Ankara Barosu, her zaman olduğu gibi bugün ve gelecekte de yalnızca hukuk devletinin tarafındadır. Adli ve idari süreçlerin tüm siyasi etkilerden arındırılmış şekilde yürütülmesi çağrısında bulunuyoruz.
Meslektaşlarımıza ve kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Avukatlar ve Barolar Olmazsa
Seni Kim Savunacak?
Bugün İstanbul Barosuna karşı yöneltilen hukuk tanımaz girişimin, yargıyı intikam aracına dönüştüren siyasi geleneğin tezahürü olduğu tartışmasızdır.
Seçilmiş bir yönetimi, hukukun verdiği yetkiyi suistimal ederek görevden almaya teşebbüs edenlerin, baroları zapturapt altına alamayacağını en sert şekilde ifade ediyoruz.
Ankara Barosu olarak, İstanbul Barosunun seçilmiş Başkan ve Yönetiminin yanındayız. Meslektaşların ve baroların susturulmasına yönelik her türlü girişimin karşısındayız.
ADLİYELER ARASI SERVİS HATTI
18 KASIM 2024’DE BAŞLIYOR
Ankara Barosu olarak, meslektaşlarımızın dağınık adliyeler nedeniyle yaşadığı ulaşım sorunlarının giderilmesi için yaptığımız çalışmalarda sona gelinmiştir. İcra, Aile, İş Mahkemeleri ile MTA Metro Durağı güzergahında verilecek servis hizmeti 18 Kasım 2024 tarihi itibarıyla başlayacaktır.
Meslektaşlarımıza saygıyla duyurulur.