İkinci kitabım, ilk romanım, yakında.
Beni büyüttüğü doğrudur, yeni kapılar açtığı da.
Bu heyecan verici yolculuk için kıymetli yayıncım
@arslandemir e,
profesyonel bakışıyla hikâyeme kattığı değer için sevgili editörüm @mustafacevikdogan a
şahane kapak için @hamdiakcay01 a
İlk atandığım köy geldi aklıma. Yirmili yaşlarınızda idare ve öğretmenlerin, köylülerin feodalitelerini iliklerinize kadar hissedersiniz ve yalnızsınızdır. Her geçen gün daha beter oluyor üstelik. Mekanı cennet olsun Irmak hocanın.
Genç meslektaşımız Irmak Koparan; yaşadığı sorunları defalarca anlatmasına rağmen duyulmamış, yalnız bırakılmış, görmezden gelinmiş ve maalesef hayattan kopmuştur.
Ağrı Şube Başkanımızla görüştüm. Aktardığı bilgiler ve kamuoyuyla paylaşılan sorular, yaşananların ne kadar vahim olduğunu göstermektedir. Ortada yanıt bekleyen bu kadar ciddi soru varken, bu olaya yalnızca bir intihar vakası olarak bakmak mümkün değildir.
Bugün öğretmenler; giderek ağırlaşan ekonomik koşullar altında yaşam mücadelesi verirken, mesleki itibarlarının sistemli biçimde aşındırıldığı, liyakat yerine sadakatin ödüllendirildiği, yandaş sendikal anlayışların ve liyakatsiz yönetici kadrolarının baskısının giderek arttığı bir düzende görev yapmaya çalışmaktadır.
Sorunlarını dile getiren, hakkını arayan ve adalet talep eden eğitim emekçilerinin cezalandırıldığı; susanların, biat edenlerin ve yandaş ilişkiler ağına eklemlenenlerin ödüllendirildiği bir düzen ne eğitimi güçlendirebilir ne de öğretmenini koruyabilir.
Sayın Milli Eğitim Bakanı;
Öğretmenleri yoksulluğa, yalnızlığa, güvencesizliğe ve keyfi uygulamalara mahkûm eden bu düzen daha kaç meslektaşımızı hayattan koparacak?
Ağrı Şubemizin ortaya koyduğu tüm sorular bir an önce yanıtlanmalı; yaşanan süreçte sorumluluğu bulunanlar ortaya çıkarılmalı ve hesap vermelidir.
Genç bir kadın öğretmenimiz, görev yerinde yalnız bırakıldı, görmezden gelindi, cezalandırıldı ve sonunda hayattan koparıldı.
Bu intihar değil, ihmallerin, baskının ve idari körlüğün sonucudur.
Sorumlular susarak kurtulamaz.Bu dosya kapanmayacak, bu düzen hesap verecek.Irmak Koparan’ı unutmayacağız.
@tcmeb@Yusuf__Tekin
bana kalırsa kişinin, babasının ölümüyle ilerisi yokluğuyla yüzleşmesi en güç duygulardan biri. bu romana başlamak bana babamla anılarımı, baş başa geçirdiğimiz zamanları anımsattı.
Çilem Dilber ilk romanında temel, büyük konulardan birini işlemiş. Baba evlat ilişkisi. İnsanlar bir anne babadan doğdukça bu konu her zaman önemli olacak. Büyük konuları yazmak klişe ve tekrar riski nedeniyle tehlikelidir. Fakat Çilem başarıyla altından kalkmış bunun.