Kapısında öğretmenleri yerlerde sürükleyerek gözaltına aldıkları bu mecliste bugün okullardaki şiddeti araştırma komisyonu müsameresi var.
7 sendika dinlenecek ama 3 gündür hakları için açlık grevinde olan ve bugün yine ters kelepçeyle sürükleyerek üyelerini gözaltına aldıkları “ Özel Sektör” Öğretmenleri Sendikasını dinlemeye tahammülleri yok.
Çünkü her patronun olduğu gibi özel okul patronlarının da mutlak hakimi oldukları rejimde sonsuz torpilleri var.
Genel Kurul’da ise “taksi plaka devrinde plaka sahipleri bir de KDV ödeyerek yorulmasın” vb., pazarda bir kilo domates alamaz hale getirdikleri milyonları çok yakından ilgilendiren(!) çeşitli maddeleri oylayacaklar.
Yeterince zenginseniz Saray Rejimi gerçekten şahane bir rejim.
Madencilerden haber alamıyoruz!
Ocakta kendini kilitleyen ve açlık grevindeki arkadaşlarımızla normalde kontrol merkezi üzerinden iletişim kuruluyordu. Ancak kontrol merkezi PATRON tarafından devre dışı bırakıldı.
Bu yüzden içerideki madencilerin sağlık durumuna dair haber alamıyoruz.
Arkadaşlarımızın başına gelecek her şeyden Kiremitçiler Grup sorumludur. Tüm kamuoyunu ocak önüne çağırıyoruz.
#KiremitçiyeHuzurYok
Utanç verici, bir o kadar da tüm İstanbullular için korkunç ve tehlikeli bir açıklama bu.
İstanbul emniyeti bu açıklamayla diyor ki ben canımın istediğine canımın istediğini yaparım, biri bir iddiada bulursa da yalan deyip geçerim.
Siz yaptığınız hukuksuzluklar duyulmasın diye milletvekillerini emniyet binasına almaktan bile korkan, onca insanın yanı sıra yakın zamanda Sevgili Mücella Yapıcı’ya karşı aynı suçu işlemekten mensupları mahkum olmuş bir kurumsunuz, çıkmış anlamadan, dinlemeden ve de utanmadan ne anlatıyorsunuz?
Ne zaman iddiaları araştırdınız da “mevzuata aykırı bir durum olmadığını” tespit ettiniz?
Şöyle bir durumda ortalama bir “devlet” kurumunun yapabileceği tek açıklama “duyduklarımız karşısında utanç içindeyiz, derhal araştırıp tüm sorumlular hakkında gereğini yapacağız” olabilirdi!
Ama kolluk kuvvetleri Anayasa’ya ya da hukuka ya da halka değil Saray’a bağlı çalıştığı için belli ki işkence yapmaktan da bir kadının işkence iddialarıyla ilgili şu dille açıklama yapmaktan da ne korkuyor ne de utanıyorlar.
Lakin kimse aklından çıkarmasın,
işkence zaman aşımı olmayan bir suçtur.
Ağrı’da ana okulu öğretmeni Irmak Ayşe Koparan yaşadığı mobbingin ardından yaşamına son verdi!
Önceki okulunda müdür tarafından şiddete/baskıya (sözlü hakaretlere, bağırmalara ve doğrudan tokat atılma) maruz kaldı.
Bu durumu beyan etmesine rağmen müdüre bir işlem yapılmadı ancak kendisi sürgün edilerek ilçenin en uzak ve ulaşımı en riskli köy okuluna gönderildi.
Sürüldüğü köy okuluna güvenli bir toplu taşıma olmadığı için her gün kendi imkanlarıyla gidiş-geliş yapmak zorunda kaldı. Okula gidiş-geliş yapabilmek için günlük 2500-3000 TL civarında yol ücretleri ödemek zorunda kaldı.
Can güvenliği ve ulaşım risklerini içeren resmi dilekçeler yazarak durumunu üst makamlara bildirdi ancak bu başvuruları dikkate alınmadı ve koruma mekanizmaları işletilmedi.
Gemileri yaktık, geri dönüş yok!
Üç bakanlık bir holdinge söz geçiremiyor. Otobüslerimizi şoförleri tehdit ederek iptal ettiler. Hakkı gasp edilen madenci Ankara’ya gitmesin diye önümüzü kestiler. Bu ferman kimin fermanı?
Tüm halkımızı perşembe günü saat 12.00’de Yıldızlar SSS Holding önüne çağırıyoruz.
#MadencilerAyakta
İzmir Barosu İnsan Hakları Merkezi'nden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Nesil Kör
"TOMA üzerine çıktıktan sonra gözaltına alınan kişinin adli muayene raporunda burnunun kırıldığı tespit edildi.
Gözaltına alındığı sırada polisler tarafından dizleriyle başına tekme atılan kişi hakkında 'Gözaltında kalamaz' şeklinde rapor verilmedi, kafa travması riskinden ötürü yalnız kalmaması gerektiği belirtildi.
Gözaltına alınan iki kişi mevcutlu olarak adliyeye sevk edilecek"
Haber: @sendika_org
Sesi duyuyor musunuz? Ekmek kavgası bu.
Çalmadık, çabaladık. Bu bayram aç kaldık.
Şimdi en temel haklarımız ve ekmeğimiz için Keşan Cumhuriyet meydanına yürüyoruz. Mutlaka kazanacağız.
#HakkımıVerKiremitçi