Çocukların göz hizasında şekerlemeler, oyuncaklar ve hemen yanında "tütün ürünleri"
Dumansız Gençlik Girişimi olarak Nisan 2026’da Ankara, Lüleburgaz, Adana, Kocaeli ve İstanbul’da 26 okulun çevresindeki 78 tütün satış noktasını inceledik.
Ortaya çıkan tablo dikkat çekici:
🚨 Satış noktalarının %60,5’inde tütün ürünleri, çocuklara hitap eden oyuncak ve şekerlemelerin yanında yer alıyordu.
🚨 %93,6’sında tütün ürünleri açıkça görülebiliyordu.
🚨 %42,1’inde tütün ürünleri işletme dışından görülebiliyordu.
Mevzuat, tütün ürünlerinin 18 yaşından küçüklerin doğrudan ulaşabileceği veya işletme dışından görebileceği şekilde satışını yasaklıyor. Ürünlerin diğer ürünlerden ayrılmış, çocukların erişemeyeceği ve görünürlüğü engelleyen satış ünitelerinde bulunması gerekiyor.
Çocukların okula gidip geldiği, alışveriş yaptığı ve günlük hayatını sürdürdüğü alanlarda tütün ürünlerinin görünürlüğünü azaltmak güçlü bir koruyucu politika gerektiriyor.
Bunun için:
→ Tütün ürünleri tüm satış noktalarında kapalı ve opak ünitelerde tutulmalı.
→ Okul çevrelerinde düzenli ve etkin denetimler yapılmalı.
→ Tütün satış noktaları ile eğitim kurumları arasında en az 200 metre mesafe şartı getirilmeli.
→ İhlalleri hızlıca denetime dönüştüren erişilebilir bir şikâyet mekanizması kurulmalı.
Çocukların çevresinde tütün ürünlerine daha az, sağlıklı alanlara daha çok yer açalım.
#DumansızGençlikGirişimi #DGG #DumansızHavaHakkı #DumansızHava #4207SayılıKanunuUygula
“Nobody is coming to save you” but your day literally gets better after you consume art made by other people. You hang w friends & you’re no longer suicidal, even if just for a few minutes. They’re lying to you about the significance of community. People are saving you EVERYDAY!
Males think they're brave enough to fight a gorilla but in reality they’re not even brave enough to tell their friend to stop making women uncomfortable.
woke bulmayacaksanız eğer erkeklerin reddedildikleri zaman incelik gösterdiğini sanarak “saygı duyuyorum” demesini üstenci bir tavır olarak gördüğümü söylemek istiyorum
erkeklerin feminizmi erkek dusmanligina indirgemesi binlerce yillik yapisal sorunlari gormezden gelmek icin uydurduklari bir bahane ortada bir hak arayisi var yasama mucadelesi var yani bizim derdimiz sizin kirilgan maskulenitenizden cok daha buyuk
Kadınlar, içlerindeki sevme ihtiyacını erkeklere yöneltmeye koşullandırıldı. Çocukluktan başlayan bir beyin yıkaması söz konusu. İzlediğiniz romantik dizi/film ve prensesli çizgi filmler sizleri bu şekilde zehirledi ve zehirlemeye devam ediyor. Fark ettiyseniz erkekler neredeyse hiç aşk filmi izlemiyor ve bu içeriklerle de dalga geçiyorlar, saçma buluyorlar. Çünkü gerçek hayatta böyle bir şeyin olmadığının farkındalar. Romantizmin, kadınlara satılan dev bir yalan sektörü olduğunu onlar da biliyor, ama size söylemiyorlar çünkü üstünüzde kullanmaları lazım. Patronlar da bu şekilde sizin üzerinizden para kazanıyor. Hatta çoğu sektör sizin sırtınızdan geçiniyor. Siz gidip o saçma aşk filmini izleyip (yapımcı kazandı) sevgilinizden çiçek isteyeceksiniz ki (çiçekçi kazandı) sevgiliniz de size çiçek verecek ve karşılığında sizden seks alacak (erkek de istediğini kazanmış oldu). Günün sonunda, siz hayallere dalıp var olmayan beyaz atlı prensi beklerken, herkes üzerinizden bir şeyler kazanıyor. Romantizm kadın için sevgi ve birlikteliğin temeli, erkekler için ise seks elde etmeye yarayan kullanışlı bir araçtır. Sizi kandırmaya yarar. Kanmayın. Kimle seks yaparsanız yapıyorsunuzdur ama kalbinizi yaralayıp hayatınızı var olmayan hayali bir temel üzerine kurarak mahvetmeyin diye söylüyorum.
men are NATURALLY SELFISH, and that's why nothing really stops them. not LOVE, not MARRIAGE, not CHILDREN, not FAMILY. when it benefits them, they choose THEMSELVES without hesitation. that's the lesson here, LADIES. learn it. put YOURSELF first. protect your PEACE, your STANDARDS, your FUTURE. stay SELFISH where it matters MOST
Aldatan bir adam en kötüsüdür. Ama biliyor musunuz, daha da kötüsü ne? İyi bir adam gibi davranan ama gerçekte patolojik bir yalancı (asla itiraf etmeyen), şehvet düşkünü, manipülatör ve mağdur rolünü oynamakta usta olan adam. Sürekli mağdur rolü oynayan adamın saklayacak çok şeyi vardır.
Gençler eşiniz size bir sorununu anlatıyorsa, sizden çözüm soracak kadar çaresiz olduğu için değildir. Kusura bakmayın ama kimse sizin kuş beyninize kalmadı yani.
Çözüm istese, o sorunu derinlemesine (sizin 100 katınız) konuşacağı kadın arkadaşları var. Bir kahve içer, konuşur çözüm bulurlar.
Size söylüyorsa, sizden ilgi görmek, sizinle paylaşmak istiyordur.
Salak gibi çözüm önermeyin. Dinlemeye çalışın. Anlamasanız da, anlıyor gibi yapın. Sorunu paylaştığınızı hissettirin.
Bana çok dua edersiniz.
Niye "spastik" olsunlar? Mekanlarda bir kahve olmuş 150, en kötü bira olmuş 200-250. Marketten alsınlar otursunlar desen, o duvar yoktu mesela oraya duvar örmüşler. Örmeseler ite kopuğa ses edemeyen polis hemen dibinde bitiyor. Sinema bileti 300, konser bileti 500. O yasak bu yasak. Ulaşımı ayrı dert, sokakta başıboş gezen sapığı psikopatı ayrı dert. Böyle kendilerini eğliyolar işte napsınlar? Götü yiyen gençliği çaresiz bırakanlara laf söyler! Ama sizde o büzzük yok.
İşte klasik, düşünemeyen, sorgulayamayan, kendisinden nelerin alındığını ve nelere mahkûm edildiğini idrak edemeyen, en çok da başkalarının haklarını savunma gibi bir güdüsü asla oluşmamış bir kentli. Söğütlüçeşme neden bir gara dönüştürüldü? Haydarpaşa Garı neden devre dışı bırakıldı? Söğütlüçeşme'de neden insanların konforlu bir şekilde trenini bekleyeceği ücretsiz bir bekleme alanı yok? İnsanlar terminal, istasyon, gar gibi alanlarda neden para harcamak zorundalarmış gibi hissettiriliyor ve tasarım gücüyle buna itiliyor? Terminal yapılırken Altıyol yönündeki alan neden senelerce atıl bırakıldı ve birçok ağaç kesildi? Neden oradaki bankların bulunduğu alan güneşte insanların kavrulacağı, soğukta çok üşüyeceği, mecburen iç kısımdaki yemek mekânlarına veya mağazalara yönelecekleri şekilde tasarlandı? Darısı Avrupa yakasının başınaymış. Bu kentte daha çok Terminal Kadıköy, Tersane İstanbul, Galataport, Gar Haydarpaşa, Gar Sirkeci vakası görürüz.
This is what you gave up when you chose minimalism. You gave up drama. You gave up spirit. You gave up whimsy. And you plastered all of it flat with beige