ODTÜ'nün, 85'inci sıradan 801'e,
Boğaziçi'nin, 139'dan 601'e,
İTÜ'nün, 165'ten 801-1000 bandına düşmesi...
sadece akademik bir veri değildir.
Üniversiteler batınca ülke de batar. Geri gider.
CHP-AKP el birliğiyle geldiğimiz bu günleri unutmayacağız. Halk CHP’ye sahip çıkıyor ve çıkacak: Ne kılıçdaroğlu ne de Özel için.
Bunun tek sebebi oranın yıllardır iyi-kötü bu ülkenin temel değerlerini taşımasıdır. Bu temel değerler yıkılamaz, yıkılmamalıdır ve YIKTIRMAYACAĞIZ.
Elbette gün hesaplaşma günü değil; birlik, beraberlik olma günüdür.
Ancak unutmamak gerekir ki herkes geçmişte yaptığının vebalini çekiyor şüphesiz.
İşimize gelince değil, gelmese de adil ve tarafsız olmak zorundayız!..
Farkında mısınız, bugün yaşanan olaylar geçmişin bir sonucu.
Bugün CHP’de ağlayanlar bir zamanlar Demirtaş’ın dokunulmazlığını kaldırmak için “Anayasaya aykırı ama evet.” Demişlerdi.
Bugün de AKP onlara bir Anayasa bırakmadıklarını anımsatıyor.
Artık yazacak bir şey bulamıyorum. Yusuf Bey! yönetiminde bulunduğunuz (ne yazık ki) Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin anayasa kitabını hiç açmadıysanız ben söyleyeyim: O kitabın 2. Maddesinde “Türkiye Cumhuriyeti laiktir.” Yazıyor.
Yıllardır amacınız belli. insanları düşünmekten, sorgulamaktan uzaklaştırdınız ve bunu yaparken de dini kullandınız. Bugün okullarda bangır bangır başka dine mensup olanların da bulunduğu düşünülmeden ilahiler çalınmasına izin veriyorsanız siz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının değil, yalnızca bir kesimin (zirâ bu ülkede sadece Müslümanlar vatandaşlarımız yok) Bakan’ısınız ve iktidarısınız! Ama tabii ki yıllardır yapamadığınızı bir adam yaptı, okullara ve küçücük yaştaki çocuklara da bunu pompaladı ve siz de bunu değerlendiriyorsunuz, izin veren milletimiz sağ olsun (!)
Sizler, evrimi bu ülkede müfredattan kaldıran zihniyetin mensubusunuz. Ve o gün de bu gün de bunlara sesini çıkarmayanlar, gelecekte bu kişilerle birlikte ülkenin kirli hafızasına kazınacaklar.
Tüm bu yaptığınız şeyler sizin, sizden olmayanları nasıl “ötekileştirdiğinizin” en büyük göstergeleri ve kanıtlarıdır. Eğer kimse sesini çıkarmazsa çok yakın bir zamanda her şey daha kötüye gidecektir…
Son zamanlarda bir Beyefendi’nin ilahileri gündeme oturdu, her yerde çalıyor: Okullarda, sosyal çevrelerde vb. Öncelikle şunu ifade etmeliyim ki kimsenin dinine saygısızlık etmek haddime değildir, hangi dinden olursa olsun. Lakin bu tarz, yalnızca bir dini yansıtan müziklerin okullarda ve çocukların bulunduğu sosyal ortamlarda çalınmasına başlıca iki sebep ile karşıyım:
1-) Bu ülkede yalnızca Müslümanlar yaşıyormuş gibi düşünerek hareket edemezsiniz. O okullarda başka dine mensup insanlar da bulunabilir ve psikolojik olarak baskı kurmaya kimsenin hakkı yoktur. Ülkede zaten aşırı bir İslam dayatması mevcuttur, muhtemelen bunu açan öğretmenler ya da memurlar da “okulun adını da” kayıt altına alarak bir mevki atlama isteğindedirler. işte bu öğretmenler 2017 yılında evrim müfredattan kaldırıldığında da sesini çıkarmayan, bilimsel düşünceden yoksun kişilerdir.
2-) 13 yaşına kadar beyinde “Sinaptik budama” gerçekleşir. Yani beyin, kullanılmayan sinapsları yok eder. Siz bu yaştaki çocukları zorla “herhangi bir dine” ya da “bir şeye” zorlarsanız ileride o çocuktan herhangi bir şey bekleyemezsiniz. Belki İslam’a bağlı olur evet ama Afganistan’da bugün İslam’a bağlı, tekrar düşünün!
Ülkemizdeki vekiller tüm bunları düşünecek kabiliyetten yoksundurlar. Şu dediklerimi tekrar düşünün bence…
Artık ötekileştirilmekten yorulan, her türlü ayrımı reddedip bir arada, eşit ve huzurlu bir şekilde yaşamak isteyen vatandaşlarımıza sesleniyoruz :
Gelin, ortak geleceğimizi birlikte inşa edelim.
Biz, herhangi bir grubun veya kesimin partisi değiliz.
OLMAYACAĞIZ DA...
Olursak, kuruluş ilkelerimize aykırı davranmış oluruz.
Çünkü biz;
📍İnsanları kategorize etmeyi reddeden,
📍Herkesi sadece "insan" çatısı altında birleştiren,
📍Tüm insanlar için amasız ve fakatsız adaleti ve hukuku tesis etmeyi hedefleyen,
📍İnsanlık için faydalı ve güzel şeyleri sadece bizim gibi düşünenler için değil, herkes için isteyen, yani mahallecilik hastalığını bu ülkede bir daha dirilmemek üzere toprağın altına gömmeyi hedefleyen,
📍İnsanlar arasında "İyi İnsan" ve "Kötü İnsan" haricindeki hiçbir dini, etnik, sosyal vb. ayrımcılığı asla kabul etmeyen,
📍Liyakati, hoşgörüyü, dürüstlüğü, sevgiyi ve saygıyı bu topraklarda tekrar yeşertmek isteyen,
📍Barışı, özgürlüğü, adaleti ve eşitliği bu ülkede hakim kılmak isteyen,
📍Evrensel İnsan Hakları çerçevesinde hukukun üstün kılındığı,
📍Yasama, yürütme ve yargının birbirinden kesin çizgilerle ayrıldığı,
📍Basın ve medyanın bugüne kadar hiç olmadığı kadar özgür bırakıldığı bir ülke için yola çıkmış bir partiyiz.
💥Aynı dertler ile dertlenen tüm vatandaşlarımızı partimize bekliyoruz.
Masanın yeri farklıydı ama hep aynı masaydı. İsteklerim farklıydı ama gereken hep çalışmak, dirsek çürütmekti. Bir sihir gibidir, istediğini almak kolay ama oturup işin başına geçmek zordur. 4 yılım bu masada çalışarak geçti, öyle böyle. En aptal zamanlarım, kendimi geliştirip daha çok okuma isteğim… Hepsi bu masada göğerdi. Gitgide büyüdü arkadaki raflar, kitaplar. Onlar büyüdükçe beynim budaklandı, doğru bildiğim yanlışlar hayatımdan çıktı ve çıkmaya da devam ediyor. Ve yine hep olduğu gibi gereken şey çalışmaktır, her zamankinden daha çok çalışmak…
Dünyanın haber bültenlerinde Türkiye tam olarak böyle. Sizler bizim Vekilimizseniz olmayın, sizlerin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını ve bu ülkeyi tüm Dünya’ya böyle gösterme hakkınız yok ve bu millet de buna izin vermeyecektir!
Çifte maaş alıyorsunuz, kiminiz yıllardır orada bulunup bir önerge bile sunmamışsınız, keyfiniz estiğinde tatil ilan ediyorsunuz, milletin yararına yaptığınız şeyler sayılıyken bir de böyle birbirinizi yiyorsunuz. Sizin bu milletin sorunlarını anlamanız da mümkün değil zaten!
Ne var ki, son derece tarafsız ve adil bir adalet sistemimiz var (!) Bir ülkenin adalet bakanının bir partili olması, hadi bunu da geçtim böyle bir konuda düşünemeyecek durumda olup ayakta alkışlamasını nasıl açıklayabiliriz; nasıl “Tarafsız”, “Adil” bir yargı sistemi diyebiliriz?..
Hangi partiden olursa olsun meclisteki vekillerinin gösterdiği tavırlar, meclisin durumunu ve ülkede bir değişikliğin olması gerektiğinin en bariz göstergesidir bence.
Liberal parti bu değişiklikte bir seçenektir sevgili Türkiye.