@Kargiyoresel@fatmaablaa Aklı selim bir insanın karşı çıkacağı hiçbir şey söylemedim ama önyargılarınız, fevriliğiniz ve düşmanca tavrınız gösteriyor ki; evlilik için kıstas sayılan niteliklerin varlığı bile üslup, saygı ve nezaket bile olmayınca hiçbir şey ifade etmiyormuş.
Allah’ım Türkiye’de yaşadığımız için bizi kabir azabından muhafaza eyle. Bu ekonomik koşullarda, iktidarı ve muhalefeti ile çalanı çırpanı çok olan, trafiği maganda dolu olan, adaleti yok olmuş bu ülkede yaşadığımız için bizi sorgusuz sualsiz cennetine koy Allah’ım.
Bazen en büyük yük, insanın taşımaktan vazgeçemediği ama artık taşıyamadığı kendi beklentileridir. Kalbinde taşıyıp bir türlü yere bırakamadığı o beklentiler...
Dün sessiz, küçük bir yerdeydim; bugün ise İstanbul'un karmaşasının tam ortasında. Kalabalıkların arasında kaybolmaktansa, seni gerçekten anlayan insanların yanında o küçük hayatı yaşamak; dünyanın bütün imkanlarından daha kıymetlidir, daha gerçektir. Asıl potansiyel;
Hayatımdaki(!) bir çok kişi ile aramızda olan bu son sessiz bağ da kopunca "yok olma" hissine kapılır mıyım acaba? Bilmiyorum...
Sadece sesi duyulacak kadar yakın olanlarla kalmak istiyorum. Varlığımı farketmek için ekrana ihtiyaç duymayanlarla... Sadece beni görebilenlerle...
Takvayı farz saymaktan ne zaman vazgeçeceksiniz? Toplumdan bir haber yaşıyorsunuz. Dönün sokakların haline bir bakın. Doğrusuyla yanlışıyla tesettürünü korumaya çalışan kardeşlerinizi önce taktir edin. Bu üslup kimseyi kazanmadı, aksine çok kaybettirdi.
Değildir efendim. Hayırlı bir iş bazen sabır, mücadele ve imtihanlarla birlikte de gelebilir. Her güçlük şer, her kolaylık hayır değildir. Kimi zaman Allah kuluna hayrı kolaylıkla değil zorlukların içinden geçirerek verir.
İnsanlığın en hayırlı işlerini yapan peygamberlerin yollarına dahi nice engeller, sıkıntılar ve aksilikler çıkmıştır. Hz. Nuh’un kavmiyle mücadelesi, Hz. İbrahim’in ateşe atılması, Hz. Musa’nın Firavun’la imtihanı, Efendimiz’in(sav) Taif’te yaşadıkları bunun en açık örnekleridir. Yolun zorlaşması, yapılan işin hayırsız olduğuna, yolun kolaylaşması da mutlaka hayırlı olduğuna tek başına delalet etmez. Bazen de hayır kolaylıkta değil, o zorluğun içinde gösterilen sabır ve teslimiyettedir.
Kısaca çıkış yolu; kadını çalışma hayatının yıpratıcı çarklarından çekip alacak ekonomik ve hukuki emniyet ağlarını kurmak, erkeğe rehavet veren değil sorumluluk yükleyen yasaları getirmek ve fıtratların karşılıklı olarak savaşmayı bırakıp "tamamlayıcı" ayarlarına dönmesidir.
@fatmaablaa Tek taraflı yorumları yanlış buluyorum. Bana göre sorun; tarafların birbirine empatik bakamaması, beklentilerin gerçek dışı bir noktaya çekilmesi ve ortak değerler yerine bireysel konfor alanlarının önceliklendirilmesidir.
⚠️ “Kardeşimi öldürüp etleriyle kavurma yaptılar!”
Siirt’te boşandıktan bir gün sonra kaybolan 4 çocuk annesi Mekiye Akyel’in cinayete kurban gittiği şüphesiyle eski eşi ve ailesi tutuklanırken, ablası Halime Pilğir’in iddiaları kan dondurdu.
Pilğir, kardeşinin tandırda yakılarak öldürüldüğünü ve aynı köyde 4 kadının benzer şekilde hayatını kaybettiğini öne sürdü:
• Siirt’te yaşayan 30 yaşındaki 4 çocuk annesi Mekiye Akyel, 17 Ekim 2024’te eşinden boşandıktan bir gün sonra kayboldu.
• Olayla ilgili başlatılan soruşturmada HTS kayıtlarını inceleyen emniyet ekipleri, Akyel’in cep telefonunun son sinyalinin eski eşi ve ailesiyle aynı bölgede alındığını belirledi.
• Cinayet şüphesiyle derinleştirilen soruşturmada, Akyel’in eski eşi İsa Güç, kayınpederi İhsan Güç ve kayınbiraderi Hüseyin Güç, Şubat 2026’da “kasten öldürme” suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi.
• Halime Pilğir, kardeşinin evliliği boyunca sistematik şiddete maruz kaldığını ileri sürdü. Pilğir, Mekiye Akyel’in evliliğinin üçüncü ayında eşinin ikinci bir kadınla evlenmek istemesi üzerine kaçmaya çalıştığını, bu sırada darbedilerek kolunun kırıldığını iddia etti.
• Kardeşinin daha sonra Siirt Kadın Sığınma Evi’ne yerleştirildiğini belirten Pilğir, eski eş ve ailesinin burada da tehditlerini sürdürdüğünü öne sürdü.
• Boşanma günü eski eşinin, Akyel’i baba evine bırakırken “Kızına ve oğluna sahip çık. Abilerim, eniştelerim sizi öldürecek” diyerek tehditte bulunduğunu aktaran Pilğir, kardeşiyle son olarak çocukları aracılığıyla görüştüğünü, telefonda arka planda eski eşinin sesini duyduktan sonra hattın kesildiğini söyledi.
• Pilğir, programda yer alan bir tanığın beyanlarına da değinerek, kaybolduğu gece eski eşinin ailesine ait tandırın sabaha kadar hiç sönmediğini ifade etti.
• Bölge şartlarında gece boyunca tandır yakılmasının olağan olmadığını belirten Pilğir, kardeşinin tandırda yakılarak öldürüldüğünü düşündüklerini dile getirdi.
• Pilğir, durumdan şüphelenen köylülere ailenin ‘Kavurma yapıyoruz’ cevabını verdiğini söyledi. Akyel’in cansız bedenine ise henüz ulaşılamadığı bildirildi.