35 gün yazlıkta kaldıktan sonra Adana’ya döndük ve bugün deprem oldu.
Yine uyku sıfır.Bu düzensizlikle nasıl ders anlatacağız ve okula alışacağız merak ediyorum ..
Çocuklara oyuncak dağıtıyorum .
Biri bir tane fazla istedi , ablam burada değil gelince ona vereceğim diyerek ...
Annesi arkadan ağlayarak işaret etti . Abla artık yok ...
Yavruma söyleyememişler...
Bin yıl geçse biz bu acıları unutamayacağız...
İstesek de başaramayacağız.
Deprem sürecinde 10 gün ortadan kaybolanların Beşiktaş üyeliğinden 10 dakikada istifa edebilmesi mutluluk verici...
Umarım işini yapamayan herkes bu kadar hızlı aksiyon alıp istifasını verir.
Kızılay, depremzedelere hızlıca çadır götürmesi gereken bir kuruluş olarak stokta olan çadırlarını hem dağıtmamış hem de Ahbap’a mı satmış yani? Sonra da biz “Kızılay nerede?” dediğimiz zaman terbiyesiz, adi ve namussuz oluyoruz? Yatacak yeriniz yok sizin.
Adana’da depremi yaşayıp o korku ile birkaç gün sonra yazlığa geçtik .
Şimdi de Mersin sallanıyor.Psikolojim zorlanıyor artık çok yoruldum ,bitkin hissediyorum.
Yav arkadaşlar siz ne anlatıyorsunuz ya da nasıl insanları sakinliğe davet ediyorsunuz? Ben bu depremde annemle babamı kaybettim. Evleri 10 yıllık bir bina dahi değildi ve sözde lüks binaydı. Abim, 45 günlük bebeği ve eşiyle yine sözde 3-5 yıllık lüks binada enkaz altında kaldı!
Artık tüm Adana, ne olacaksa bir an önce olsun modundayız. Bunu dile getirmek zor ama “Öleceksek bile acı çekmeyelim bir anda bitsin” diyen birçok kişi var. Bu psikoloji ile nasıl yaşayacağız bilmiyorum? Empati yeteneğiniz yüksek olsa dahi yaşamayan anlayamaz bu durumu.