SEVGİLİ HALKIM,
Bir kez daha söylüyorum. Deprem dirençli kentler oluşturmak sadece “Kentsel dönüşümle olmaz”. Kentin bileşenleri olarak bütünsel bir anlayışla yönetim, halk, altyapı, yapısoku, ekosistem-çevre ve ekonomiyi depreme hazırlamak gerekir. Sadece kentsel dönüşüm müteahhitlik projesinden öteye gitmez.
Kentin önce gerçek mikro-bölgeleme çalışmasını yapacaksın. Bu verilerin ışığı altında alt ve üst yapıyı planlayacak ve elden geçireceksin. Uygun olmayan zeminleri yeşil alanlara dönüştüreceksin, ekonomiyi depreme karşı güçlendireceksin. Sokağa inip 6 bileşenle ilgili olarak nonstop çalışacaksın. Bu çalışmalarda yerel yönetim ve hükümet etkili olarak iş ve güç birliğinde olacak ve işin yetkilisi olacaklardır.
Türkiye’nin en büyük işi kentleri depreme hazırlamak olmalıdır. Gerçek varoluş sorunu budur. Diğerleri daha sonra da yavaş yavaş olur. Sevgiyle.
İstanbul, tarihinin en büyük depremini bekliyor. Ülkede Instagram kapalı. Emekli birisi 10 defa döner yemeye gitse maaşı bitiyor. Hapishaneler siyasi rehineyle dolu. Mahkemeler 700 bin dolara mafya örgütü serbest bırakıyor. Ülke sadece geçen sene 1 milyon beyin göçü vermiş. Tüm bunlar yaşanırken, halkın umudu olan Ekrem İmamoğlu ve ekibi de Paris’te İstanbul’u tanıtma kokteyli düzenleyip şampanyalı gecelere akıyor.