“Bugün kullandığımız yapay zeka, veri merkezinden algoritmaya bir ekosistemin parçası. Yapay zekanın büyümesiyle birlikte enerji tüketimi de artıyor. ChatGPT’ye yöneltilen her soru için 1 litre su buharlaşıyor. Google kendi açıklamasında 22 milyar litre su harcadığını söyledi. ABD’nin büyük veri merkezlerinde günde ortalama 2 milyon litre su tüketiliyor. ChatGPT-4 modeli 100 milyon dolardan fazla tutuyor ve 50 gigawatt-saat enerji tüketiyor. ChatGPT’nin eğitim döngüsü için yaklaşık 927 milyon litre su gerekiyor, bu da 12 milyon 700 kişinin bir yıllık günlük su ihtiyacına denk geliyor.”
@Eylemcey35 yazdı.
https://t.co/eEDKHjm02W
Kolektifimizden Medine'ye savcı sorgusunda Esra Işık'ın tutukluğunun protesto edildiği LİMAK Holding önündeki eyleme katılma nedeni de soruldu.
Doğayı katleden holdinglere karşı eylem yapmak, halkın yaşam hakkını, doğayı savunmak meşrudur; suçlu olan talancı, yağmacı şirketlerdir.
Tüm demokratik hakların fiilen, keyfi bir şekilde askıya alındığı bu düzen tam da katil, soykırımcı NATO'cuların temsil ettiği şirketlerin boyun eğdirme düzenidir.
Medine ve tüm politik tutsaklar hepimizin bugünüe ve yarını için en onurlu şekilde örgütleniyor, direniyor! Bu suçların hesabı bir gün elbet sorulacak!
@ukiiiyoo
Dünya halklarının katili NATO'ya karşı ses çıkaran ya da sadece Ankara'daki toplumsal mücadele alanlarında yer alan herkes bugün uydurma gerekçelerle tutuklandı.
Tutuklananlar arasında Kolektifimiz üyesi, Hacettepe Üniversitesi öğrencisi Medine Açıkgöz de yer alıyor.
Baskılardan, tutuklamalardan gözümüz korkmuyor. Bugüne kadar geri adım atmadık, atmayacağız. Katillerden, hırsızlardan hesap sormak için bir arada durmaya, mücadele etmeye devam edeceğiz.
#MedineyeÖzgürlük
Gazeteci Delal Demir'in haberinde geri dönüşüm üzerine çalışan Kolektifimizden Ayçanur Top da görüşlerini iletti:
"Polen Ekoloji Çalışmaları Derneği’nden Ayçanur Top, döngüsel ekonomi ve geri dönüşüm çalışmalarının neden ortaya çıktığını anlamak için mevcut ekonomik sistemi sorgulamak gerektiğini düşünüyor.
"Top’a göre hammadde krizleri, artan ekolojik yıkım ve çöp depolama alanlarının yetersizliği mevcut üretim modelinin sürdürülemez olduğunu gösteriyor.
"'Üret-tüket-at modelinden çıkmak zorundayız. Bu açıdan bakıldığında döngüsel ekonomi son derece önemli bir fikir. Zaten toprağın, suyun, besinin ve hammaddenin mümkün olduğunca kendi döngüleri içinde yeniden değerlendirilebildiği bir yaşam biçimine ihtiyacımız var.'
"Ancak Top, döngüsel ekonominin yalnızca teknik bir çözüm olarak ele alınmasına da karşı çıkıyor. Top, 'İdeal olarak çok değerli bir fikirden söz ediyoruz; zaten yaşamın döngüselliğini esas alan bir üretim biçimine ihtiyacımız var. Ama bugün bir yandan döngüsellikten bahsederken diğer yandan doğal alanları madenciliğe açıyorsak, sürekli yeni kaynaklar tüketmeye devam ediyorsak, o zaman hangi döngüsellikten söz ettiğimizi de sormamız gerekiyor.'
"Atıkların yeniden hammaddeye dönüşmesinin önemli olduğunu söyleyen Top, bu süreçlerin hangi emek ilişkileri üzerinden yürüdüğünün de sorgulanması gerektiğini belirtiyor.
'Atık meselesi aynı zamanda emek, eşitsizlik ve sömürü meselesidir. Kimin atık ürettiğini, kimin bu atıkları topladığını ve ortaya çıkan değerden kimin pay aldığını da konuşmamız gerekiyor.'
https://t.co/HSrUT2PeQ9
Yoldaşımız Cemre Nayir, bugün çıkarıldığı mahkemede adli kontrol şartıyla tahliye edildi ✌️🌻
Cemre'yi coşkuyla karşılayacağız, mücadelemizi kaldığımız yerden sürdüreceğiz.
#ÖzgürlükKazanacak@ozkazanacak
Şirketlerin toprakları yağmalamasına, zeytinlikleri işgal etmesine karşı mücadelenin uzun yıllardır başını çeken, tüm baskılara rağmen mücadeleyi bırakmayan Esra Işık önceki ay hukuksuz tutukluluğun ardından serbest bırakılmıştı.
Bugün görülen ilk duruşmasında yurtdışı yasağı kaldırıldı.
Mahkeme 22 Haziran, sabah 10'a ertelendi.
Savcı Esra'nın en ağır cezayı almasını istiyor. Bu dava Limak'ın, holdinglerin yargıyla iç içe halkı sindirme çabasıdır. Ama yaşamı savunan hiç kimse geri adım atmıyor.
Esra Işık yalnız değildir!
@ikizkoydireniyo
Su bir kez daha coğrafya üzerinde silah olarak kullanılıyor. Kurak mevsimlerde tarımı zor sokarken yağışlı dönemde ise plansız ve koordinasyonsuz su yönetimi ağır sonuçlar doğuruyor. Geçtiğimiz hafta Tokat'taki su baskınları da bu yüzden oldu. Hatay'da yeniden inşa adıyla yürütülen mülksüzleştirme ve tektipleştirme yapılaşması da sele hazırlıksızlığı gösterdi.
1 haftadır, baraj doluluk oranları üzerinden "iklim krizinin olmadığı" propagandası yapan iktidarın yalancı borazanları, iklim biliminden habersiz, verileri ve gerçekleri çarpıtıyor. Oysa durum her geçen mevsim daha da alışılmadık koşullara ve tahribata yol açıyor:
https://t.co/fxL8ZxFpFb
Baraj sularının kontrolsüz bırakılması sadece Urfa'da su baskınlarına yol açmadı; Rojava ve Suriye'de de kentlerden baskın haberleri geliyor. Bölgedeki arkadaşlarımız sellerin başladığını ve ilk can kayıplarını, Rakka da dahil olmak üzere birçok şehir sular altında kaldığını bildiriyor.
https://t.co/iXDUychBAw
Geçtiğimiz yıl, Ekim ayında yapılan Mezopotamya Su Forumu'nda tam da bölge halklarının bu durumlara karşı özsavunmasını örgütlemesi, ortak mücadelesi üzerine tartışmıştık.
https://t.co/DKVb1XW8Qb
Barajları amacı dışında yapıp kullanmanın sonuçları. Savaş aparatı olarak kullanmaya da müsait. İki tür savak( dolusavak) yapılıyor: Kapaklı ve kapaksız. Tokat Almus'taki kapaksız, yani dolunca, kendiliğinden akmaya bırakılması gerekiyor, ancak yeni iklim koşullarına uygun bir planlama yapılmadığından suyun şiddeti anormal yükseldi.
GAP kapsamındaki tüm barajlar ise kapaklı. Bu tamamen savaşa ve suyu politik bir araç olarak kullanmaya dayalı bir mantık. Normalde GAP barajlarının tamamının da kapaksız savak olması gerekir. Düz bir arazideki Ilısu Barajının dolu savakları bile kapaklı yapıldı.
Mezopotamya Su Forumu'ndaki ağın güçlendirilmesi ve işlevlendirilmesi önümüzdeki yıllar için kritik. Egemenlerin istedikleri zaman suyu silah olarak kullanması, can kaybına yol açması, halkı sürekli boyunduruk altında tutmasının önüne geçmenin yolu bu mücadeleden geçiyor.
@ekolojibirligi@ekolojihareketi@mwf2025amed@CoopMesopotamia@peoples_bridge@VartoEkoloji@urfaekoloji
3 Şubat'tan itibaren hukuksuz şekilde tutuklu olan kolektif üyemiz Cemre'nin duruşması var. Cemre, Filistin'e yönelik siyonist saldırıların karşısında mücadele yürütüyordu. Bu videoda yaptığı çağrılardan biri.
Biz de Cemre'yi yalnız bırakmayalım, devrimci dayanışmayı büyütelim. 🌱
🗓️ 2 Haziran Salı | 11.30
📍İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi
Çerkes soykırımı ve sürgününde yaşamını yitirenleri anıyoruz
21 Mayıs 1864 Çerkeslerin 162 yıl önce yaşadığı büyük acıların tarihidir. Çarlık Rusya'nın sömürgeci politikaları nedeniyle etnik temizlik ve soykırıma uğradılar. Anayurtlarından sürüldüler, çeşitli ülkelere dağıtıldılar. Sürgün ve göç nedeniyle gittikleri yerlerde kolektif Çerkes kimliği oluşturmaları engellendi.
Türkiye'ye sürgün edilen Çerkesler de inkar ve asimilasyon politikalarına maruz kaldı. Anadilleri, kültürleri kaybolma riskiyle karşı karşıya.
#Çerkes soykırımın tanınması, kimliğinin, kültürünün, anadilinin önündeki engellerin kaldırılması, halkların özgür, eşit ve adil bir yaşam sürmesi için ilk adımlardır. Çerkes halkının demokratik talepleri kabul edilmelidir.
Çerkes halkının 162 yıldır dinmeyen acılarını paylaşıyor, hayatlarını yitirenleri anıyoruz.
1 Mayıs’ta bir doğa savunucusu daha tutuklandı.
1 Mayıs'ta işçi ve emekçilerin doğayı katleden şirketlere karşı bir araya gelmesi gereken Taksim Meydanı'na yürüdüğü için Munzur Çevre Derneği üyesi Sevil Doğan da tutuklandı.
Sevil Doğan'a özgürlük, doğa savunucularına özgürlük demek için basın toplantısında buluşuyoruz!
Cemil’e, Cemre’ye, Pınar’a ve Yağmur’a bir kez daha sesleneceğiz!
Emperyalist talana, sermayenin saldırılarına karşı doğamızı, toprağımızı savunmamız tutsak edilemez!
15 Mayıs saat 13:00’da İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi’ndeyiz.
@ozkazanacak #100GündürTutsaklar
#PolencilereÖzgürlük
“Toplum için Sanat, İnsanlık için Bilim, Özgürlük için Politika” şiarıyla yürüttüğümüz sanat faaliyetlerimiz nedeniyle 100 gündür BEKSAV’lı sanatçılar tutsaklar!
#100GündürTutsaklar
1 Mayıs öncesi ev baskınıyla gözaltına alınan ekoloji savunucusu ve dernek üyemiz Sevil Doğan bugün tutuklandı.
Emperyalist talan ve toprak işgallerine karşı büyüttüğümüz mücadelenin sesi olan Sevil Doğan’a özgürlük!
Arel Üniversitesi Kadın Çalışmaları Topluluğu'nun düzenlediği panelde Kolektifimizden Derya Sever, kadın özgürlük mücadelesi konuşmasıyla yer alacak.
"Sermaye ve erkek egemen devlet işbirliği ile doğa yağmalanırken, dünya iklim krizi ile karşı karşıyayken, kadınlar yaşam savunuculuğunun en ön safında yer almakta.
Neoliberalizmin yükselişiyle derinleşen iklim krizinin ekonomi-politiğini tartışırken, kadınların ve diğer ezilen grupların doğaya yönelik tahakküm ve talan düzeninden nasıl etkilendiklerini ve yeniden şekillenen toplumsal cinsiyet rollerinden bahsedeceğiz."
15.00-16.00 | Derya Sever: Ekolojik kırıma karşı kadın özgürlük mücadelesi
16.00-17.00 Sare Öztürk: Ekoloji, ihtimam ve kadın emeği
🗓️ 6 Mayıs | 15.00
📍Cevizlibağ kampüsü
Esra Işık'ın direnişi, onunla dayanışmanın gücü bu yazının servis edilmesine yol açmış görünüyor.
"Kötü madencilik" tartışması tam bir safsata. Doğaya, canlılara, halkın geçimine duyarlı madencilik her şeyin kâr için olduğu sermaye düzeninde mümkün olmadığına göre, zararın bedelini mutlaka ezilenler ödediğine göre boş gösteren bir iddia.
"Türkiye'nin yüzölçümünün ortalama yüzde 16'sı ila 20'si maden için ruhsatlandırılmış durumda. Bir arama ruhsatının işletmeye dönebilmesi ihtimali yüzde 1'in altında" denilerek dezenformasyon suçlaması yapılıyor. Ortada dezenformasyon yok, mesele yüzdelerin nereden, nasıl hesaplandığı da değil.
Öncelikle bu madenlere toplumsal ihtiyaç var mı sorusunun üstünü örtüyor. Ama dahası, doğa tahribatı oluyor mu, olmuyor mu? Halk zarar görüyor mu, görmüyor mu? Şirketler yasaların, yönetmeliklerin etrafından dolanarak rant, çıkar sağlıyor mu, sağlamıyor mu? Halkın demokratik tepkisi, örgütlenmesi engelleniyor mu, engellenmiyor mu?
Bahsedilen Hüsamlar ile Akbelen de farklı yerler.
Maden bölgelerindeki kültür, yaşam ile bugünkü yapılan, süren yağmanın da bir bağlantısı yok. Daha dün zafer kazanan Doruk Madencilik işçileri, farklı maden havzalarındaki işçiler de halk ve çevre sağlığı konusunda söz, karar, kontrol yetkileri olsa, bugünkü koşullarda ekolojik bir bilinçle hareket edebilirler.
"Dış güçler" madenleri çıkarmamızı istemiyor safsatası da yine bu maden şirketlerinin işlediği her türlü suçun, hukuksuzluğun üstünü örten; çevresel, ekonomik adaletsizliklere karşı halkın direnme hakkını elinden alan bir manipülasyon.
Bu bir yeşil yıkama bile değil, doğrudan gerçekleri çarpıtma, eksik ifade etme ve farklı bağlamdaki olguları birbirine iliştirmeyle yapılan açık bir sahtekârlık.
#EsraIşıkaÖzgürlük
@ikizkoydireniyo @DorukMadIscleri
🔵🔵Yarın saat 13.00'da Kadıköy Süreyya Operası önünden yürüyüşle İskele Meydanı'na!
Dersim Doğa, Yaşam ve Çevre Platformu'nun "Emperyalist talana, ranta ve madene hayır" çağrısıyla Ekoloji Buluşması'nda itirazlarımızı ve özgür bir gelecek isteğimizi dile getiriyoruz.
Bölgedeki emperyalist savaş, katlanarak artan madenler başta olmak üzere doğayı tahrip eden rant projeleri ve tüm bunların parçası olan iklim değişikliğinin işçi-emekçi ve ezilen toplumsal kesimlere yaşattığı ağır yıkıma karşı, herkesi antikapitalist bir ekoloji mücadelesini ortaya çıkaracak eylemleri büyütmeye çağırıyoruz.
#KapibaraBuluşmaları
🔵🔵Yarın saat 17.00'de
Enstitü'de ve zoom'dayız.🔵🔵
Geri Dönüşüm: Ekolojik Çözüm mü, Kapitalist Strateji mi?
1970’lerden bu yana hem politik hem bilimsel çevrelerde tartışılan ekolojik kriz, devletler ve küresel sermaye eliyle yeşil finans, karbon piyasaları ve yeşil teknolojilere dayalı bir pazar alanına dönüştü. Doğrusal ekonomi yerine önerilen döngüsel model, her türlü atığı ikincil hammadde olarak sisteme dahil ederek çöpün yeniden değer kazanmasını sağlamakta. Bu süreç, kapitalizmin aşırı birikim krizlerine karşı geliştirdiği “yeniden canlandırma yoluyla birikim” adlı yeni bir sermaye biriktirme yöntemini temsil ediyor. Bu çalışma, deneme-yanılma yoluyla küresel geri dönüşüm endüstrisinin kârlılık arayışına dahil edilmeye çalışılan gelişmekte olan ülkelerin bir örneği olan Türkiye’nin bu küresel piyasaya nasıl eklemlendiğini, İstanbul’daki atık toplayıcılarının emek organizasyonu üzerinden tanımlamaya çalışmaktadır.
Çevrimiçi katılmak için aşağıdaki linkten kayıt olun:
https://t.co/zfCjs1V7Kl
Türkiye'nin içinden geçtiği ekonomik ve ekolojik çöküşün bütünlüklü bir tarihini bugüne kadar izleyen bu çalışmayı birlikte işleyelim.
Sözümüzü pratiğe dökmek için 1 Mayıs öncesi buluşalım.
Aşağıdaki linkten atölyeye kayıt olabilirsiniz:
https://t.co/GmnlXiAHT9
🗓️25 Nisan Cumartesi 13.00 | Polen Ekoloji Enstitüsü (https://t.co/YiyFGZgeKT)
🔴https://t.co/GXu4He5l6u
#CemilAksuyaÖzgürlük #PolitikTutsaklaraÖzgürlük #KuyuTipleriKapatılsın