yalnızca birkaç sene üzülme aylarca uykusuzluk 8-10 kilo kaybı ve bir şehir değiştirmeyle halledilemeyecek problem unutulmayacak insan olmadığına inanıyorum sadece kendinize güvenin🙏
hiçbir zaman açık iletişim kurmayacağıma; her şeyi ima, dolaylama ve sezdirme yöntemleriyle ifade edeceğime; şaka, ironi, laf oyunları gibi çeşitli tekniklerden yararlanacağıma; örtük ve belirsiz bir anlatıma başvuracağıma namusum ve şerefim üzerine ant içerim!
bi sabah uyanıyosun ve diyosun ki hayat bu bi sabah uyanıyosun ve diyosun ki hayat bu değil bi gece uyumadan önce diyosun ki budur bi gece uyumadan önce diyosun ki bu değil
Bu herifler, insanlara yardım edebilmek için herkes canıyla başıyla uğraşırken internetimizi kestiler. Ellerindeki su şişelerini gösterip “yardıma ihtiyaç yok” deyip tırları döndürdüler. Adıyaman’ı mezarlık bellediler. Kendilerinden bağımsız yardım tırlarına afiş astılar. Çadır sattılar. Depremzedelerden mikrofonları kaçırdılar. Depremzedeleri azarlayıp insanların suratlarına güldüler. Olayın en sıcak anında bile askeri sahaya indirmekten çekindiler. Değil çocuklarımıza, cenazelerimize bile sahip çıkamadılar. İnsanlar, evlatlarının mezarı var diye sevindiler. Bu namussuzlar bize dükkan dükkan kefen arattılar. Şubatı sadece yıldönümünde hatırlayanların aynı acıları yaşamaları dileğiyle. Bizim bizden başka hiç kimsemizin olmadığını umarım tekrar öğrenmeyiz. Milletimiz umarım bir daha böyle bir acı yaşamaz. Başımız tekrar sağ olsun.
Mersin’in Mut ilçesinde Belkıs Durmuş, oğlu Ali Durmuş tarafından katledilirken, Akdeniz ilçesinde ise Ömer Çınar, yengesi Aygül Çınar ile annesi Türkan Söylemez’i katletti.
Mut ilçesinde tartıştığı annesi Belkıs Durmuş’u (67) bıçaklayarak öldüren Ali Durmuş (47), sevk edildiği adliyede tutuklandı.
Türkan Söylemez (56) ve kızı Aygül Çınar (26) evlerinde başlarından tabancayla vurularak öldürüldü. Çınar’ın kayınbiraderi Ömer Çınar, şüpheli olarak aranıyor.
🖊️: @sendika_org
Bu ülkede “fakir çocuk” annesi çöp toplamaya gidince yanarak öldü, “ayrıcalıklı çocuk” yangın tedbirsiz otelde öldü, “Türk çocuk” önünüze katıp çatışmaya götürdüğünüz için öldü, “Kürt çocuk” zırhlı araç çarptığı için öldü, “işçi çocuk” okulu bırakıp fabrikada kolunu kaptırıp öldü, “Suriyeli mülteci çocuk” kaçak çalıştığı yerde asansöre sıkışıp öldü, “üniversiteli çocuk” sokakta dövdürdüğünüz için öldü, “tarikata verdiğiniz çocuk” üstüne kapı kitlendiği için yanarak, dayanamayıp intihar ederek öldü, “mezun çocuk” iş bulamadığından öldü, “aşiret çocuğu” koca köy organize olup öldürdüğü için öldü, “mendil satan çocuk” tecavüz edilip öldü, “yeni doğmuş çocuk” hastane çetelerinin elinde, “kaykay yapan çocuk”, “harçlığını çıkarmak için çalışan çocuk” sokak güvenliği olmadığı için, “sitede oturan çocuk” kolonu kesilmiş bina yüzünden “sporcu çocuk” inşaatı denetlenmemiş otel yüzünden öldü. Siz hangi çocuğu koruyup kollayabiliyorsunuz da ne yüzle çocuk istiyorsunuz?
boykot zor mu geliyor? sokağa çıkmaktan mı korkuyorsun? insanlar enkaz altındayken bant daraltması yapıp üstüne hâla hayattayken kendi selalarını dinlettiklerini hatırla.