Geldiniz hoş geldiniz
yediniz i��tiniz afiyet olsun
Trump dan laf yediniz fırça yediniz
etmediği kalmadı ses etmediniz
Hepinize ders verdi ( küçük aklınca ) sustunuz.
Şimdi gidin ülkenizde biz ne büyük adamlarız / kadınlarız / yöneticileriz diye halkinizi kandırdın. NATO öldü geçmiş olsun
NATO
Yani anlayamadım konu şu son birkaç gündür özellikle Zirve başladığından beri televizyon kanallarında ve sosyal medyada her şeyden anlam çıkarmaya çalışan garip bir kitle var vay efendim o öyle yapmış vay bu böyle böyle davranmış yok yan bakmış yok elinin üzerinde tutmuş yok üstünden uçak geçmiş vay ceketini iliklemis yok oğluna selam vermiş yok o ona başka bir marş çalmış gecelerdir televizyon programlarında koca koca adamlar saçma sapan şeylere takılıp takılıp duruyorlar bu tarz saçma sapan şeylere yakalanmaya çalışmaya hiç utanmıyor musunuz niye kendinizi böyle şeyleri arayarak geri zekalı yerine koyuyorsunuz diplomasi böyle sana saçma şeylerden anlam çıkaracak bir durum değildir adamın güneş gözlüğüne bile kafayı taktınız.
Bununla ilgili çok doğru bir argo halk tabiri var " tavşan titini taşa sürmüş dağı tittim demiş"
ABD başkanının çok değerli bir şey almadan Türkiye'ye sadece dostum istedi katıldım diyerek geleceğinimi düşünüyordunuz ?
Benim tahminim aselsan ile ilgili bekleyelim görelim
@sanchezcastejon Pedro abimizi ulus a götürün iyi bir mekânda eğlensin kons da alsın hesabı bana gönderin ben öderim İspanya yi her türlü seviyoruz biz
Aslında olması gereken
Saat11.00 tüm sendika temsilcikeri ile görüşme
Saat 12.30 maden işçileri ve temsilcileri ile görüşme
Saat 14.00 tarım bakanı ve tarım işletmesi sahipleri ve işçileri ile görüşme
Saat 16.00 ülke ekonomisi ve alınacak tedbirler ile ilgili bakanlık temsilcileri ve firma sahipleri ile görüşme
Saat 18.00 tüm belediye başkanlari ve temsilcileri ile il ilçe belde sorunları görüş alışverişi toplantılarının 10. Bölümü
Saat 20.00 şehit aileleri ve gaziler ile akşam yemeği ve sorunların görüşülmesi
Saat 22.00 asgari ücret tespiti komisyonu temsilcileri ile zam oranlarının güncellenmesi toplantısı
+ Daha neler neler yazılır da neyse bu kadar hayal yeter.
İyi geceler..
@gidadedektifi@ticaret Asıl işlemin ticaret bakanlığına yapılması gerekiyor bence . Çünkü bunlarin yaptığı bunca aymazliga rağmen işlem yapılmıyor ise muhakak bu işten nemalanan birileri vardır
Atakan Gulgar ..
Varsın,
Yatağımdasın bir çift göz aydınlatıyor tavanı, sesin duvarlara siniyor.
Öpücükler ekiyorsun nadas tenime, soluğunla bütün kirimi yıkıyorsun.
Seninle temizim ben.
Uyumadan önce kulağıma kullanılmamış sözcükler bırakıyorsun.
Düğün evi rüyalara misafir gönderiyorsun.
Hiçbir şeyi her şeye dönüştüren sevgili.
Sıra dışıydın, çünkü sabırsızdın.
Ateşi bulan ellerin vardı, işte bu yüzden hiç soğumuyorduk.
Zamanın cami avlusuna bıraktığı yelkovan ve akrebi biz emziriyorduk.
Meğer tarif edilemeyen bir sonu varmış bütün güzel başlangıçların.
Şimdi bakıyorum, gün geliyor, sen gidiyorsun.
Yanımda görmüyorum ya seni, çıldırasıya sakinim artık.
Yokluyorsun
Zaman, yıllar önce dündü.
Aldatmanın kitabı yok satıyordu.
Fokur fokur kaynayan birlikteliğimiz taşıyordu.
İlişkimizin altını kısıp televizyonda “Sadakatsiz” filmini izliyordun.
O kadar gerçektin ki sana söylenen bütün yalanlar gerçekleşiyordu.
Usul usul kanıyordun, varlığın içimden sızıyordu.
Aklının bir köşesinde ihanetler yetiştiriyordun.
Ömrümün hasadını satıp ayrılıkta köşeyi dönmeye çalışıyordun.
Niyetini sevgisizliğinle gübreliyor, kavgalarınla büyütüyordun.
Sonra içinden bağırarak dedin ki; kendimden ayrılıyorum.
Bu cümleyi öyle bir bağırdın ki yürekten, kalbindeki boşluğumda yankılandı.
Sonra acımasız bir icra memuru oluverdin.
Öpücüklerini söktün tenimden, içimde derin bir boşluk açtı boş sözlerin.
Gözyaşlarım çiçeklendi, dudaklarım adını usulca ezdi.
Yoksun
En olmadık zamanlarında sıvazladığım sırtın artık bana dönük.
Susuyorsun, gürültüsüzlüğünden sağır oluyorum.
Şimdi kim beni çağırırsa çağırsın duymuyorum!
Bavulları hep toplu durmalı insanın...
Bir gün telefonların hiç çalmayabileceği hesaplanmalı...
Tül perde arkasından misafir yolu gözlemekten vazgeçmeli...
İhanetlere, terkedilmelere, bir başına bırakılmalara hazırlıklı olmalı...
Yalnızlığa alışmalı...
Çünkü “omuz omuza” günlerin vakti geçti.
Dayanışma, günümüzün borsasının değer kaybeden hisse senetlerinden biri artık...
Bireyin keşif çağı, geride kırık dökük yalnızlıklar bıraktı.
Terörün bile bireyselleştiği çağdayız.
Zaman, birlikten kuvvet doğurma zamanı değil;
Zaman, tek başına dimdik ayakta kalabilmeyi becerme zamanıdır...
İşte o yüzden alışmalı yalnızlığa...
Sokaklar dolusu ıssızlıkla başbaşa yaşamayı göze almalı insan...
Güvendiği dağlardaki karlara bakıp ders çıkarmalı...
Hüzünlü bir şarkıyla paylaşılan gecelerde başını dayayacak bir omuz arama huylarından vazgeçmeli...
Sofrada tek tabağa, tabakta az yemeğe alışmalı...
Romanlardan, yalnızlığı yücelten paragraflar asmalı evin en görünür duvarlarına...
“Yalnızlık paylaşılmaz/Paylaşılsa yalnızlık olmaz”
Dizeleriyle başlamalı güne...
Telesekretere “Şu anda size cevap verebilecek kimse yok! ” denmeli,
“Belkide hiç olmayacak...” cevapsızlığa, sessizliğe ısınmalı...
Oysa sessizlik haksızlığa alkıştır.
Haklılığın onuru yaşatır insanı...
Susmanın utancı öldürür...
O yüzden en sessiz gecelerde “Doğruydu, yaptım” la teselli bulmalı insan.
Feryada komşuların yetişmemesine,
Soğuk duvar diplerinde sessizce ağlaşmaya alışmalı...
Kendiyle hesaplaşmaya çalışmalı...
Gece yastıkla ağlaşmaya, sabah aynayla gülüşmeye,
Kendiyle hüzünlenip, kendiyle keyiflenmeye hazır olmalı...
Hep başını alıp gidebilecek kadar cesur,
Ama hep kalıp savaşacak kadar gözüpek olabilmeli...
Sessizliği, sese dönüştürebilmeli...
Ve sırt çantasını her daim hazır tutmalı insan...
Yollarla barışmalı...
Yalnızlığa alışmalı...
Can Dündar
Bugün 2 temmuz benim için önemli bir gün ama sadece ama sadece ben hatırladığım için hiçbir şey yapmıyorum bundan sonra da yapmayacağım..
02/07/2021 11.30