🔴 Türkiye'nin acı gerçeği TÜVTÜRK
Araç Muayene istasyonu hizmeti vererek Türkiye de tekel olan TüvTürk'te skandallar bitmiyor.
Milyonlarca araca her iki yılda bir zorunlu muayene hizmeti veriyor.
Hizmet standardı ve fiyat belirleme de rakibi yok, tekel, zorunlu bir hizmet olmasına rağmen, fahiş fiyatları ile gündemden düşmüyor.
2026 Türkiye'sinde, Ödemeler de yasak olmasına rağmen halen %3 kart komisyonu alıyor. ve buna kimse dur demiyor.
Tek marka gibi gözükse de, her ilde bayilik sistemi ile başka firmalar hizmet veriyor.
İşlemler de çalışanların kibir ve egosundan hizmet alan kimse hiç bir şey soramıyor, itiraz hakkı yok, ben yaptım oldu tavrı sürüyor.
En son Ankara da aracını muayene ettirmek isteyen Polis memuru, park laması yanmasına rağmen yanmıyor diye muayenesi iptal edilince itiraz ettiği için çalışanların saldırması sonucu döverek öldürüldü.
Böyle işletme bunca şikayetlere rağmen nasıl faaliyetini sürdürüyor?
Hangi Bakanlık, Hangi kurum bunları denetliyor?
Kangrene dönmüş bir sistem bu ülkeye, bu millete yakışıyor mu?
Kayyum candır.
TÜVTÜRK nasıl bir yer olmuşsa Ankara’da 20 30 kişilik çalışan grubu 44 yaşında bir polisi linç ederek, döverek öldürüyor. Sadece 2 kişi gözaltına alınmış haberlerde öyle diyor. Zaten bir işe yaramaz bir kurum, haraç keser gibi ülkeye yıllardır çöküyor bir de mafya vari hareketler. Gerçekten yazık. Genelde araçları muayene yaklaştığı zaman satıyorum az görüşüyorum kendileriyle ama dikkatli olmak lazım. Gerçi genel olarak tavsiyem her yerde dikkat edin🙂
5 milyonluk bir ev almak için;
Tapu harcı %4 → 200.000TL
Emlakçı %4+KDV → 240.000TL
Döner sermaye ve DASK → 5.000TL
Toplam: 445.000TL
Daha anahtarı ele almadan yarım milyonluk olunuyor
Evim dükkanların bulunduğu bir sokakta.
Aracımı evimin önüne park etmek istediğimde sürekli aynı şey:
Esnaflar Dükkanımın önü kapanıyor, buraya park etme diyor.
Yetmiyor bazıları dükkan önüne sandalye, duba, bidon ne bulursa koyup yolu resmen kapatıyor.
İşlerim için başka yerlere gidiyorum, park etmek istiyorum yine aynı tablo.
Yol kamu alanı ama bazı esnaflar burayı kendi özel otoparkı sanıyor.
Sormak istiyorum:
➖Esnafların böyle bir talep etme hakkı var mı?
➖Siz de benzer sorunlar yaşıyor musunuz?
➖Böyle durumlarda ne yapıyorsunuz?
Gerçekten merak ediyorum.
Yılbaşı gecesi mesai arkadaşım kardeşiyle birlikte evine dönerken bir alt geçidin çıkışında polis kontrol noktası koymuş. Araçlar da kontrol noktasında bekliyor, arkadaşım da yavaşlayıp duruyor. Ancak arkadan gelen bir araç duramayıp çarpıyor ve arkadaşın aracı perte çıktı. Şükür canlarında bir şey yok. Polis ve ambulans geliyor, kontrol vs. derken çarpan aracın sürücüsü 186 promil alkollü çıkıyor. Kendisinin de maalesef askeri personel olduğu anlaşılıyor. Tabi kaza raporunda suç kendisine veriliyor. Arkadaşım dava filan açmadı, kazadır dedi iyi niyet gösterdi. Dün eline bir evrak ulaştı ve karşı taraf dava açmış, 50.000₺ istiyor. Avukatı (emekli asker) sekiz sayfa dilekçe yazmış; benim arkadaşı suçluyor, belediyeyi suçluyor, polisi suçluyor. Sekiz sayfa dilekçede bir yerde bile 186 promil alkolden bahsetmemiş. Sanırsın müvekkili melek…
Günlerdir gözüne uyku girmemiş, yorgunluktan takati de kalmamıştı.
Ama enkaz altında kalanları gördüğü için yorgunluğundan bile utandı.
Bir anlığına yemek yemeye fırsat bulmuştu ki nafile, oda boğazından geçmedi.
#6Şubat 🥹
Depremde yakınlarını kaybeden Malatyalı vatandaş:
“Binamız 2020 Sivrice depreminde ağır hasar almış. Kızım bunu bilmeden oraya kiracı olarak girmiş.
Sonradan öğreniyoruz ki ağır hasarlı bina, dükkan ve fırın sahipleri tarafından hafif hasara çevrilmiş.”
Çin'den orta kalite cerrahi aletleri 400-800 TL civarında alabiliyorken, aynı aletin daha düşük kalitelisini burada 3000-4000 TL bandında satıyorlar. Oysa bu fiyata çok daha kaliteli aletler alabilmemiz gerekiyor; ancak onlar ya çok pahalı ya da hiç getirilmiyor. Artık bayram ederler.
Fransa’da doğup büyüyen 24 yaşındaki Gülfem Zengin, üç yıl önceki 6 Şubat depreminde Türkiye’ye yardımları kendi tırıyla ulaştırmıştı:
“Fransa’dan Türkiye’ye ilk yardımları getirmiştim. Çok zor ve acı bir zamandı ama dayanışmayı, gücü ve insanların kalbini gördüm. Allah hepimizden razı olsun, dua edenler için de.”
Araçlarıyla İran’a gidip yakıt alan kişiler 30 litre yakıta 40 lira ödediler:
“Burada yakıt sudan ucuz. Litre fiyatı 1,5 lira.
Darısı Türkiye’nin başına.”
Bankadan TL atıp borsaya geçmesi için 2 gün bekleme kuralı koyan adam/kurum neyin kafasını yaşıyor acaba?
2 günde boğa yaşayıp 3. günde ayı piyasasına giriyoruz.
Bu kuralın yarardan çok zararı olduğunu, hatta ülkeye girecek olan potansiyel dövizi ciddi engellediğini düşünüyorum.
Salın abi bizi, bu kuralın kimseye faydası yok.
Türkiye ve Azerbaycan onu 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli deprem ile tanıdı.
Server Beşirli, 35 yaşlarında Bakü'ye yakın Ceyranbatan kasabasında yaşayan bir şahıstı. Ancak deprem haberini alır almaz, kısıtlı imkanına rağmen evindeki yatak, yorgan, minder, battaniye gibi elinde ne varsa eski kırmızı arabasına (Vaz 2107) yükleyip Türkiye'ye yardım için yola çıktı.
Bu sırada tesadüfen çekilen bir fotoğrafı sosyal medyada viral oldu ve kısa sürede "Türkiye-Azerbaycan kardeşliğinin simgesi" olarak anılmaya başlandı.
Server sonra gönüllü olarak deprem bölgesine gitti ve çalışmalara katıldı.
Gönlü büyük olan Server, gönüllere de taht kurdu.
Bir Türk işadamı ona araba hediye ederken, eski evinin hemen yanına yeni konutu yapıldı.
O, gönlünden geçenleri kardeşleri için yaptı.
Allah da ona karşılığını misliyle verdi.
7) Beton dökmek kolay, şehir inşa etmek zor. İnsanlara konut, iş, eğitim ve sosyal hayat sunulmadıkça konteyner kentler yeni gecekondu rejimi haline gelir. Türkiye tam olarak bunu yaşıyor.
Fransa’da doğup büyüyen ve uzun yol şoförü olan 24 yaşındaki Gülfem Zengin, 6 Şubat depremi sonrası kendi tırıyla tek başına 4 günde 6 ülke geçip 4.300 kilometre yol yaparak Fransa’da toplanan yardımları Kahramanmaraş’a ulaştırdı.
#6subatdepreminiunutmayacağız
6 Şubat depreminde Hatay'ın su sorununu çözen Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay:
"Su yok, lavabo yok, yemek yok, çorba yok. Biz bunları Hataylılar ile birlikte yaşadık ve öncelikle su meselesini çözmemiz lazım dedik.
Serinyol kışlalarının karşısındaki alanda su kuyularını çalıştırarak ve bir süre sonra suyun nereden aktığını el yordamıyla tespit ederek yaptık.
Altyapının tamamen bozulduğuna şahit olduk. Suyun çıktığı bir yeri keşfedip orayı kepçeyle kazıp, kaynak yapıp ileriye doğru yaklaşık bir hafta böyle devam ettik.
Belki hep söylenen geldiler, şov yaptılar, gittiler. Onlar hiç Hatay'da sabahlamadı. Ben yaklaşık 10 gün arabanın arkasında uyudum."
@u_ibrahim_altay@caglarcilara
"6 Şubat'taki felaketten sağ kurtulduğumda, 'Okuldan mezun olduğumda kurban kestirip dağıtacağım' diye adak adamıştım" diyen Ramazan Altun isimli genç:
"O gün geldi ve ben sözümü tuttum."