Aslında iyi niyetimizden kaybetmiyoruz balım..
Mallığa varacak kadar iyi niyetli olmaktan kaybediyoruz..
Dozunu ayarlamakta sıkıntılarımız var..
* Net..
Bu hayvanların ahı yeri göğü inletir.
Defalarca söyledik. Hep söyledim; yine söylüyorum. Allah korkusu, vicdanı ve merhameti olan insanlar olarak bu işlerin bu raddeye gelmemesi için sesimizi duyurmaya çalıştık. Yanlış ve yanıltıcı bilgilerle, yurt dışından alınmış görüntülerle, gerçekle ilgisi olmayan haberlerle toplumun önüne bambaşka bir tablo konuldu. Metin Külünk de bu konuda defalarca uyarılarda bulundu. Yukarıya doğru bilgi gitmediğini, yanlış bir algı oluşturulduğunu söyledik.
Şimdi dönüp şu fotoğraflara bakın. Bir deri bir kemik kalmış, korkudan titreyen, ne suçu olduğunu dahi bilmeden bir kafesin içinde ölümü bekleyen bir can… Konuşamıyor diye ah etmiyor mu sanıyorsunuz?
Ben buna inanmıyorum.
Ah almak yalnızca başınıza yıldırım düşmesi, yangın çıkması, deprem olması değildir. Bazen huzurunuz kaçar. Bazen bereketiniz gider. Bazen paranız vardır ama tadı yoktur; makamınız vardır ama huzurunuz yoktur. Bazen toplum olarak birbirimize düşer, güvenimizi kaybeder, ekonomik sıkıntılarla, belirsizliklerle boğuşuruz. Bunların belirli olayların ilahi cezası olduğunu elbette kimse kanıtlayamaz; benim söylediğim vicdani ve manevi bir şey: Masumun acısı karşısında susmanın, zulmü normalleştirmenin bir bedeli olduğuna inanıyorum.
Bugün borsada kaybedilen para yarın yerine konabilir. Makamlar değişir, servet yeniden kazanılabilir. Ama bir canın çektiği acıyı geri alamazsınız. Açlıktan ölen bir hayvanı yeniden hayata döndüremezsiniz.
O yüzden hâlâ söylüyorum:
Bu sessiz canların ahını küçümsemeyin.
Çünkü onların sesi çıkmıyor olabilir;
ama ahlarının sesi, bir gün insanın kendi vicdanından yükselir.
Ve vicdan sustuğunda, hiçbir zenginlik insana gerçek huzuru satın alamaz.
İNSANLIĞIN YÜZ KARASI!
Çaresiz bir anne caretta caretta, yavrularını dünyaya getirmek için can çekişirken; yeni doğmuş yavrusunu eline alıp annenin üzerine binen bu yaratığa insan denemez!
Dünyanın neresinde olursa olsun, hayvana işkence varsa orada insanlık yoktur!
Bir vatandaşın isyanı:
“Dişim ağrıdan duramayacak hale gelince devletin ağız ve diş sağlığı merkezine gittim.
Röntgen çekildi, ‘Bu dişe kanal tedavisi lazım’ dediler. Tamam, yapalım dedim. ‘Burada bugün yapamayız, endodontiden randevu almanız gerekiyor’ dediler.
MHRS’ye giriyorum randevu yok. Birkaç hafta sonrasını bekleyecek halim de yok; gece ağrıdan uyuyamıyorum.
Mecburen özel dişçiye gittim. Adam aynı gün kanal tedavisini yaptı, dolgusunu kapattı. 6.500 TL ödeyip çıktım.
Şimdi benim anlamadığım şu:
Ben yıllardır SGK primi ödüyorum. Devletin koskoca diş hastanesine gidiyorum, doktor var, cihaz var ama tedavimi yaptıramıyorum. Sonra mecburen özelde binlerce lira ödüyorum.
Parası olmayan ne yapacak? Ağrıya mı dayanacak, dişini mi çektirecek?
Madem kanal tedavisi için sonunda özele gideceğiz, devlet diş hastanesinde bu bölümler neden var?”
Terk edildiğini farkında ne suyu ne maması bunu değiştirmeyecek. Korkusundan sığındığı kutusundan çıkacak elbet, alışacak da dışarıya ama terkedildiğini unutmayacak.
Hayvanlar da bizler gibi travmatize oluyor, bakamayacaksanız almayın!
Benim adım Ayşegül Aydın, TÜRK'üm.
Dershaneden evime dönerken bir afgan tarafından te*avüze uğradım. Karşı koyduğum için afgan te*avüzcü sinirlendi, başımı taşla ez*rek beni
ö!dürdü. Ö!düğümde henüz 17 yaşındaydım...
Bir çocuğun sırtındaki çanta yardım aldığını değil, çocuk olduğunu anlatmalı. Koca logolu mavi çantalarınızdan vazgeçin; çocuklara muhtaçlıklarını hatırlatan etiketler değil, sırtlarında hevesle taşıyacakları Spider-Man’li, Hello Kitty’li çantalar verin.
Mısır’ın en çok kazanan en yetenekli doktoruydu. Bir gün muayeneye gelen çocuğa iğne vurması gerekiyordu. İğne paralıydı.
Anne, "Bu iğneyi alırsam, bir ay açız." deyince büyük kardeşi camdan kendini aşağı attı.
İntihar ederken, "Anne kardeşime iyi bak." dedi.
İşte her şey ondan sonra değişti Meşali için.
Kardeşini yaşatmak ve sofradan bir tabak eksiltmek için kendini feda eden bu kardeşi hiç unutamadı Doktor Meşali.
Zengin muayenehanesini kapattı.
Mısır’ın en fakir mahallesinde muayenehane açtı. Tüm hastaları ücretsiz muayene etti. Özellikle çocukları...
Marka kıyafetlerini çıkarıp attı. Onlar gibi giyindi.
Fakirlerin Doktoru olarak onu tüm Mısır, tüm tıp dünyası tanıdı. Bu dünyadan bir ADAM geçti.. Fakirlerin, kimsesizlerin doktoru.
Muhammet Abdülgaffar Meşali...
Mekanı Cennet Olsun.
İnsanlık bazen büyük sözlerde değil, kimsenin alkışlamadığı küçücük iyiliklerde kendini gösterir.
Bir otobüs durağında susamış bir kediyi fark eden bir kadın, elindeki pet şişeden ona su veriyor. Kedi de sanki günlerdir bu anı bekliyormuş gibi kana kana içiyor.
Belki o kadın için sadece birkaç dakikalık bir iyilikti… Ama o kedi için o an, hayatındaki en güzel anlardan biriydi.
Çünkü merhametin büyüğü küçüğü olmaz. Bir canlının susuzluğunu fark etmek, ona el uzatmak ve karşılık beklemeden iyilik yapmak… İnsanlığın hâlâ ölmediğini gösteren en güzel şeylerden biri. ❤️🐈
Este gato fue rociado con pintura azul por unos ñiños desalmados. Afortunadamente cayó en buenas manos y con mucha paciencia y amor le salvó la vida.
¿Qué puede motivar a un niño a ser cruel con los animales? ¿El entorno social? ¿trastorno psicológico? ¿déficit de desarrollo? ¿Qué futuro le espera como adulto? ¿A quién responsabilizar por cometer actos así?
Seguro que los padres, si los tiene, tienen mucho que ver.
¿Qué opinas?
🚨Encontraron la casa del pendejo psicópata que quiso aplastarle la cabeza a la gatita y le hicieron una linda visita!!
Los padres dicen que Santino está "desesperado" , quiere salir a la calle y tiene MIEDOOOO!
Az önce insanın kanını donduran, vicdan sahibi hiç kimsenin kabul edemeyeceği korkunç bir bilgi tarafımıza ulaştı.
İddialara göre İstanbul’da faaliyet gösteren bir Telegram grubu içerisinde kedilere yönelik işkence görüntüleri üretiliyor, paylaşılıyor ve bu görüntüler para karşılığında satılıyor.
Eğer bu iddialar doğruysa burada yalnızca hayvanlara yönelik bir şiddet olayından değil, organize biçimde yürütülen, hayvanların acısını ve ölümünü bir kazanç kapısına dönüştüren korkunç bir yapıdan söz ediyoruz.
Bu bilgilerin ortaya çıkmasına yardımcı olan ve söz konusu grubun içerisine girerek elde ettiği bilgileri Hayvan Hakları Merkezimize ulaştıran kardeşimize özellikle teşekkür ediyorum. Gösterdiği cesaret ve duyarlılık son derece kıymetli.
Bu kişiler ve varsa bu yapının arkasındaki tüm unsurlar ivedilikle tespit edilmeli, dijital deliller korunmalı, sorumlular hakkında gerekli adli süreç derhal başlatılmalıdır.
Elimizde bulunan bilgi, belge ve delilleri yetkili mercilere sunmaya hazırız. Konuyla ilgili gerekli bilgilendirmeleri de yaptık.
Ankara Barosu Hayvan Hakları Merkezi üyesi olarak açıkça söylüyorum:
Hayvana işkence eden, hayvanların acısından para kazanan, bu görüntüleri üreten, dağıtan veya buna aracılık eden hiç kimsenin peşini bırakmayacağız.
Hayvanlara yönelik şiddet bizim için “sıradan bir olay” değildir.
Bir hayvanın çaresizliğini eğlenceye veya ticarete dönüştürmek kabul edilemez.
Bu kişilerin kim olduğunun, bu yapının nasıl çalıştığının ve arkasında başka kişilerin bulunup bulunmadığının ortaya çıkarılması gerekiyor.
Bu olayın takipçisi olacağız.
Sessiz kalmayacağız. Vazgeçmeyeceğiz. Hayvanlara yapılan hiçbir zulmün üzerinin örtülmesine izin vermeyeceğiz.
#HayvanaŞiddeteHayır #HayvanHakları #HayvanHaklarıMerkezi #AnkaraBarosu #HayvanlarıKoruyalım #HayvanlaraİşkenceSuçtur #Kediler #İstanbul #Telegram #HayvanHaklarıİçinMücadele #ŞiddeteHayır #Adalet
Kadına şiddet uygulayan, kadın öldüren erkekler için aynı genellemeleri yapmaya cesaretiniz yok; ama hayvan besleyen ve savunan kadınları tek bir olay üzerinden hedef göstermek kolayınıza geliyor. Trafikte sopalarla birbirine saldıran erkekleri görünce de ‘erkek milleti işte’ deyip geçiyor musunuz? Yoksa önyargınız sadece işinize gelen yerde mi devreye giriyor? Şiddeti eleştirecekseniz adam gibi şiddeti eleştirin; hayvansever kadınları hedef göstermek, cehaletinizi mizah sanmaktan başka bir şey değil.