Elvedâ ya şehr-i ramazan derken bildiğimiz şehir kastedilmiyor.
Şehr, Arapça ay demektir. Şehr-i ramazan da ramazan ayıdır.
Bu, bazılarımızın son ramazanıydı. Elvedâ!
Bugün sahip olduğumuz her şeyin bedeli 111 yıl önce ödendi. O bedel; geri dönmeyi hiç düşünmeyenlerin kanıyla, canıyla, hayalleriyle verildi. Mirasınız başımızın üstünde, ruhunuz yanımızda. Çanakkale Geçilmez! 🇹🇷
#18Mart#ÇanakkaleGeçilmez#18MartÇanakkaleZaferi#18Mart1915
— İlber Ortaylı: “Hiçbir yılınızı yeni bir yer görmeden, yeni bir şey öğrenmeden kapatmayın. Rahat ve verimli yaşamak isteyen bir insana ne para ne de mevki tavsiye ediyorum.
Dünyanın farklı renklerini tanımak asıl mühim olan.”
Yaşım ilerledikçe mutluluğun sakin sabahlar, temiz bir ortam, erken yatmak, güvenli bir ev ve enerjimi tüketmeyen insanlardan ibaret olduğunu daha çok anlıyorum.
Ne yaşamış olursan ol her zaman yeniden başlayabilirsin. Çünkü insan, başına gelenlerden ibaret değildir. Yorulmuş olabilirsin, kırılmış, hevesini kaybetmiş, “artık olmaz” dediğin yerden dönmüş olabilirsin. Bunların hiçbiri son değil. Sadece durak. Hayat bazen seni kenara çeker, nefes aldırır, “bir bak bakalım, gerçekten ne istiyorsun” diye sorar. Cevabı hemen bulamasan da olur. Bulmak zorunda değilsin. Yeter ki vazgeçtiğini sanıp kendini tamamen bırakma.
Yeniden başlamak dediğin şey büyük hamleler de istemez. Bazen sadece sabah yataktan biraz daha az ağırlıkla kalkmaktır. Bazen birine “hayır” demek, bazen de kendine “ben buradayım” diye hatırlatmaktır. Geçmişte yaptıkların ya da yapamadıkların seni mahkûm etmez. Onlar sadece yolun bir kısmı. Öğrenmişsindir, değişmişsindir, başka biri olmuşsundur. Bu bile başlı başına bir başlangıçtır.
Unutma, herkesin hayatı bir yerde dağılıyor. Herkes bir şeyleri yarım bırakıyor, yanlış insanlara inanıyor, yanlış zamanlarda susuyor ya da konuşuyor. Ama sonra… sonra hayat bir yerden tekrar kapıyı aralıyor. Sen hazır ol ya da olma. Mesele o kapı açıldığında “ben artık yapamam” demek yerine, yorgun da olsan içeri bir adım atabilmek. Çünkü insan, en çok da kendine bir şans daha verdiğinde iyileşiyor.
Kemal Sayar şöyle diyor;
"Yas,sadece sevdiklerimizi kaybetmekle olmaz.
Bir yaşama biçimini kaybetmek de yastır. Bir şehri bildiğimiz halde kaybetmek,rutinlerimizi kaybetmek de yastır.Hatta itikatlarımızı, dünyayla ilgili inançlarımızı kaybetmek de yastır."