Taşeron şirkette çalışan asgari ücretli vasıfsız kişiler, kamunun kralları oldular.
Sınavsız kadro
Kamu işçiliği statüsü
Kendi memleketinde
Yüksek emeklilik primi
Maaş+yılda 4 tediye+2 ikramiye+1 denge ödemesi+yemek+yol aylık ort. 90-100 bin TL.
Memur:70 bin tl
Meslektaşımdan 👇🏻
“Acilde nöbetçisin. 6 yaş çocuk getirdiler. Kusuyor, halsiz diye. Bilinci bulanık. Parmak ucu şeker: HI çıktı. Damar yolu açtın. Kanları aldın. Glukoz 800. Kangazında ph 7.05 hco3 6 be -18. TİT +4 keton. Dört dörtlük diyabetik ketoasidoz. Hızlıca kanları gönderdin, DKA protoküne göre tedaviye başladın. Sıvı yüklemesi, idamesi; insülin infüzyon… sık aralıklarla kan şekeri, biyokimya, kangazı tit takibi. Sonuçlara göre mayi ve insülin infüzyon hızlarını hesaplayıp yeniden düzenledin. Bilinç durum takibi, klinik izlem. Çocuk endokrin konsültasyonu, yoğun bakım sevk kararı, yer arama, 112 ile sevk planlama. 8-10 saat boyunca acilde takip ettin, epikrizini yazdın. Yer buldun. Sevk ettin.
Ya da
10 yaş çocuk boğaz ağrısı, ateş ile geldi. Muayene ettin. Tonsiller hiperemik, kriptik. Antibiyotik reçetesi verip taburcu ettin. Harcadığın süre 5 dk.
Sonuç: aldığın puan aynı. 26.”
Vakıf üniversitelerinde DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTELERİ acilen kapatılmalı. Öğrencileri bedava iş gücü/gelir kapısı olarak görmekten artık vazgeçmeliler. Sistemi öğrenciler üzerinden döndürdükleri için ne eğitim kalitesi kaldı ne de hasta memnuniyeti.
@drxalti Van eğitim ve araştırma hastanesinde göz hastalıkları kliniğinde bütün meslektaşlarımızı her zaman ve saatte bekleriz. Göz kliniği olarak hepsine ve ihtiyaç duydukları zaman hastalarına kapımız açıktır.
2026 YKS kontenjanları düşündürüyor:
🩺 Tıp: 18.627
💻 Bilgisayar Mühendisliği: 13.430
⚖️ Hukuk: 8.812
🦷 Diş Hekimliği: 6.587
🏛️ Mimarlık: 3.906
💊 Eczacılık: 3.166
Plansız kontenjan artışlarının ve dengesiz kadrolaşmanın bedelini gençlerimiz, meslekler ve ülkemiz ödüyor.
Bir tarafta bazı alanlarda ciddi uzman açığı sürerken, diğer tarafta eğitim altyapısı, akademik kadro, uygulama alanı ve gelecekteki istihdam kapasitesi gözetilmeden kontenjanlar artırılıyor.
Tıp ve diş hekimliği gibi doğrudan insan sağlığını ilgilendiren bölümlerde yalnızca öğrenci sayısını artırmak çözüm değildir. Yetersiz öğretim üyesi sayısı, sınırlı klinik eğitim, artan iş yükü ve mezuniyet sonrası plansız istihdam; eğitimin niteliğini ve sağlık hizmetinin geleceğini tehdit eder.
Kontenjanlar günlük tercihlerle değil; nüfus projeksiyonu, bölgesel ihtiyaç, uzmanlık dağılımı, eğitim kapasitesi ve uzun vadeli insan gücü planlaması dikkate alınarak belirlenmelidir.
Nicelik değil nitelik, plansız büyüme değil bilimsel planlama istiyoruz.
#YKS2026
#TıpFakültesi
#HekimBirliği
#SağlıktaPlanlama
@hakanakelma Neden kimse ilk müdahale ve gereğinde kalp masajı öğrenmiyor.
Polisler
İtfaiyeciler
Öğretmenler
Bütün Sağlık Profesyonelleri
Memleketimizde kanayan yaradır
Bu kararın özeti şu şekildedir:
🏖️ Kıyılar herkesindir, kimse denize girme hakkını engelleyemez.
01.09.2012 tarihinde İzmir'in Çeşme ilçesi Altınkum Plajı'nda yaşanan olayda, havlusunu kumsala seren ve iki çocuğuyla denize girmeye hazırlanan bir vatandaş, özel işletme çalışanı tarafından;
"Burada duramazsınız, burası özel işletme. İnsanlar buraya para veriyor. Bedava yüzmek istiyorsanız kayalıklara gidin."
şeklinde uyarıldı. Vatandaşın bu talebi kabul etmemesi üzerine çalışan,
"Hadi yüzün bakalım, eşyalarınızı denize atarım."
diyerek tehditte bulundu.
Vatandaşın jandarmaya başvurması üzerine olay hakkında tutanak düzenlendi ve adli soruşturma başlatıldı.
Yargılama sonunda işletme çalışanı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, işletme yetkilisi ise bu suça azmettirme suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkûm edildi.
Karar Yargıtay tarafından onandı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine dosya Yargıtay Ceza Genel Kurulu önüne geldi ve Genel Kurul da itirazı reddederek mahkûmiyet kararını kesinleştirdi (YCGK, 26.02.2025, E.2022/8-82, K.2025/98).
Kararın hukuki dayanağı
Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararında;
Anayasa'nın 43. maddesi uyarınca kıyıların devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu,
3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun 5. maddesi gereğince kıyılardan yararlanmada öncelikle kamu yararının gözetileceği ve kıyıların herkesin eşit ve serbest kullanımına açık olduğu,
vurgulandı.
Bu nedenle, cebir uygulanmasa dahi, tehdit ve baskıyla bir kişinin kamuya açık kıyıyı kullanmasının engellenmesi, somut olayın özelliklerine göre kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturabilir.
Sonuç: Hiçbir özel işletme, kamuya açık kıyıda vatandaşın denize girme hakkını hukuka aykırı şekilde engelleyemez; bu tür fiiller ceza hukuku bakımından da sorumluluk doğurabilir.
Sahaya danışılmadan kurgulanan sağlık sistemi işte böyle vatandaşla karşı karşıya bırakıyor.
Randevu sayılarını hekime mi soruyorlar ? Sonra sistem aksayınca suçlu çalışanlar oluyor !!!
Yargının hekimlere bu öfkesi neden? Ölçüsüz kararlarınız yalnız hekimleri değil, toplumu da cezalandırıyor. Nitelikli hekim ya sistemi terk ediyor ya da defansif tıbba yöneliyor. Kendi bindiğiniz dalı kestiğinizi göremeyecek kadar ne ara körleştiniz? Hekimlerden elinizi çekin.