“kendimi meryem’in geçme ihtimali olan yerler gibi hissediyordum. bin yıllık o şehir bendim, suyu izleyen ağaç bendim, masada bekleyen ekmek kırıntısı, surlardan ilk içeri giren bendim.” diyor.
Muzaffer Efendi, "Kimin işi ters giderse Bayezid Camii'ni süpürsün, muhakkak işleri açılır" dermiş. Özellikle de sabah vakti. Belki bundan, belki başka sebeplerden. Ama tecrübe edeni boldur, vesselam.
♎ TERAZİLER 2018’DE EVİNİZDE BİR ŞEY DEĞİŞMEDİ AİLENİZE BAKIŞINIZ DEĞİŞTİ
LİLİTH DOKUZ YIL SONRA AYNI 4. EVE DÖNÜYOR BU KEZ SAKLANAN DEĞİL, SİZE KALAN A��ILACAK
Öncelikle Yükselen Teraziler dikkat etsin. Oğlak sizin 4. eviniz ve Lilith 2017–2018’de de tam buradan geçmişti. Şimdi yeniden aynı eve dönüyor. Bu yüzden geçmişe gidiyoruz çünkü 2018’de başlayan şey bir ev meselesinden çok ailenin içindeki düzenin gerçek yüzünü görme dönemiydi.
O yılları iyi düşünün. Ailede güvendiğiniz birinin hiç bilmediğiniz tarafını öğrenmiş olabilirsiniz. Anne veya babanın geçmişinden gelen bir mesele ortaya çıkmış, ebeveynlerden birinin diğerine yıllardır taşıttığı yükü ilk kez anlamış, kardeşler arasında sandığınız kadar eşit olmayan bir paylaşımı görmüş olabilirsiniz. Bir ölüm, ayrılık, hastalık, boşanma, ekonomik sıkışma veya aile büyüğünün yaşadığı problem bütün evin görev dağılımını değiştirmiş o güne kadar kimin ne yaptığını fark etmediğiniz bir sistem bir anda görünür hâle gelmiş olabilir.
Bazınız için daha sertti. Aileden birinin borcu diğerlerinin hayatına girdi. Bir ev satılmak zorunda kaldı. Bir ebeveyn yalnız kaldı ve sorumluluğu çocuklara geçti. Kardeşlerden biri kenara çekilirken yük diğerinin üzerine kaldı. Miras henüz paylaşılmasa bile ileride problem çıkaracak sözler o yıllarda söylendi. Birinin üzerine kayıtlı ev, tapu, para veya aileden kalan mal üzerinden güven bozuldu. Bazınız ise ilk defa kan bağı ile hakkaniyetin her zaman aynı şey olmadığını gördü.
2019–2020’ye geldiğinizde olay geçmiş olsa bile sonuçları kalmış olabilir. Bir daha aynı çatı altında yaşayamadınız. Ailenizden birine karşı mesafeniz eski hâline dönmedi. Kendi evinizi kurdunuz fakat ailenin yükü peşinizden geldi. Bir ebeveynin hayatını düzene sokmak sizin göreviniz oldu. Ya da aile içinde bir gün çözülür diye beklediğiniz mesele çözülmedi yalnızca konuşulmamaya başlandı.
İşte şimdi Lilith aynı 4. eve bunun için dönüyor.
2026–Haziran 2027 arasında aile içerisinde kimin neyi üstleneceği yeniden konuşulabilir. Anne veya babanın yaşam koşullarındaki değişiklik kardeşleri yeniden aynı masaya oturtabilir. Kim bakacak, kim ilgilenecek, kim maddi katkı sağlayacak, aile evi ne olacak gibi yıllardır ertelenen bir karar netleşmek zorunda kalabilir.
Mülk tarafında da yalnız ev alıp satmak diye bakmayın. Geçmişte yapılmış bir paylaşım, tapu, aileden kalan mal, kardeşler arasındaki hak meselesi veya birinin yıllardır kullandığı fakat diğerlerinin de söz sahibi olduğu bir şey yeniden gündeme gelebilir. 2018’de sözü edilen fakat tamamlanmayan bir aile kararı varsa özellikle oraya bakın.
Bazı Terazilerde ise hesap çok daha kişisel gelecek. Yıllar önce sizi aile içerisinde inciten insan bugün yeniden aynı şeyi yapmayabilir fakat siz kendi evinizde onun yöntemini kullanırken kendinizi yakalayabilirsiniz. Bir zamanlar üzerinizde kurulan kontrolü bugün çocuğunuz üzerinde, size yüklenen sorumluluğu eşiniz üzerinde, size öğretilen korkuyu kendi kararlarınız üzerinde sürdürüyor olabilirsiniz.
Lilith’in göstereceği en ağır şey de bu.
2018’de ailede kimin ne yaptığını gördünüz.
2026–2027’de o yaşananların sizi kime dönüştürdüğünü göreceksiniz.
Bazınız ailesinden kalan bir yükü sahibine geri verecek. Bazınız yıllardır konuşulmayan bir hakkı konuşacak. Bazınız evini değiştirecek. Bazınız ebeveyniyle arasındaki düzeni değiştirecek. Bazınız kardeşiyle aynı masaya oturacak. Bazınız ise çok daha zor olanı yapacak Ailesini değiştirmeye çalışmayı bırakıp, ailesinden öğrendiği düzeni kendi hayatında tekrar etmeyi durduracak.
Çünkü Lilith Terazinin 4. evine ikinci kez geldiğinde yalnız geçmişin kapısını açmıyor.
2018’de evin içinde ne olduğunu öğrendiniz. Şimdi o evden size ne kaldığının hesabı geliyor. İnsan baba evinin kapısını kapatınca geçmişi dışarıda bıraktığını sanır oysa bazı kapılar anahtarla değil, aynı hikâyeyi tekrar etmediğin gün kapanır. Ocaktan kalan yalnız kül değildir bazen ateş de nesilden nesile taşınır.👌
@ceyhanoguzhan Oğuzhan bey kadim Türk atarım derki , niyetin iyiyse , korkma ! Su gibi berrak akarsın .
Niyetin kötüyse işte o zaman kork !
Ah’ları aldın, minnet etmedin , kötünün kötülük yapmasına vesile oldun ee o zaman sahipsiz mi sandın güneşi ay’ı ??
Korkak insanla hayat geçmez. Konuşmaktan korkar, yüzleşmekten korkar, değişmekten korkar. Kendi korkularıyla seni de hasta eder. Kavga bile edemezsin çünkü kırılır, küser, susar. Sonra da her şeyi sessizce mahveder. Korkaklık, sevgi değil, kaçış yoludur.
Bazı erkekler, manevi olarak güçlü bir kadının kalbiyle oynayıp sonra neden bir anda borca girdiklerini, hayatlarının alt üst olduğunu, hiçbir şeyin yolunda gitmediğini, arabalarının bozulduğunu, saçlarının döküldüğünü ya da sürekli sağlık sorunları yaşamaya başladıklarını merak edecekler. Oysa bunun nedeni, ruhsal olarak korunan bir kadına saygısızlık etmeleridir. Karma, böyle şeyleri asla görmezden gelmez
Bazen hiçbir teselli yetmez.
Sadece o durum içinde kalır, sıkışırsın.
Ne kimseye verecek tesellin vardır
Ne insanların sana verebileceği bir teselli
O kadar aşılmıştır sınırların.
Ve bu, zayıflık değildir.
Bazı dönemler gerçekten sadece
dayanmayı gerektirir. Çözüm değil,
dayanıklılık.
Kimsenin sana “güçlü ol” demesine gerek yoktur.
Bazen sadece ���buradayım” yeterli.
Bugün zor geçiyorsa,
bunu taşıdığın için bile
kendine biraz nazik ol. 🤍
Geçen bir yerde okumuştum : "Bir sorunu hiçbir şekilde çözemiyosanız, o artık çözülmesi gereken bir sorun değil, kabul edilmesi gereken bir gerçektir." Cümleyi okuduktan sonra uzaklara daldım.
Manifestotatik uslupla söyleyelim; Şu ana kadarki bütün siyasi tarih hegemonia (egemenlik) anlayışı üzerinden gelmiştir. Oysa olması gereken egemenlik değil; ortaklık anlayışıdır.
Liberal demokrasilere eleştiri getiren radikal demokrasi yaklaşımı böyle bir şeydir.
Bunun tarihteki örneği Medine Sözleşmesi.
Kur'an'daki kaynağı ise Maide 42. ayeti;
"Sana gelirlerse aralarında adalet ve eşitlikle hakem ol. Eğer yüz çevirirlerse onları kendi haline bırak sana zarar veremezler. Allah adil ve eşit davrananları sever."
Devlet dediğiniz adil ve eşit hakemlikten ibarettir. Bu karşılıklı toplumsal sözleşme ile sağlanır. Sorunlar ortaklaşa çözülür. Bir kesimin diğeri üzerinde hegemonya kurmasına izin verilmez. Eğer toplumsal sözleşme olmazsa herkes kendi haline bırakılır. İlla hegemonya kurulacak diye bir şey yoktur.
AÇ GÖZLÜ HIRSIZLAR...
Dün, son derece mütevazı bir lokasyon (Bağdat Caddesi, Teşvikiye filan değil. Beşiktaş Köyiçi) ve mekânda bir tabak mantı yedim. Yanına da bir (minnacık şişe) soda istedim.
Toplam 580 TL hesap ödedim.
Mantı ulan!.. Bildiğin, açılmış hamurun içine doldurulmuş mikroskobik kıyma molekülleri koyulmuş yemek. Nasıl oluyor da, örneğin bir porsiyonunda 5 - 6 adet köftenin, patatesin, domatesin biberin filan olduğu bir mönü ile aynı fiyata satıyorsun bunu?
Hiç mi utanmıyorsun? Bakkaldan ya da marketten 30 - 35 TL'ye aldığın bir şişe sodayı 100 - 120 TL'ye insanlara kakalamaktan hiç mi yüzün kızarmıyor?
"İğbi, sin biridi dikkin kiriliri kiç piri biliyir misin?" diye aşağılık savunma yapma bana. O kadar yüksek kâr marjlarının savunması olmaz. Hırsızlık bu düpedüz, hırsızlık.
Üç gün mekan çalıştırıp hemen Range Rover'a binme kardeşim. Biraz yavaş git. Birkaç yıl Megane'la dolaş, ne olur? Hemen villa sahibi olma! Yavaş git biraz! Utanmaz hırsız!