Soldaki sanatçı Berna Laçin. Tweet attı. Evi anında basılarak gözaltına alındı.
Sağdaki AKP’li Fatma Betül Sayan. Günlerdir hakkında onlarca iddia var. Tek fonda 2,2 milyar TL kazandı.
- Evi basılmadı.
- Gözaltına alınmadı.
- Nazikçe ifadeye davet edildi
Biri “adalet” mi dedi?
İçerik üreticisi Hilal Kezibancan:
“Stanley termosa dökülmesin diye kapak almak, Longchamp çantanın içi dağılmasın diye bölmeler koymak, su geçirmesin diye Ugg botları fırçalamak...
Bu ürünlerin markasına değil de işlevine odaklansak, çünkü belli ki hiçbiri işlevini yerine getirmiyor.”
Kendi çocuğunu özel okula gönderdiği ortaya çıkan MEB Yusuf Tekin'e, Ece Üner'den efsane sözler:
"Adam haklı! Ne yapacaktı yani?
Tuvaletlerinde sabun olmayan, tepelerine tavanı dökülen, protokol imzaladıkları tarikatların kol gezdiği okullara mı göndersin?"
Kızlarınızı sevin. Onları koşulsuz sevin. Onlara çicek alın .
Sevin ve alın ki;
Bir çicek ile bir ilgi ile hataya düşmesin hemen.
Kimsenin ilgisini oksijen sanmasın.
Kendine güveni ve kendine saygısı olsun .
İlgi ve sevgiyi çok büyük bir mükafat değil olması gereken olarak görürsün.
İhmal edilen,
Hep eleştirilen babalar var.
Oysa baba; güvendir, özgüvendir, başarmanın motivasyonu, hatta başaramamanın panzehiridir.
Bu videodan çok şey çıkarabiliriz.
Kişiliğin etiketten önce geldiğini,
Babalık için imkandan çok iyi niyet ve sorumluluğun geldiğini,
Kadına verilen değerin bir karakter meselesi olduğunu,
Doğru eğitimin önenimi,
Aile mevzusunun önemimi çıkarabiliriz.
@serhatyabanci #serhatyabanci
Saat sabahın üçü...
Ve elinde nükleer güç olan bir ruh hastası, 10 milyon insanın yataklarından kalkıp yaşadıkları şehri terk etmelerini istiyor.
Tahran'da milyonlarca sivil, ÇOCUKLARI ÖLMESİN diye yollara dökülmüş durumda.
Batı'nın MEDENİYETİ, ne kadar da açık anlaşılıyor...
🔥 Ece Üner: "Ne yaptı bu çocuklar?
Bolu'da ihmallerle insanların ölümüne mi neden oldular? Uyuşturucu çekip pudra şekeri mi dediler?
128 milyar doları hayalet mi ettiler?
Depremzedelere çadır mı sattılar? Bebek katilini Gazi Meclis'e mi davet ettiler?
Ankara'yı mı sattılar?"
Senin bir yüzükle çıktığın bu yolda, yurt içinde, yurt dışında hesabını zerresi için bile veremeyeceğin tonla leken varken benim üç nesildir biriktirdiğim varlığıma, işime ve emeğime göz koyuyor; namusumuza, haysiyetimize söz ediyor, evlatlarımın geleceğini gasp ediyorsun. Bütün bunları bir avuç niteliksiz insanla yapıyorsun. Bu işin içinde olan herkes kirlidir.
Ben milletime söylemiştim ve uyarmıştım. Diplomama el koyan bu akıl, sizin malınıza, namusunuza, mülkünüze çöker ve her türlü gaspı, tecavüzü yapar. Milletçe bu kötülüğün karşısında olmalıyız. Milletime çağrımdır. Millet büyüktür.
Bir çağrım da yargı mensuplarına. Yüce Türk Yargısının namuslu, ahlaklı, milletine hizmet aşkı yaşayan on binlerce savcısına, hakimine haykırıyorum. Siz ayağa kalkmalı ve bu Türk yargısını perişan eden, bizi bütün dünyaya rezil eden, itibarımızı yerle bir eden bir avuç meslektaşınıza tedbir almalısınız. Yüce Türk Yargısına güveniyorum. Sessiz kalamazsınız, kalmamalısınız.
Son olarak AK Parti’de görev yapan ve iktidar ittifakı olan tüm siyasilere sesleniyorum. Bu olaylar partilerimizi, siyasi ideallerimizi aşmıştır. Artık süreç sizin aileleriniz başta olmak üzere milletimizi ilgilendirmektedir. Sesimizi çıkarmak günü gelmiştir.
Bu topraklarda “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diye bir söz olmaz, olmamalı. Herkesin “bana dokunmayan yılan dahi, bu topraklarda barınamaz” diyerek sesini yükseltmesini diliyorum.
Milletimiz büyüktür. Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir.
Hakim ve savcı atamasında AK Partili Özlem Zengin, yeğeninin de atamada isminin olacağını belirterek şunları söyledi:
“Sayın Cumhurbaşkanım, yeğenimin de adını telaffuz etmek istiyorum. Kurada da adını görürüz.”
Ece Üner: "Senin sağlık bakanının hastanesi olamaz. Senin eğitim bakanının okulu olamaz. Senin turizm bakanının otelleri, turizm şirketleri olamaz.
Olursa sonuç bu olur. Hikaye aslında bu kadar basit."
Bu oteli denetlemekle baş sorumlu olan Turizm Bakanlığı. Can ve mal güvenliğinin sağlanmasına yönelik denetim sorumluluğu var. Yönetmelikte öyle yazıyor... O dağda bir itfaiye olmaması da ayrı bir garabet. Ama yine hiç kimse sorumluluk almayacak, istifa etmeyecek. 76 kişi bir otelde yanarak ölse de yine kimsenin koltuğuna birşey olmayacak. Giden gittiğiyle kalacak. Çok acı...Yazık
ev alsan deprem olur, tatile gitsen yangın çıkar, yolda yürüsen samuray kılıcı saplanır, minibüse binsen başın kesilir, tartışsan balkondan atılırsın, yağmur yağsa elektrik çarpar, hiçbiri olmasa parasızlıktan intihar edersin. bu ülkede daima ölürsün. mahvettiniz lan bizi. #Bolu