İlber Ortaylı'nın şubat ayında kaleme aldığı yazısından bir kesit:
"Pazar gecesi fenalaştım. Hasta bakıcı Sevim Hanım, Dr. Şevval Kanlı, hemşirelerden Tuğba ve Çağla hepsi birden seferber oldular. Zaman makinesine binebilsem Gazi Paşa’ya telgraf çekeceğim: Paşam, dört Türk kadını, ihtiyar moruk profesörü kurtardılar. İnkılaplar hedefine varmıştır."
@harbiyeruhu1907@BnbErenq Sarı ayyıldızlı nasıp rozeti hangisi oluyor? Sarı beyaz yıldız astsubaylıktan subaylığa geçince veriliyordu ama ayyıldız ilk defa gördüm. Aydınlatır mısınız?
Jöh personelinin kendi imkanları ile koşa koşa hasteneye yetiştirmeye çalıştığı kişi kim biliyor musunuz?
Tunceli'de gerçekleştirilen eren-7 operasyonundan hastaneye getirileceği bilgisi verilmesine rağmen müdahale için getirildiği erzincan mengücek gazi araştırma hastanesi'nde ambulans/sedyeyle karşılanmayan şehit Burak TORTUMLU.
⚠️ Jahrein’den Türkler için eşit vatandaşlık talebi:
“Türkiye’de ortalama bir Türk olarak şöyle hissediyorum;
Evde hiçbir işe yaramayan bir çocuk olur, para yer, serseridir ama aşırı sevilir.
Ben de her şeyi doğru yapan, dersine çalışan, eve ekmek getiren, illegale bulaşmayan çocuk. Hiç sevilmiyorum ama…
Yasalara uyuyorum, vergimi ödüyorum ama haklarım elimden alınıyor, yaşam alanım kısıtlanıyor.
Ama kimse beni konuşmuyor; AKP, MHP, CHP beni konuşmuyor. Bütün partiler evin serseri çocuğunu nasıl mutlu edeceğini konuşuyor
Serseri çocuk zaten sınırdan mal kaçırıyor, kaçakçılıktan kazandığı parayı aklamak için batıda işletmelere çöküyor. Elektriğe para vermiyor.
Kaçak elektriği tespit için gelen devletin drone’unu AK-47 ile düşürüyor. Ben 300.000 TL ruhsat parası verip 9mm tabanca alamıyorum.
Diyarbakır’da evinde keleş olmayan ev yok. Ben eşit vatandaşlık istiyorum.
Düğünlerde milyonlar takılıyor, ben zengin sayılan bir Türk olarak kendi evimi alamadım.
Bana 30 euroya bile dışarıdan mal getiremezsin diyor. Gidelim Kürt çoğunluk şehrine, cebinde kayıtlı cep telefonu olan yok.
Bana yapılan bu işkence reva mı?
Bu kadar dışlanmayı kaldıramıyorum.”
Bu gıda zehirlenmelerinden ölümleri falan gördükçe diyorum ki; acaba bu denetimleri bizim adımıza yapıp işleri düzene sokacak bir organizasyon mu kursak? Adı şey olsun mesela: Devlet.
Teğmen…
Yeni doğmuş bir bebek gibi bembeyaz boş bir sayfa.
Ne verirsen onu alacak.
Nasıl doldurursan öyle yetişecek.
Ergen (üsteğmen) olana dek günah yazılmayacak… En güzel rütbe.