Avrupa'ya gitmek isteyen milyonlarca insan, senelerdir bir yazılım mafyasına haraç ödüyordu.
Adı vize ücreti değil. Adı, gücü elinde tutanın saltanat sefasıydı resmen.
Ve bu düzen kendiliğinden çatlamadı. Bir süredir biliniyordu, Canan Coşkun ve İbrahim Haskoloğlu gibi gazeteciler inatla üstüne gidiyordu. İkisi de susturulmaya çalışıldı ama azimle devam edilince, ülkemizde bile bir şeylerin değişebileceğini gördük sayelerinde.
Senelerdir bize yaşatılanı düşünün, randevu açılıyor, biz daha sayfayı göremeden bir yazılım saniyede yüzlerce kez deneyip hepsini kapıyor. Uyumayan, yorulmayan bir makineyle yarışıyoruz ve kaybediyoruz, her alanda... Sonra o randevular bize yüzlerce euroya geri satılıyor.
Ama asıl mesele bottan derin. Sistem en baştan, hepimizi bir aracıya muhtaç bırakacak şekilde kurulmuş. Bot sadece o boşluğu nakde çeviren araç.
Teknoloji kimsenin elinde silah olmamalı ama oluyor. Yapay zeka ölçeğinde bu işler çok daha tehlikeli bir hal alabilir. Sokaktaki başıboşluk dijital dünyaya da taşınırsa gerçekten çok daha zor durumda kalırız.
Bu yalnızca bizim ülkemizin sorunu da değil. Ama herkesin sadece kendi çıkarını düşündüğü bir dönemde, insan ister istemez karamsarlığa kapılıyor.
Yine de o gazetecilerin yaptığı tam olarak şunu kanıtlıyor: bir tek kişinin inadı bile koca bir çarkı durdurabiliyor. O yüzden hem bu işin peşini bırakmayan gazetecilere destek olmalı, hem de kendimizi sürekli geliştirmeliyiz.
Birey olarak bir şeyin peşine düşmek, sandığımızdan çok daha büyük bir şeyi değiştirebilir.
Latmos Beşparmak Dağları sömürge madenciliğiyle yok ediliyor. Anlattığım alan bir zamanlar zeytinlikti ve alanın her yerinden su fışkırıyor. Milas, Ketendere İkiztaş Köyleri arasında.
Ben Kemal geldim!
Özgür Özel’i susturmak için geldim!
İmamoğlu’nu hapiste çürütmek için geldim!
CHP örgütünü felç etmek için geldim!
Bana kurultayda oy vermeyen delegeden intikamımı almak için geldim!
Toplumsal muhalefeti dağıtmak için geldim!
Saray’a hizmet etmek için geldim!
Aydın Çine’de 200 yıllık armut. Yıllarca büyütülmüş fıstık çamları. Köylünün tapulu arazisi. Hepsi bir gecede, izinsiz, habersiz yüzlerce ağaç yok edildi. Şirketin tek açıklaması: “Yanlışlık oldu.”
Medyaya yansımadı bu görüntüler!
Yazıklar olsun!
Psikoloji ve psikiyatri alanı, ideolojik değil bilimsel bir disiplindir.
Mevcut bilimsel sınıflandırmalar içinde eşcinsellik bir ruhsal bozukluk olarak yer almamaktadır.
Cinsel yönelimin dışsal telkinle şekillendirilebileceğine dair güvenilir hiçbir bilimsel veri yoktur. Bu tür iddialar, bilimsel kanıttan ziyade ideolojik varsayımlara dayanmaktadır.
Psikoloğun rolü, bireyin yönelimini değiştirmek ya da belirli bir tercihe yönlendirmek değil; bilimsel bilgi ve etik ilkeler çerçevesinde danışanın iyilik halini desteklemektir.
Toplum sağlığını korumak için:
-Bilimsel bilgiyi esas almak
-Ayrımcılıktan kaçınmak
-Etik çerçevede hizmet sunmak önemlidir.
Yanlış bilgilerin yayılması, hem meslek alanına hem de bireylerin psikolojik iyilik haline zarar verebilir.
Fındığın ana vatanının gözden nasıl çıkartıldığını çok kısa göstermek isterim. Cüneyt Zapsu Şili'de Fındık Fabrikası kurmuş!
Bu saatten sonra bunu bize nasıl yaparlar demeye gerek yok.
Alagöz Maden fındık bahçelerimizi kurutur, iki seneye kalmaz fındığı da Şili'den ithal ederiz. Yazıklar olsun hepinize!
Şu cümlelerden bile korkup kendilerini sansürlemişler!
YouTube’a baktım bu kısım yok; kesilmiş
Müge Anlı: Neden hastanelerde çalışmıyorsun?”
Genç kız: Ya torpilim mi var Allah aşkına? Arkadaşım da tarih mezunu, ikimiz de Şok Market’te çalışıyoruz.
200 milyar dolar !
Son 18 yılda yandaş holdinglerin silinen vergi borcu miktarı
Kolin’e 36 kez, Cengiz’e 30 kez, Makyol’a 24 kez, Kalyon’a 19 kez ve Limak’a 19 kez vergi muafiyeti tanınmış
İyi uykular Türkiye…
Tutuklu gazeteciler için geçen hafta üç metre yürüyemedik, yüzlerce polisle ablukaya alındık. Şu anda Üsküdar'da hilafet talebini bağırarak, tekbir getirerek yürüyor bir grup, polis gayet yardımcı, trafiği düzenliyor. Bu hat müsaitse biz de burada yürüyelim bundan sonra
Fehim Taştekin’in 1 dakika 32 saniyelik değerlendirmesi… İlk cümleden son cümleye kadar her sözünün altına imzamı atarım. ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırısının özeti tam olarak budur:
“Demokrasi, hiçbir yere Amerikan bombalarıyla gelmiyor.”
Ağzına sağlık abi @fehimtastekin
Bugün oynanan St.Pauli - Werder Bremen maçından önce St.Pauli takımı tribünün önüne gelerek “Klassen Kampf” (Sınıf Savaşı) yazılı pankart açtı.
St.Pauli takımı Almanya’nın emperyalist savaş hevesine karşı sınıf savaşını savunuyor. Bir günde sevmedik biz bu takımı.
Sorgu tutanaklarını okuyunca Mahir Polat, Resul Emrah Şahan ve Mehmet Ali Çalışkan'ın hiçbir delil olmadan tutuklandığını görüyoruz. Bu hukuk rezaleti, Bu kumpas Mahir Polat'ın canına mal olabilir.