Fakat bu iki denizin buluştuğu bir yer vardır. İnsani olanla İlâhi olanın karşılaştığı yer.
Orada insanla Tanrı bir araya gelir. Orada insan Hızır ile buluşur. Orada, insan kendi hakikatiyle yüzleşir, insan olmanın hakikatini anlar, batıni yolculuğunun sırrına erer...
Tasavvufta "Hızır"
Hızır, bütün manevi sırrın timsali olan simge bir şahsiyettir.
Ve Kur'an'da Hz. Musa'nın Hızır'ı aramak için yola çıktığı bir kıssa vardır. Burada Hz. Musa şöyle der: “İki denizin birleştiği (ölü balığın dirildiği) yere ulaşmadan durmam.” (Kehf Suresi/61-62).
Ve diğer deniz İlâhi Deniz'dir. İlâhi Deniz aslında her an buradadır. Aldığımız her nefeste, yaratılmış her zerrede mevcuttur. Ama bizden gizlenmiştir. Bu İlahi Deniz'dir. Bu Allah'ın tecelliyatıdır.
Eğer hala "ben" demekten vazgeçmiyorsan, dizginlerin hala nefsinin elinde ve sen bu esarete boyun eğiyorsun demektir.
Ve eğer hala şikayet ediyorsan, hakikati göremiyorsun demektir."
Şems-i Tebrizi der ki; "Tasavvufta ilk ders kırmamaktır, son ders ise kırılmamaktır. Eğer hala kırılıyorsan, gönül evinin tuğlaları pekişmemiş demektir. Eğer hala kınıyorsan, düşüncelerin yeterince berraklaşmamış demektir."
Hayatın yoğun temposunda kendi sesimizi duymak bazen zorlaşıyor ve zamanla kendimizi unutuyoruz. İnsan; içsel rehberini yeniden keşfedebilirse, korkularının ötesine geçip sevgiyle yaşayabilir, daha dingin ve huzurlu olabilir. İç yolculuğu başlatan, huzuru yeniden hatırlayabilir.
Bir çocuğun zihninde güvenli limanlar kurmak ve ona dünyayı sevgiyle anlamlandırmayı öğretmektir.
Annelik, kocaman bir yürek ve bitmeyen bir emektir.
Bu kutsal yolculuğu sevgiyle, sabırla ve bilgelikle yürüten tüm yüreklerin Anneler Günü kutlu olsun.
Annelik sadece doğurmaya dayalı biyolojik bir süreçten ibaret değildir.
Sevgiyle harmanlanan bir hayatın içine; nezaketi, bilgiyi ve umudu ilmek ilmek işlemektir.
Bir ruhun büyümesine eşlik etmek, sürekli devam eden gelişim sürecinde rehberlik etmektir.
Yine bir eğitim ve yeni başlangıçlara dair umut...
"Her yeni bilgi, daha "Umutlu Yarınlara" atılan bir adımdır."
Değişim önce zihinde başlar. Bugünün emeği ise, yarının 'daha aydınlık ve huzurlu' dünyasının temelini hazırlar.
Vefatıyla büyük bir aydın kaybettik; fakat bıraktığı miras, bu topraklara duyduğu derin bağlılığın en güçlü nişanesi olarak yaşamaya devam edecektir. Allah rahmet eylesin.
CB 13.3.2026
İlber Ortaylı, yalnızca bir tarihçi değil; milletimizin hafızasını diri tutan, vatan sevgisini bilgiyle yoğuran bir bilgeydi. Onun sözleri, geçmişin derslerini bugünün sorumluluklarıyla birleştirerek bize daima Türkiye’nin değerlerini hatırlattı.
"Eğer disiplin sahibi değilseniz, ruh halinizin kölesi olursunuz. Tutkularınızın kölesi olursunuz. Sadece disiplinli olanlar bu hayatta özgürdür." Eliud Kipchoge
Eliud, Kenyalı bir uzun mesafe koşucusudur.
2016 Olimpiyatları'nda maraton yarışının birincisidir.
Ancak bu gürültü dindiğinde, ekran kapandığında ve o parlak ışıklar söndüğünde; bastırılan o endişe ve hüzün, bıraktığımız yerden çok daha ağır bir şekilde bizi bekliyor. Trajik olanı gürültüyle örtmek onu yok etmiyor, sadece daha derine, daha tehlikeli bir yere itiyor.
CBozkurt
Buket Uzuner "Gelibolu" romanında çok beğendiğim bir tespit yapmış;
"Derindeki endişe ve hüznü bastırmak için yüzeydeki heyecanı gürültüyle örtüyorduk. Abartılı Neşe trajik bir durumu şuursuzca bastırma çabasıydı."
Kendi trajedimizi yüzleşerek çözmek yerine, başkalarının hayatımıza duyduğu gıptayla kendimizi teselli ediyoruz.
Bu "abartılı neşe", aslında bir nevi modern zaman anestezisidir.
Gerçek duygular ağır geldiğinde, yüzeydeki yapay heyecanları köpürtmek en kolay kaçış yolu oluyor.